Darende en yoğun günlerinden birini daha yaşadı. Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi Kültür Etkinliklerinin onuncusu coşkulu, duygulu ve birbirinden güzel programlarla icra edildi.
1991 yılından 2000’e kadar sempozyum daha sonraki yıllarda da ‘kültür etkinlikleri’ adıyla gerçekleştirilen organizasyonlardan birini daha güzel hatıralarla hafızalarımıza kazıdık.
Hatırladığım kadarıyla katıldığım ilk program 1993 yılındaki sempozyumdu. Aradan yıllar geçti, her geride bıraktığımız yıl öncekinden daha güzel, daha fazla katılımlı ve bir başka geçiyor.
Bu yıl da öncekileri geride bıraktı. Daha önce sadece Türkiye’nin dört bir yanından katılımcılar gelirken artık dünyanın değişik ülkelerinden insanlar etkinliklere iştirak etmeye başladı. Binlerce kilometre uzakta memleketlerinde yaşarken onları buraya çeken manevi sinerjiyi fark etmeyen yoktur sanırım. Yabancı konukların bazıları Türkiye’ye ilk defa geliyordu. Onların ülkemizle ilgili hafızalarında yereden şehrin Darende olması önemli bir ayrıcalık olsa gerek. Şahsen ben yurt dışı seyahatlerimde yaşadığım hatıraları, insanların davranışlarını, gördüğüm güzellikleri, unutmam unutamam. İlk intibalar çok önemlidir o yüzden ağırladığımız yabancı konuklar döndüklerinde bence etrafındakilere günlerce burayı anlatacaktır.
Burada şu önemli noktayı görme zamanı gelmiştir ki, Darende artık kabına sığmamaktadır. Darende derken Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi’nin sevgi, insanlığa bakış ve hizmet anlayışını kastediyorum. Çünkü dünyanın yada ülkemizin neresinde bir Darende lafı etseniz ilk sorulan Somuncu Baba, Hulûsi Efendi ve vakfın çalışmalarıdır. Birkaç yıldır yabancı konukların katıldığı etkinlikler herhalde bundan sonra ‘Uluslararası’ üst başlığıyla sunulacaktır. Nijerya, Mısır, Suriye, Hindistan, İngiltere, Bosna Hersek’ten bu yıl gelenlere daha önce Filipinler’i, Pakistan’ı, Suudi Arabistan’ı ve diğer gelenleri eklersek her geçen yıl Darende’nin uluslararası platformlara taşındığını rahatlıkla görebiliriz. Bu durum Darende’nin itibarının arttığının göstergesidir. Durduk yere bu itibar artışının yaşanmadığını bugün hizmetleriyle örnek olan Hulûsi Efendi Vakfı’nın büyük bir gayret gösterdiğini tekraren ifade etmeye sanırım gerek yok.
Vakfın ilçede yaptığı sosyal çalışmaların yanı sıra Türkiye ve dünyanın farklı ülkelerinde ‘her canlıya hizmet’ anlayışıyla sürdürdüğü yardımlar bu itibarı daha da artırmaktadır. Hatırlanacağı üzere bir önceki yıl dünya gençlerine yönelik bir proje uygulanmıştı. ‘Sev sevil’ adlı bu organizasyona, Azerbaycan-Ermenistan, Filistin-İsrail, Fransa-İngiltere ve İsveç gibi ülkelerden gençler gelmiş, Darende’de bir hafta Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi’nin sevgi anlayışını, vakfın çalışmalarını çeşitli sosyal etkinliklerle irdelemeye çalışmıştı. O gençlerden sık sık mailler ve telefonlar geliyor, o gün kurulan dostluklar hala devam ediyor, hem Türkiye’yle hem de aynı ortamda bulundukları diğer milletlerin insanlarıyla. İşte Darende’nin bir özelliği de sevgilerin harman olduğu yerdir. Dilleri, ırkları, renkleri aynı olmasa herkesin aynı gönül duygusunu yaşadığı yerdir.
Bu sevgi halesi artık Darende’den Türkiye’ye ve tüm dünyaya yayılmaya başlamıştır. Bence bundan sonra Kültür Etkinlikleri Türkiye’nin değişik illerinde ve ülkelerde de yapılmalıdır. Tanıyanların sevgi çemberine takıldığı Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi’yi daha fazla insan öğrenmeli, onları örnek almalıdır. Malatya Milletvekili Mücahit Fındıklı etkinliklerde yaptığı konuşmada çok orijinal bir cümleyi seçerek kullandı. ‘Toplumumuzun gönül mimarlarına ihtiyacı var’ diyen Fındıklı, siyasetçilerin fiziki ve maddi konularda etkili olabileceğini ancak manevi dünya için insanların örnek lider ve rehberlere ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Çok yerinde bir tespitti bu, şöyle ki Darende’den örnek verecek olursak, suç sayısı çok az, cezaevi yok, insanlar ufak bir şeyden kavga etmeye meyletmiyor. Demek ki bunları engelleyen bir güç var. Büyük velilerin yaşadıkları yerleri şöyle bir gözünüzden geçirin manevi atmosferlerin yakınında bulunanlar kötülüklerden alıkoyuluyor. Önemli olan onları tanımak, karşılıksız sevmek…
İki şey insanı `nitelikli insan` yapar
1-İradeye hakim olmak
2-Uyumlu olmak