16 Şubat günü Darende ve çevresini etkileyen deprem herkesi şaşkınlığa uğrattı. Yakın tarihi süreci ve çevresinde deprem olayını çok fazla yaşamayan Darende bu doğa olayı karşısında şoka uğradı. Allah’tan sarsıntının şiddeti ve süresi azdı da korkulan olmadı. Deprem gerçeği bir takım hazırlıkların yapılmasını da yeniden hatırlattı. Örneğin arama kurtarma, ilk yardım, yardım malzemesi temini, koordinasyon gibi konuların önemi depremle bir kez daha gündeme geldi. Akıllardan çıkmayan konulardan biri de binaların sağlamlığı oldu. Allah korudu, eğer deprem biraz daha şiddetli ve uzun sürseydi, yıkılacak bina sayısı korkunç bir tablo oluşturabilirdi. Birçoğu kerpiç ve eski binalarda yaşayan vatandaşlar depremle, oturdukları yer için ‘Acaba sağlam mı’ diye düşünmeye başladı. Bazı binalardan alınan numunelerin dayanıksız olduğu kamuoyunca bilinen bir gerçek, birçoğu kamu binası olmak üzere ‘Allah’ın koruduğu’ yapıların yenilenmesi depremin hatırlattığı en önemli gerçeklerden biri oldu. Bu yazıyı kimse ‘felaket tellallığı’ olarak algılamasın, sen tedbirini al, takdir Allah’tan…
***
Darende kamuoyunda sevince yol açan bir gelişmeyi daha paylaşmak istiyorum. Doğalgaz geliyor. Afşin-Elbistan Termik Santraline de kullanılmak üzere gelecek olan doğalgaz imkanından Darende, Gürün, Elbistan, Afşin ve Göksun’un yararlanacağı haberi, yüzleri güldürdü. Tamamlandığında önemli bir hizmet kazanmış olacağız. Bugünlerde akşam olunca kaloriferlerin, sobaların çıkardığı dumanlar nedeniyle Darende’deki hava kirliliği hepimizin malumu. Doğalgazın gelmesi bu sorun başta olmak üzere ekonomikliği, kullanım rahatlığı ile herkesi memnun edecek. Ancak bunun öncesinde yapılması gereken önemli bir iş daha var. Binaların birçoğunda ısı yalıtımı yok. Darende’deki binaların yeni inşa edilenlerin dışında kaçında mantolama, gerekli ısı yalıtımı yapıldı desem, cevap belli sanırım. Geleceğe hazırlık olarak binaların ısı yalıtımlarının yapılması kaçınılmaz bir gerçek. Yoksa değil doğalgaz ne yakarsan yak, değişen bir şey olmaz. Hele soğukların şiddetini artırdığı bu günlerde ısınmak her yerde en geçerli ikram. Dolayısıyla bu iş yeni bir sektörü ve ticari hareketi de beraberinde getirecektir.
Yukarıda izah ettiğim iki konuda aslında ortak bir sonuç daha çıkıyor. Kentsel dönüşüm. İlçeyi beton yığınlarına çevirmeden, binaları yenilerken şehirleşmeyi de güzel bir şekilde tamamlamalıyız. Bunun için herkese göreve düştüğünü söylemeye gerek bile yok.
Çok katlı bina yapmadan planlı ama güzel sonuçlar elde edilebilir. Bunun bir örneğini eski konakların sokak sağlıklaştırması ile düzenlenmesinde görebiliriz. Çok güzel neticeler alındı, emeği geçenlere sonsuz teşekkürler. Turizmi gelişen bir ilçe olarak çirkin, ruhsuz binalar yapmak yerine zevkli, göze de gönle de hitabeden yapılarla düzenlemeler yapılması özlenilen bir tablodur. Binalarda yapılacak mantolama ve ısı yalıtım işlemleri gerçekleştirilirken, renk, çevreye uyum gibi unsurlar göz önünde tutulabilir. Hergün binlerce kişi, içerisinden karayolu geçmekte olan Darende üzerinden yoluna devam ederken nasıl bir tabloyu hatırlamaktadır hiç düşündünüz mü? Empati yapacak olursak, peki ya siz içerisinden geçtiğiniz yerleri nasıl hatırlıyorsunuz? Göze çarpan güzel unsurlarıyla mı, çarpıklığıyla mı? İyi bir ivme yakalamışken, ufak dokunuşlarla şehrin çehresinde değişiklik yapma zamanı geldi de geçiyor bile.
***
Gazetemizin yeni hali birçoklarının beğenisini kazanmış olacak ki, renkli sayfalarımızda firmasını görmek, ürününü tanıtmak isteyenlerin talepleriyle karşılaşıyoruz. Çok başarılı hemşehrilerimiz var, her biri sahasında güzel çalışmalar yapıyor, bu sütunlar herkese, tüm Darendelilere ve bu şehre gönül verenlere açık. Kurumsallığını tamamlamış firmalar başta olmak üzere farklı bir ürün imal eden, başarılarıyla firmalarını tanıtmak isteyenler gerekli bilgileri ulaştırırsa haber yapmaktan keyif duyarız. Her yere, herkese ulaşmamız belki mümkün olmayabilir ama teknoloji gelişti, bilgi akışı, paylaşma imkanları çoğaldı, çekin, gerekli bilgilerle gönderin sütunlarımızda yer verelim.
İkişey
İki şey gelişmeyi engeller
1-Aşırılık (mübalağa, abartı, ifrat)
2-Felakete odaklanmış olmak