Aslan Tektaş


Festivalin ardından


Bu yıl 56’ncısı yapılan Zengibar Karakucak Güreş ve Kültür Festivali yeni Belediye Başkanımız ve Meclis Üyelerinin bir nevi ilk imtihanı idi. Yarım asrı aşkın zamandır yapılan festivalin devamını sağlamak kolay değil, öncelikle tebriklerimi iletmek isterim. Gerçekten başarılı ve dolu dolu programlarla geçen bir festival oldu. Önceki yıllara oranla değerlendirdiğimizde daha canlı ve hareketli geçtiğini ifade etmeliyim.

Festivalde yapılan açılış, gösteri ve sunumlar göz doldurdu. Bu tür organizasyonlarda sunum, insanları ağırlama, onore etme çok önemlidir. Sayın Başkan ve tertip heyeti bu konuda başarılı bir performans sergilemiştir.

Festivalle ilgili takdirlerin yanı sıra eleştiriler de olmalı. Sesli düşünenlerdenim, bu görüşlerimi Başkan ve diğer bazı kişilere de aktardım, birkaç hususta görüşlerimi paylaşmak istiyorum. Öneriyi herkes sunar, diye beni de eleştirenler olabilir, neticede bazı işler hep maddiyata dayanıyor, doğrudur ama eleştiriler bir işin daha güzel olması için gerekli.

Bir vefa örneği olarak eski Belediye Başkanı’nın yaptırdığı ancak bakılmadığı için harabeye dönüşen ve ilk iş olarak düzenlenen parka adının verilmesi alkışlanması gereken bir davranıştı. Bal ve kavun yarışmaları ayrı bir renk kattı ancak sunumları daha profesyonel ve jürileri de ehil kişilerden oluşmalı. Anons ve sunumların profesyonel bir kişi tarafından yapılması çok güzel oldu, keşke tüm sunumlarda uygulansa idi. Sahnelerin arka planına festivalin adının yazılı olduğu görsel süslemelerle büyükçe bir branda yapılması güzel olur. Organizasyonlarda bu çok uygulanan bir yöntemdir. Herkes sahneye bakmaktadır, kameralar sahnedeki sanatçıyı çekerken arkada çirkin görüntü olmaması lazım. Festivalin tamamı profesyonel bir çalışma ile kameraya çekilmeli hem arşivlenmeli hem de cd yapılarak gelemeyenler için çoğaltılmalı. Birde TRT’nin kültür programları çerçevesinde çeşitli yerlerde konserler düzenleyip canlı yayınla ekranlara da yansıtıyor. Önümüzdeki yıllar için bence tercih edilebilir.

Çok fazla konuşma olmadı bu da güzeldi, millet oraya nutuk dinlemeye gelmiyor, tabiî ki gereken insanlar üst protokol konuşma yapmalı ama kısa olması herkesi memnun etti. Ve ağalık… Biraz tartışmalı oldu ama bence popülarite açısından doğru bir seçim. Ayrıca Sayın Öznur Çalık bundan sonra Darende’nin ‘Hanımağası’ olmanın yanı sıra ilçenin Milletvekili de olmuştur. Dolayısı ile Darende’nin ve ilçe halkının isteklerine en fazla ilgi gösterecek parlamenter olmalıdır. Ayrıca ağa adaylarının sağlayacağı maddi kaynaktan daha fazla bir miktarı Darendespor ve festival organizasyonuna kazandıracaktır. Kazandırmak zorundadır, çünkü artık ‘Ağa’ odur. Bu arada ağalığın verilme şekli tartışma konusu oldu, kimileri adayların rencide edildiğini savundu, tepki göstermek yerine ‘er meydanına’ çıkıp artırmaya katılsalar daha doğru olurdu diye düşünüyorum.

Bu arada Zengibar er meydanında bir ilk yaşanarak ağalık bir bayana verilince konu ulusal basına da yansıdı. Organizasyondaki hiçbir etkinlik konuyu bu kadar popüler edemezdi, dolayısıyla doğru bir karardır. Hayırlı olsun demek yakışır, ağalıkta gözü olan varsa seneye çıkar ve en yüksek miktarı sunar. Bu arada ağalık artırmasında miktarın yükselmesi de çok güzel oldu. Daha önceden 5-6 Bin TL’ye bile ağalık gitmişti, miktar 120 Bin TL’ye çıktı. Bu işin de bir ağırlığı olmalı, hem talep arttı, hem miktar.

Güreşlerde Darende olarak onurlandığımız bir husus da Hulusi Efendi Vakfı adına yarışan Serdar Böke’nin Başpehlivan olması idi. Darende’nin iftihar kaynağının pehlivanına da böylesi bir onur yakışırdı. Bu arada festivalin yapıldığı gün Ankara’da gerçekleşen dünya güreş müsabakalarda Hacılar Mahallesinden Semih Özdemir’in dünya 3’ncüsü olduğunu öğrendik, pehlivanımızı yürekten kutluyoruz.

Bu kadar yorum yeter, ifade ettiklerim kişisel görüşümdür, kimi beğenir kimi beğenmez. Sizler de eleştiri ve beğenilerinizi bence paylaşın. Gazetemizin sitesinde haber ve yazıların altına ilginç yorumlar düşüyor, fanatik eleştiri-yorum uzmanları sürekli düşündüklerini paylaşıyor. Katılmanızı tavsiye ederim, tabi eleştirinin de dozunu ayarlamak lazım, her akla gelen de oradan paylaşılmamalı, kimseyi rencide etmenin anlamı yok.

Festivaldi, eleştirilerdi derken sütunun sonuna yine geldik, içerisinde bulunduğumuz mübarek Ramazan ayınızı gönülden tebrik ediyorum. Rahmet, mağfiret ve bereket ayının tüm güzellikleriyle siz değerli okurlarımız, müslümanlar ve insanlığa hayırlar getirmesini diliyorum. Bayramınızı da şimdiden kutlar, sağlık ve esenlikler dilerim.