Üzerinde yaşadığımız topraklara karşı her zaman bir vefa borcumuz vardır. Bu borcu ne kadar çalışsak ödeyemeyiz. Kimi her zaman köyünü, beldesini, ilçesini, şehrini, bölgesini, ülkesini daha doğrusu insanı ve insanlığı düşünerek yeni fikir ve projeler geliştirir, kimi de tam tersine beleş geçinir.
Darende’de yada dışarıda yaşayanlar ilçemizin gelişmesiyle ilgili kimi zamanlarda fikirler ortaya koyup, görüşlerini ön plana çıkarıp, girişimleri kamuoyu ile paylaşıyor. İcraat az olsa da yok demek inkâr olur. Kimisi de ‘nasıl olsa bir düşünen olur’ deyip tabiri caizse yan gelip yatıyor. Devlet imkânları ve vakıf faktörünü şöyle bir kenara koyacak olsak, özel girişimlerle apartmanların dışında yapılan bir şey yok gibi.
Kişisel bazda ele alırsak kendimizi şöyle bir sorgulayabiliriz, hani bazı evlerin duvarlarında eskiden bir levha asılıydı ‘Bugün Allah için ne yaptın?’ gibi ‘Darende için ne düşündün ne yaptın’ şeklinde hafızalarımızı yoklasak kimilerinin sayacağı onlarca madde sıralanırken kimileri koca bir hiç diyebilir.
Farklı, değişik, yeni fikirler geliştirmek ve bunları uygulama sanatına ‘inovasyon’ deniyor. Bu, dilimize ve yeni yerleşen bir terim. İnovasyon süreci, bilginin ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürülmesi olarak tanımlanır. Bu anlamda Darende’yle ilgili görüşlerimizi ortak bir platformda kamuoyuyla paylaşmalıyız. İnternetin hayatımızın her alanına girdiği bir çağda yaşarken bu anlamda yaşanılan eksikliği gidermek birilerine düşüyor. Bunları düşünmeyenler, ya bir birinin hesabını yapıyor, ya çekiştiriyor, üstüne vazife olmayan işlere burnunu sokup yorum yapıyor, kimisi de kendinde bir varlık görüp sağa sola çatıyor. Oysa enerjimizi yaşadığımız topraklar, sahip olduğumuz değerler için faydalı bir şekilde harcasak kötü mü olur? Bence bu konuda Darende Kaymakamlığı ve Belediyesinin internet sitelerine gelişim proje ve fikirleriyle ilgili birer bölüm açarak düşüncelerimizi paylaşmalıyız. Zamanımızı faydasız yorum ve eleştirilerle geçirmek yerine hep artıda olmaya ayırsak, bizzat biz olmasa bile başkalarına fayda sağlasak kötü mü olur? İşsizlik azalır, insanımız daha çok kazanır, şehrin artan geliri, yeni gereksinimleri doğurur.
Bu fikirler, daha önce çözülmemiş sorunları çözmek veya daha önce karşılanmayan ihtiyaçlara cevap vermek amacıyla geliştirilebilir. Ya da zaten var olan pek çok ürün ve hizmeti daha güzel, daha kullanışlı, daha çok insanın işine yarayacak hale getirmeyi amaçlayabilir. Bu fikirlerin hayata geçirilmesi ve ortaya ürün, hizmet veya iş yapış yöntemlerinin çıkarılması uygulanmaya başlanmasıyla inovasyon yapılmış olur.
Şehirlerimizin yeni tanımlara ihtiyacı var. Aksi takdirde algılarımız onları köreltmeye devam ediyor. İnovasyon bu açıdan önemli ve bundan sonraki süreçte girişimcilerini şehre çekecek bir etken olması gerekiyor.
Ömrümüz ‘elin adamlarına ve kentlerine özenmekle’ geçmemeli. Darende için şöyle bir düşleyecek olursak, Safranbolu, Beypazarı, Hasankeyf örneklerini ele alarak yaşadığımız yerin sahip olduğu değerleri ve geleceğini hedefler koyarak daha güzel ve insanlara fayda sağlayacak biçimde şekillendirebiliriz. Önümüzde turizm hareketliliği ve Meslek Yüksek Okullarıyla gelecek öğrencileri gibi hali hazırda iki potansiyel sektör var. Bakalım Darende bu iki konuda neler yapabilecek. Başkalarından beklemek yerine kimler yeniliklere imza atacak. Bunu zamanla göreceğiz.
Birde Organize Sanayi Bölgesi fırsatı var, buda yatırımcılar ve müteşebbis Darendelilere, yani sermayesi olanlara hitabeden bir konu. Hep birlikte gözlemleyeceğiz, bakalım inovasyon terminolojisi insanımıza ne kadar etki edecek.
Bu memlekette sahip olduğumuz değerlerin kıymetini bilmeyenleri bir otobüse doldurup çok uzaklara değil, çevremizdeki bazı ilçelere götürerek göstersek yatar kalkar şükrederler.
