Ramazan ayı nedeniyle gazete ve tv kanalları dini konularda yayınlar yapmaya ağırlık verdi. Geçen gün a tv’de Ramazan programları yapan Faysal Atıl Peygamber Efendimizin annesi Hz. Amine’nin kabrinin görüntülerini yayınlarken, 2003 yılında Malatya Darende’den giden Türk umrecilerin kaybolmaya yüztutan mezarı düzenlediğini söyledi. Sayın Atıl’a ilgisinden dolayı teşekkür ederken olayın canlı şahidi olarak Ebva Köyünde yaşadıklarımızı yazarak tarihe not düşmek istiyorum.
2003 yılının Eylül ayı. Umre ziyareti için H. Hamidettin Ateş Efendi ile Suudi Arabistan’dayız. 140 kişilik gurubumuzla 20 günlük seyahatimizin son günleri… Hac ve umreye gidenler Cidde, Mekke ve Medine şehirlerinin dışına çok fazla çıkarılmazlar. Suudi rehberimiz işadamı Şeyh Said’le Medine’den Bedir savaşının yapıldığı alana doğru yola çıktık. Bedir ziyaretinin ardından Ebva’ya doğru yola devam kararı alındı. Yanılmıyorsam 3 saat kadar ilerledik. Rehberimiz bölgeye daha önce 2 defa gelmiş ancak Hz. Amine’nin kabrine giden yolun değiştiğini ve nereden gidileceğini bulamadığını bildirdi. İkindi namazını bir akaryakıt istasyonunda kılıp, Ebva’ya girdik. Ebva, etrafında hafif dağ sayılacak yükseltilerin eteğinde kumların arasında dümdüz bir köy. Köyde Hz. Amine’nin kabrini soruyoruz, çekinceli davranan birkaç kişinin ardından gençler bindikleri pikabı takip etmemizi istiyor. Rehberimizin daha önce gösterdiği yere geliyoruz, dozerlerle yolu kapatmışlar. Bize yolu gösteren gençler, yürüyerek 2 kilometre kadar gidip mezara ulaşabileceğimizi söylediler ve hızlıca ayrıldılar. Otobüslerden inerek yola koyulduk. Ben, önde gidenlerin içindeydim, rehberimiz “şu tepenin üstünde” diye gösterdiği yere hızlıca çıktık. Gördüğüm manzara şaşırtıcıydı, dümdüz kayalık bir alan ortada kabir filan yok. Dikkatli bakınca dozer paleti izleri ve yeşil boyalı taş parçalarını gördük. Rehberimiz gelince gözyaşlarına boğuldu, türbe ve mezar anlayışına karşı çıkan yönetim, mezarı dümdüz etmiş. Ancak yüce rabbimiz öyle bir işaret koymuş ki asırlar geçse silinmez. Koskoca dümdüz kayalık bir alan ama 2 x 3 metre ebatlarında kına gibi rengi olan topraklık biryer var. Rehberimiz mezarın orada olduğunu söylüyor, etrafa dağılan yeşil renkli taşlar da bunu kanıtlıyor. Gözyaşlarına hakim olamıyoruz. Hamidettin Efendi ilk taşı kendisi koyarak mezarın etrafını yeniden belirlememizi istiyor. Herkes gücü yettiğince mezarın etrafına taşlar koyuyor. Etrafını çevirdiğimiz mezarın başında dualar ediyoruz. Ve o güzel ziyaretin hatırası olarak bir parça toprak alınıyor. O toprak Darende Somuncu Baba Tanıtım Merkezindedir, fotoğraflarıyla ziyarete gelenler tarafından görülmektedir.
Akşam karanlığı çökmüş dönüşe geçmiştik. Sanki çok yakınımız vefat eder de toprağa veririz ya aynı öyle bir hüzünle ayrıldık Ebva’dan. Yol boyunca kimseden çıt çıkmıyor. Medine’ye ulaştığımızda Ravza-i Mutahhara, her zamankinden farklı bir parlaklıkta adeta bizleri kucaklıyor. Ertesi gün yola çıkarak Türkiye’ye döndük. Biz Ebva’yı ziyaret eden ilk Türk değildik ama Hz. Amine’nin kabrini yeniden yapan belki de kaybolmasını önleyerek, görüntülerini kaydederek kamuoyuyla paylaşan insanlardık.
“Her yaşayan ölür, her yeni eskir. Yaşlanan herkes zevâl bulur. Herşey fanidir, gider. Evet, ben de öleceğim. Fakat ismim ebedî yâdedilecektir. Çünkü ter temiz bir evlâd doğurmuş, arkamda hayırlı bir yâdedici bırakmış bulunuyorum” diyen Hz. Amine’nin kabrini görme şerefine eren ve anları fotoğraflayan birisi olmanın onurunu yaşıyorum. Hatta google görselinde Ebva veya Hz Amine diye arama yapıldığında çektiğim fotoğraflar çıkıyor. Bu da bize yeter. Kutsal toprakları ve o güzel ziyareti yapmamıza vesile olan büyüklerimizden Allah razı olsun.
Pakistan’ın yaşadığı sel felaketi karşısında insani görevimizi hepimizin yerine getirmesini hatırlatarak, Ramazan-ı Şerifin ardından gelecek bayramınızı tebrik ediyorum.
* * *
Üstteki güzel ve manevi yazıdan sonra pek sarmayacak ama yazmalıyım. Geçen ayki köşe yazımda Devlet Bahçeli’nin Somuncu Baba’yı neden ziyaret etmediğini yazmıştım. MHP İlçe Başkanı Devlet Bahçeli’nin özel kalemine Darende programında Somuncu Baba Türbesi ziyaretini yazdırmalarına rağmen, program yoğunluğu nedeniyle gezide yer almadığını bildirdi. Bu açıklamayla kamuoyu da biz de merakımızı gidermiş olduk.
