Aslan Tektaş


Darendedeki açılım…


Havaların soğumaya başlamasıyla Darende’de yazın son günleri yaşanırken yoğun geçen bir dönemin ardından sessizliğe mi bürüneceğiz yoksa hareketlilik devam mı edecek yaşayıp göreceğiz. Bu yıl yaz dönemini değerlendirdiğimizde ekonomik açıdan baktığımızda dışarıdan gelen gurbetçi sayısı az olunca esnaf için çok hareketlilik olduğunu söyleyemeyiz. Ancak turizm yönünden baktığımızda her geçen yıl bir öncekini geride bırakıyor.

Henüz bitmeyen sezonda ilçeye gelen ziyaretçi akını devam ediyor. Peki turizmden esnaflarımız faydalanıyor mu diye sorsak bence hayır. Çünkü faydalanmak için bir şeyler yapmıyor.

Üretmeyen, yeniliğe kapalı bir düşünce ile hareket edildiği müddetçe de hiçbir şey olacağa benzemiyor. En çok şikâyet edilen konu ‘ilçeye gelenler çarşıya uğramıyor’ peki çarşı onlara ulaşmak için ne yapıyor? Hiçbir şey. Turizm alanları güzergâhına sezonluk ama görsel olarak da göze hitabeden işyerleri yapılabilir. Darende’de gece açık bir lokanta, ufak tefek ihtiyaçları giderebilecek bir yer bulmak pek mümkün değil. Belli bir saatten sonra kepenkler kapanıyor. Oysa ilçemizin içerisinden geçen karayolu 24 saat hareketli. Esnaflarımız yoldan bile doğru dürüst faydalanmıyor.

Gittiğim gezdiğim her yerden orayı hatırlatan biblolar hatıra eşyalar alırım, bunların bir kısmını evimde bir kısmını da işyerimde saklarım. Darende’ye gelen birisi de burayı hatırlayacağı simgesel bir takım hatıra eşya almak ister. Somuncu Baba’yı simgeleyen birkaç ürünün dışında burayı hatırlatacak neyimiz var, hiçbir şey. Yapılamaz mı, elbette ki en âlâsı yapılır. Ticarette deha olan Darendeli bu konuda neden hâlâ bir şeyler yapmıyor anlamış değilim.

Çarşıda markalı ürün satan kaç tane işyeri var. Örneğin takım elbise almak isteyenler özellikle marka ve kaliteyi tercih edecekler bu ihtiyacını nereden giderecek. İster istemez ya Malatya ya da çevredeki başka yerlerden. Belki tek bir esnafın gücü markalı ürün satan bir mağaza açmaya yetmez, potansiyel olarak da düşünecek olursak uygun olmayabilir. Ama güçlerini birleştiren esnaflar büyük bir mağaza açarsa bunu başarır. Darende’ye bir yenilik getirip de iş yapamayan, kapatan bir esnaf ben hatırlamıyorum. Toplumun ihtiyacına göre arz talep dengesini koruyarak geleceğe yönelik adımlar atarak yapılan her iş başarıya ulaşır.

Mesela, Darende’de kuru temizlemeci yok, bu, insanların elbiselerini temizletmediği anlamına gelir mi, yine canlı çiçek satan bir yer yok, kimse herhangi bir kutlama için canlı çiçeği tercih etmiyor demek midir? Elbette ki hayır. Bu örnekler çoğaltılabilir. Bence esnaflarımız kolektif davranmalı. Bakkallar birleşip büyük marketler, konfeksiyoncular birleşip güzel mağazalar benzer esnaf grupları bir araya gelip beraber ticaret yapmalıdır. Herkes vergi, kira, personel maaşı, sigorta, elektrik, telefon gibi ortak giderleri ödüyor, hiç olmazsa toplu yerlerde bu iş daha düzenli ve ekonomik olur. Darende buna hazır mı diye düşünmemek lazım, yapılmazsa olmaz.

Geçenlerde Manavgat’a gitmiştim, oradaki birkaç hemşehrimizi ziyaret ettim. 82 Salı Pazarı adlı işyerleriyle hizmet üreten Tepe kardeşleri bu konuda örnek gösterebilirim. 3 katlı bir işyerleri var içerisinde aklınıza ne gelirse bulmak mümkün, her kardeşin bir uzmanlık alanı var ama güçlerini birleştirip kolektif hareket etmişler. Bir müşteri geldiğinde evi, işyeri ve kişisel ihtiyaçlarıyla ilgili lazım olabilecek her şeyi bulabiliyor.

Kasaba kasaba köy köy gezerek hayvanının sırtında bir eve lazım olacak her türlü eşyayı satan, ‘çerçi’ciliği süpermarketlerle taçlandırarak ticarette ekol olan Darendeliler Darende’de bunu neden yapmıyor çözmek mümkün değil. Bence son günlerin en popüler sözü ‘açılım’ Darende’deki esnafların da ilgilenmesi gereken bir konudur. Açılım derken kendini yenilemeli, ortak hareket etmelidir. Açılımı yenilik ve değişimlerle tamamlamalıdır.