Aslan Tektaş


Kaddafi’nin içini döktüğü Darendeli


Ortadoğu ülkelerinde yaşanan kaos ortamının, yönetimi değiştirmek için halk ayaklanmasının son durağı olan Libya’da devleti yönetenlerin Darendelilere içini döktüğünü biliyor musunuz? 25 Şubat günü gazeteci Cüneyt Özdemir 5N1K adlı programında Muammer Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam’la Libya’da yaptığı ropörtajı yayınladı.

Herkesin kaçmak, ülkesinin vatandaşını oradan çıkarmak için uğraştığı Libya’ya hem de Kaddafi ailesiyle görüşmek için gitmek gerçek bir gazetecilik başarısıdır. Bu başarının mimarlarından birisinin de Renaissance inşaatın sahibi hemşehrimiz Erman Ilıcak olduğunu öğrendik.

Rusya başta olmak üzere değişik ülkelerde devasa inşaatlar yapan Erman Ilıcak’ın, iş dünyasında olduğu kadar çalıştığı devletlerin yöneticileriyle de aralarında samimi münasebetler olduğunu, böylesine karışık bir ortam dahi olsa sözünün senet olarak görüldüğü kamuoyu tarafından yeniden müşahede edildi.

Cüneyt Özdemir’in anlattıklarına göre Seyfülislam’la randevu ve röportaj ayarlayıp, kendi jetiyle gönderip, yeniden dönene kadar güvenliğini Ilıcak’ın bir sözü sağlamış. Seyfülislam Kaddafi, Erman Ilıcak’a kendi ülkesinin insanlarıyla değil terörist gruplarla savaştıklarını ve ülkeyi karıştırmak isteyenlere fırsat vermeyeceklerini, karşılarında büyük bir güç halinde duran medyanın ülkedeki olayları aleyhlerinde yansıtmaya çalıştığını ve bunu yıkmak için yardım istediğini bildirmiş. Değil gitmek uçakların inmesine izin verilmeyen Libya’ya gazetecileri göndererek oradaki durumu bire bir görüntülemek ve yönetimle röportaj yapılmasını sağlamak önemli bir gücün simgesidir. Ve bu gücün sahibi bir Darendelidir.

Orada ciddi bir sıkıntı olduğu, insanların mağduriyet yaşadığı muhakkak, olup bitenleri ancak medyadan duyduğumuz kadarıyla öğreniyoruz, Kaddafi ailesinin anlattıkları ne kadar gerçektir bilinmez ama Darendeli Erman Ilıcak başarısını ortaya koymuştur. İşte Darendeli böyledir, uçağını indiremeyip vatandaşlarını alamayan ülkelerden bile sözü geçerlidir.

Bu arada ülkemizin de orada bulunan vatandaşlarımızı yaşadıkları sıkıntılı ortamdan çekip almak için dünyanın parmakla gösterdiği başarı da her türlü takdirin üzerindedir.

*    *    *

Yazıcıoğlu’ndan ‘sevgilerle’

Rahmetli Vali Recep Yazıcıoğlu’nun ‘Darende’ye sevgilerimle’ diye bundan 10 yıl önce imzaladığı ‘Sıradışı bir vali’ adlı eseri kitaplığımda elime geçiverdi. Büyük bir keyifle okuduğum kitaba yeniden göz attım. 15 yıl gerçekten sıra dışı valilik yapan ve kendi tabiriyle ‘merkez vaazlığına’ atanan Yazıcıoğlu’nu Darende’de ağırlamış, başarılı anılarını dinlemiş ve hayat dolu dünyasının pencerelerini açmıştı. Yazıcıoğlu’nun kitabında daha önce bazı satırların altını çizmişim. Birkaç cümle onları paylaşmak istiyorum.

“…Taşları yerine oturtacak, kuvvetler birliğini ortadan kaldıracak, dengeleri sağlayacak bir idare lazım. Alt yapıyı stratejik plan anlayışı ile çağın gerektirdiği seviyeye getirmek lazım. Bir de yerel sorunlarda, halkı o sorunların içine sokmak, yani halkın elini taşın altına sokmak ve başkenti bütün ülkedeki milyarlarca sorunun altında ezilen konumundan çıkartmak için yerel ölçekteki tüm işleri, tüm sorumluluğuyla beraber yerel topluluklara devretmekle, merkezi, olması gereken yere getirmek gerekiyor… Sürekli kriz üreten bir toplum olduk çıktık. Hâlbuki dünya krizleri çözen, onlara çözüm arayan istikamette ilerliyor. Kendi öcülerimizle, problemlerle boğuşmaktan kaybediyoruz. Belki de dünyada kendi ürettiği problemlerle uğraşan birinci ülkeyiz…”

Yazıcıoğlu’nun cümlelerine baktığımızda bundan 10-15 yıl önceki görüşlerin çok da değişmediğini görürüz. Peki ya Darende’de değişim oldu mu? Yeni binalar, yaşam kalitesi, teknoloji hayatımızda dünyadaki gelişmelerin paralelinde ilerlerken düşünce yapılarımızı da değiştirebildik mi? Kaç kişi toplumsal fayda sağlayan hangi atılımları yaptı. Kolektif düşünmeyi, ortak fayda için ortak aklı kullanmayı, güç birliğini ne zaman yapacağız? Önümüzde bir seçim var, ağırlığımızı koyup ‘bu bizim adayımız, sırası şu olacak’ diyebilecek miyiz?

 

İKİ ŞEY VAR Kİ…

İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer

1-Bakış açısını değiştirmek

2-Karşındakinin yerine kendini koyabilmek