Aslan Tektaş

Tarih: 13.10.2008 00:00

Köşesi babasının malı mı?

Facebook Twitter Linked-in

Gazete köşeleri milletin babasının malı mı? İsteyen istediğini yazıp, çizip eleştirebilir mi? Tüm bunları yaparken ne yapmalı, nelere dikkat etmeli... Bir ara bu konu ulusal basının gündemindeydi.

Olayı yerel bazda ele alacak olursak, Darende adına yayınlanan bazı gazetelerde de köşeleri babalarının malıymış gibi kullanıp ‘har vurup harman savuranlar’ var. Kendilerini artık hangi sıfat ve yetkiyle görüyorlarsa, haddini bilmeden üfürenler var. Bunların en son örneği Cemal Akay vakasıdır. Darendeli Gazetesinin Ağustos 2008 sayısında ‘kim ve neci’ olduğu bilinmeyen ‘gizli Darendeli’ Cemal Akay köşesinde Hamidettin Ateş Efendi hakkında ipe sapa gelmez, dedikodulardan ibaret, yalan yanlış şeyler yazıp durmuş. Aslında o bunu hep yapıyor, işi gücü dedikodu. Daha önceki yazılarında da hep birilerini karalayan, ‘çamur at izi kalsın’ felsefesiyle ithamlarda bulunan biridir. Öyle ya köşesi babasının malı dilediğini yazar…

Önce Darendeli gazetesince şunun açıklığa kavuşturulması lazım bu adam kim? Ben araştırdım ve iddia ediyorum böyle bir Darendeli yok. Haa eğer varsa hodri meydan buyursun çıksın ‘benim burdayım’ desin. Müstear isimle yazıların yazıldığı belli ki, gazeteye fotoğraf koymaktan imtina ediliyor. Madem milleti eleştirecek kadar (gerçi dedikodu yazıyor ama) yüreklisin şu cesaretini bir topla da boyunu posunu görelim. Ooooooo Cemal Akay’da buymuş diyelim. Açıkça yazıyorum Eğer bir parça şeref ve haysiyet sahibiyse ortaya çıksın da görelim. Aynı şeyler gazete yönetimi için de geçerli, eğer Cemal Akay’ın kimliğini açıklamazlarsa onlar da yapılan bunca ayıba, adiliğe sahip çıkıyor anlamına gelir.

Sen tut memleketin en saygın insanları hakkında haksız ve yersiz eleştiri yap. Sen kimsin, necisin, Darende’yi ne kadar tanıyorsun, Darende’ye hangi hizmetin oldu? Önce bu sorular cevaplandırılmalı. Darende’yi Darende yapan, hizmet insanı Hamidettin Ateş Efendi hakkında yazılan çirkin sözleri söylemek te nereden çıktı. Herkes yapılan hizmeti takdir ederken haksız ve yalan eleştirilerde bulunmak kimin haddine. Zaten yazarken belirtmiş ‘dedikodu’. Neymiş efendim, ‘dostça tavsiyeymiş’ yesinler senin gibilerin dostluğunu.

Ben gazetemizde çıkan her yazıyı okur öyle yer veririm, eğer bir yanlış anlama veya farklı bir algılama çıkacak durum olursa ona gerektiği şekilde müdahale ederim. Eğer bir yazarımızın yazısında yanlış anlaşılacak durum varsa görüşür, yazının gözden geçirilmesini isterim. Ama gelin görün ki ‘yılların gazetecisi’ memleketin en önemli şahsiyeti hakkında yazılan yazıyı gözünden kaçırıyor. Hem de 20 yılda ilk defa… Sizce kim inanır buna. Tarih yalan söylemez daha önce yazılanlar da biliniyor ama bu kaçıncı o bilinmiyor. Çünkü o kadar çok yalan yanlış yazılar, itham ve iftiralar yazıldı ki sayılamıyor.

Aslında bu yazıyı yazmayacaktım onların seviyesine inmeye hiç gerek yok çünkü herkes gerçeği görebiliyor ama eğer böyle ‘densizlere’ ses çıkaran eleştiren olmazsa kendini ‘bir şey’ zannedecek, o yüzden toplum tepkisini dile getirme adına kaleme aldım. Zaten kamuoyunda Cemal Akay’a gerektiğince tepki de ortaya konmuştur. Kızdığım bir husus da, bizim gazetede röportajı çıkmış, daha önce şu şu haberleri yapmış. Bunlar haksız eleştiri yapmak için geçerli bir sebep mi. Buradan Cengiz Özer’e de bir tavsiyede bulunmadan geçemeyeceğim, attığın ok nereye varıyor düşün, tecrübene güvenme yolda kalırsın. Gazetenin köşelerini millete babasının malı gibi kullandırtma, herkes haddini bilsin sonra özür dilemekten yüzün kalmaz.

Başka söze gerek yok hem sütun doldu, hem laf kalabalığı olur, bu konuya noktayı koyup, tartışmayı burada bitiriyorum.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —