Aslan Tektaş


Başbakan’ın jesti ve Darende…


Seçimler döneminde Başbakan’a seslenmiş ve Darendeli bir Milletvekili istediğimizi belirtmiştim, hatta “Birileri Başbakan’ın kulağına bu işi fısıldamalı” demiştim. Başbakan son Malatya gezisinde Darendelilere büyük bir jest yaptı. Milli Birlik Projesi olarak adlandırılan ‘demokratik açılım’ gündemi çerçevesinde “Osman Hulusi Efendi`nin nasihatleriyle yolumuza yürüyoruz, yürümeye devam edeceğiz” deyip, Darende’nin iftiharı olan Hulusi Efendi`nin; `Sakın nefsine uyup bir can incitmeyesin / Hüsn ü edebi koyup bir can incitmeyesin / El ile dövseler de dil ile sövseler de bin kez incitseler de bir can incitmeyesin / Hepsi kardeşlerindir, yolda yoldaşlarındır, halde haldaşlarındır, bir can incitmeyesin` şiirini okudu.

Hükümetin gündeminde olan bu projeyi halka ilk anlattığı yerde böylesine güzel kardeşlik ve sevgi sözleriyle mesaj veren Başbakan, Darende’ye önem verdiğini ortaya koymuştur. Sıra Darende Milletvekili gündemine gelmiştir. Bu sözümü yabana atmayın ve gelin önümüzdeki seçimlere şimdiden iyi hazırlanıp, meclise Darendeli bir mebusu gönderelim.

Darendeli mebusu göndermekle yetmeyecek tabiî ki, adı olsun, el kaldırıp indirsin diye değil, haklarımızı savunacak, sesimizi yükseltecek, eli boş dönmeyecek birini belirlemeliyiz. Bugün Malatya’nın bütün Milletvekilleri Darende’yle ilgileniyor, onlar da ilçemizle ilgileniyor ama kimi ilçeler birer ikişer, kimileri her dönem Milletvekili çıkarırken Darende’ye sıra ne zaman gelecek… Bakarsınız Milletvekilimiz Bakan bile olabilir. Ama artık uzaktan bakmak istemiyoruz.

Geçen sayımızda dile getirdiğim ‘Darendeli nerede başkan’ yazıma destek veren çok sayıda yorum aldım. Darendelilerin başarısının ‘ticaret’ dışında başka alanlarda da olduğunu ispat etme zamanının geldiğini bildirenler oldu, katılmamak elde değil…

***

Bundan bir süre önce Darende’de markalı giyim mağazası olmadığını yazmıştım, esnaflarımızdan Gül Konfeksiyon’un sahibi İ. Hakkı Söylemez çarşıda gezerken çay içmeye davet etti. Sonra sözü ‘marka’ meselesine getirdi. Daha önce çok sayıda firma ile görüştüğünü ancak nüfus baz alınarak potansiyel hesapları yapılarak bayilik verilmediği ifade etti. Ancak yılmayıp, girişimlerini sürdürdüğünü ve mağazasında bilinen markaların ürünlerini getirerek hem de her yerdeki kampanyaları uyguladıklarını belirtti. Ve ekledi, “Ben A, B, C, markasını getiriyorsam, diğer arkadaşım başka markaları getirsin, madem bayilik vermiyorlar, öyleyse çözümü bu şekilde bularak hizmet etmeye, kaliteli ürünler satmaya, müşterilerimizi dışarıya gitmekten kurtarıp, alış veriş potansiyelimizi düşürmemeye çalışalım” dedi. Mağazasının katlarını gezdirerek markalı ürünleri ve kampanyalarını gösterdi. Aklıma hemen son günlerin ekonomik krize çözüm olarak sunulan ‘Alın verin, alış veriş olsun’ sözü geldi. İlgilenenlere duyurulur.

Bazı eleştiriler yaptığım yazımdaki isteklerde ısrarcıyım, hâla canlı çiçek satan bir yer yok, kuru temizlemeci gibi hizmet sektörlerinde gerideyiz.

Son yıllarda turizmin canlanması ile turistik mekanlarımızdaki restaurantlar güzel imkanlar sunmaya her geçen gün yeniliklerle hizmet etmeye çalıştığını görmek de doğrusu memnun ediyor. Kasım ayı başında asayiş toplantısı ilçemizde yapıldı, gelen misafirlere otelde yemek ikram edildi ve tarihi-turistik mekanlar gezdirildi. Gezerken aralarında konuşan iki Kaymakama istemeden kulak misafiri oldum. Biri, görev yaptığı ilçede doğru dürüst lokanta olmadığından ve toplantı sırası kendisine geldiğinde ne yapacağını şimdiden düşündüğünü söylüyordu, diğeri ona katılarak üstelik bu kadar gezdirip tanıtacak yerimiz de yok dedi. Sanırım bu sözler aslında ne kadar ileri bir seviyede olduğumuzu da ortaya koymaya yetiyor. Halimize de şükredelim.

***

İdrak ettiğimiz Kurban Bayramı’nızı en içten duygularımla kutlar, selam ve saygılarımı bildiririm. Bu arada 2009’un sonuna geldik. Abonelerimizin geçmişten kalan bakiyelerini, aboneliklerin yenilenmesi için 2010 bedellerinin de ilk fırsatta ihmal etmeden hesaplarımıza yatırmalarını bekliyoruz.