Aslan Tektaş


2011’de Milletvekilimiz olacak mı?


Yeni bir yıla girerken önümüzdeki günlerin ana konularından birisini oluşturacak seçimlerde Darendeliler ne kadar etkili olacak diye tartışmalar, dost meclisi sohbetleri yapılmaya başladı. Kimler yeniden aday olacak, kimlerin üstü çizildi tartışmaları yapılırken “Darendeli aday” konusunu tartışanlar merakla meydana inecekleri bekliyor. Bazı isimler yavaş yavaş halkla sıcak temasa geçti. Asıl ağırlığımız aday adaylık sürecinde belli olacak. Adını dürüstlükleri ve ticari dehalarıyla duyuran Darendelilerin bu seçimlerde lobisini kuvvetlice yaparak mutlaka bir yada birkaç ismi meclise göndermesi gerektiğine inanıyorum.

Mecliste Darende kimliğiyle en son kim temsil etmişti diye düşündüm, Nuri Ocakçıoğlu, Kamil Sürenkök, Mustafa Kaftan, Bülent Çaparoğlu ve M. Ali Bilici gibi isimler aklıma geliverdi.

Yıllar önce hemşehrilerimiz TBMM’de Darende’yi temsil etmişti, peki ne oldu da aradan geçen uzunca zamana rağmen kimseyi gönderemedik ceylan derili koltuklara. Ticaret yapmaktan mı, bir birimize kenetlenemediğimiz için mi, yoksa başkalarından beklediğimizden mi? Demek ki, ya avutulmuşuz, ya hafife almışız, yada önemsememişiz.

Yakın tarih olarak son üç dönemdir seçilen Malatya Milletvekillerini düşündüm, bize yine sıra gelmemiş. Darende’nin Hekimhan’dan, Pütürge’den Akçadağ’dan eksik yanı mı var?

Listeye giren hemşehrilerimiz vardı ama oylar yetmedi, gerçi onlara ne kadar destek verdiğimiz de tartışılır. Seçilmese bile, eğer oylarımızla adayımıza yüklensek o zaman bir daha ki seçimde diyeceklerdi ki ‘Hemşehrileri destekliyor, Darende’den birisi mutlaka ön sırada olmalı’ Bu sözü dedirtmek önemli o da hepimizin elinde.

Sadece Malatya olarak düşünmemek lazım, Adana, Mersin, Sivas, İstanbul gibi illerde yaşayan hemşehrilerimizde ağırlıklarını ortaya koymalı. Ben böyle düşünüyorum ama karar aday olacaklar ve oy vereceklerin…

2011 seçimlerinde nasıl bir yol izleyeceğiz onu bekleyip göreceğiz.

*  *  *

İlçemizde bu yıl da sonbaharla birlikte binlerce fidan toprakla buluştu. Hatırlayacak olursanız yıllar önce TEMA Vakfı broşürlerinde Anadolu’da ağaçsız dağlar örneğinde Darende yamaçlarını kuraklığa örnek gösteriyordu.

Doğuyu batıya bağlayan karayolu güzergâhında olması nedeniyle birçokları Darende’yi dağları gibi kurak zannediyor. İlçe merkezi, belde ve köy geçişlerinde, su kenarlarında belli bir kesimler ağaçlandırılmış, geriye kalan büyük bir saha bom boz dağlardan oluşuyor. İlçeyi gezme imkânına kavuşanlar aslında Darende’nin içinin ne kadar yeşil olduğunu görüyor ama bu yeterli değil. Çünkü henüz ilçeden geçen herkes frene basıp durmuyor, belki de durduramıyoruz.

Özellikle büyük şehirlerden gelen memurlar önce hayal kırıklığına uğruyor, etrafı dağlarla kaplı Darende’yi görünce, hele Karadeniz’den gelenler adeta şok oluyor. Her yıl binlerce fidan dikiliyor ama daha fazla yapılmasına ihtiyaç var. Bugüne kadar yapılan çalışmalara son birkaç ayda devasa alanlar eklenerek ağaçlandırmaya katkı sağlandı. Bundan 15-20 sene öncesine gidecek olursak Zengibar Kalesinin etekleri de bom boz yamaçlardı, şimdi koca koca ağaçlarla zümrüt yeşili renklere büründü. Demek ki bakınca oluyor.

Onun için bence önümüzdeki yıl ağaçlandırmaya daha fazla önem vermeliyiz. Verilecek cezalar, bir takım izinleri alacaklar, hatta hatta evlenecekler bence belli miktarlarda fidan dikmeli. Bunun çeşitli örneklerini çevremizdeki illerde görmek mümkün. Herkesin Darende’de dikili fidanı olsa kötü mü olur.

*  *  *

2010’u geride bıraktık. Koca bir yıl daha ellerimizin arasından adeta kaydı gitti. 2011’in tüm okurlarımız, hemşehrilerimiz, memleketimiz, ülkemiz ve insanlığa huzur, güzellikler getirmesini temenni ediyorum.