Geçtiğimiz günlerde İstanbul medyasının ekonomi yazarları Darende’ye gelerek ilçemizi gezdi. Dönüşlerinde de izlenimlerini paylaştı. Önce Bugün Gazetesi yazarı Celal Toprak’ın izlenimlerine şöyle bir bakalım:
“İnanç turizminin merkezi haline gelmiş olan Somuncu Baba Külliyesi`ni Türkiye`nin hatta dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerle birlikte dolaşıyoruz. Külliyenin bakımını ve etkileyici hale getirilmesini Es-Seyyid Osman Hulûsi Ateş Efendi`nin kendi adını taşıyan vakıf üstlenmiş.
Ortasından su geçen külliye, ziyaretçilere manevi hayata yolculuk imkânı sunuyor. Tasavvufun aslında insanlığa hizmet olduğunu yaşayarak görüp, ahlaki arınma yaşama şansı veriyor külliye...
Bir gönül adamı olarak bilinen Osman Hulûsi Efendi değişik yerlerde yer alan sözleri ile herkesin beynini özellikle de kalbini etkilemeyi başarıyor...
Ve Pakistan`dan Hindistan`a, Nijerya`dan Mısır`a ve Edirne`den Kars`a binlerce insan gelip kendi dünyalarında arınmayı seçiyor Somuncu Baba`da, Darende`de...”
Celal Toprak, dünyanın Darende’ye bakışı ve hayranlığını gözlemleyenlerden.
Aynı geziye katılan bir başkası ise nalı da vurmuş mıhına da. Gazetedeki köşesinde reklam konularını ele alan yazarın görüşleri oldukça farklı. Yazarın ismini verip reklam etmeyelim.
Pek çok doğal ortamın modernize edilirken doğanın aslına uygun korunmadığı düşüncesini taşıyan yazara birileri "Doğa hoyratça tahrip ediliyor" demiş. Yazar da buna düşüncelerini ekleyerek; "Kişisel olarak yaşam alanlarının iyileştirilmesine iç ve dış turizm için hazırlanmasına karşı değilsem de işlerin doğayı bozmaması gerektiğini söylemeliyim" şeklinde yorumunu yapmış. Üstelik bazı bilgileri teyit etmeden, ‘doğrudur’ inancıyla kaleme almış. Anlaşılan bir ‘ev danası’ yazarı fena halde ‘dolmuşa bindirmiş’. O da dünyasının Darende’ye bakışını anlatmış. Farklı bir bakış açısından ‘niye böyle yazmış’ diye kızmıyorum, serzenişim ‘gerçekleri dile getirmediği’ içindir.
Sizce hangisi gerçekleri yansıtıyor, yorum okuyucunun ve Darende’yi tanıyanların…
Geçtiğimiz sayıda Darende’yi dünyaya açma ve tanıtma fikrini ele almıştım, bu defa da dünyanın Darende’ye bakışına dair düşünce ve gözlemlerimi paylaşmak istiyorum. Bilmem farkında mısınız ama Darende’ye sürekli yabancı ülkelerden gelenlerin arttığını rahatlıkla ifade edebiliriz. Çarşıda gezerken alış-veriş yaparken bile karşılaşmak mümkün. Tarihi ve turistik mekanlarda da bu oran daha fazla.
Yeri gelmişken ifade etmeliyim ki, yabancı dil bilen rehberlere duyulan ihtiyaç artmaktadır. Bu konuda bence ilçede bir atılım yaparak esnafından memuruna, gencinden yaşlısına birçok insan yabancı dil kursuna katılarak hem Darende’yi daha iyi tanıtmalı hem de kişisel gelişimine katkı sağlamalı. Benzinciden büfeciye, kayısıcıdan fırıncıya ve daha önemlisi taksicilere kadar yabancı dil işini herkesin önemsemesi gerektiğini görmeliyiz.
Gelen her yabancının hayran kaldığı ilçemizi gittiği yerlerde en iyi şekilde anlatması daha fazla turistin gelmesini sağlayacaktır. Buradan memnun ayrılanların izlenimlerini internetten duyurmaları bile ses getiriyor. Burada çekindiği fotoğrafları sosyal paylaşım sitelerine koyanların yabancı konukların sayısı günden güne artıyor. Darende’ye gelen her yerli ve yabancı turist bir katma değerdir. Belki herkese yansımıyor ama dolaylı olarak etkiliyor. Onun için gelen konuklara kültürümüzün vazgeçilmez unsuru misafirperverliğimizi gösterirken ‘hassas’ davranmalı, sevdirmeliyiz.
Gelen yabancı konuklardan Darende’yi ‘dünya cenneti’ olarak tanımlayandan samimi duygularla övgüler dizenleri memnuniyetle ve keyifle dinleyenlerdenim. Burayı ‘özel’ yapan sevgi, hoşgörü ve insanlığa hizmette karşılıksız çalışmaktır. Bunu sağlayan büyüklerimize ve emek sahiplerine sonsuz teşekkürler.
Sütunun yine sonuna geldik, sözü güncel bir temenni ile bitireyim. Rahmet, bereket ve mağfiret ayı olan bir Ramazan’a daha kavuştuk. Hayırlar getirmesi temennisi ile bu özel günlerden herkesin nasiplenmesini rabbimizden niyaz ederim.
