Sade sade: Sözcük yinelemesiyle kurulmuştur. Katkısız, saf saf.
"Sen n'ideceksin öyle tenhâda / Doldur şarabı iç sâde sâde" (D.s.420)
sağa sola: Karşt anlamlı sözcüklerle kurulmuştur." sağa sola döner koltuk / Fırıl fırıl döner koltuk” (M. s. 263)
seç gel : Aynı anlam alanı içindeki sözcüklerle kurulmuştur.
" Yân ağyardan yâr eder seç gel” (D. s. 174)
Selden sele: Sözcük yinelemesiyle kurulmuştur.
"İstanbul Sivas çayın dönderdik selden sele" (46. M.,s. 162)
sünbülü ol gülü ol: Yakın anlamlı sözcüklerle kurulmuştur.
"Her göze diken olma sünbülü ol gülü ol." (D. s. 179)
şen ola gönül şen ola: Sözcük yinelemesiyle kurulmuştur. "Ne dedin hey gönül bana / Nasîhat eylerim sana / Dön gel sevdiğinden yana / Açıla gönül açıla / Şen ola gönül şen ola.” (D. s. 14) tüte tüte: Sözcük yinelemesiyle kurulmuştur. Tüterek.
"Gül gibi hoş tüte tüte / Gel seherin hoş demine” (D. s. 360)
uyan artık uyan artık: Sözcük yinelemesiyle kurulmuştur.
" Utan Hak'tan utan artık / Uyan artık uyan artık” (D. s. 134)
-Y,Z-
yana yakıla: Aynı anlam alanı içindeki sözcüklerle kurulmuştur."Bir sohbet eylesin yana yakıla." (D.s.426)
yana yana: Sözcük yinelemesiyle kurulmuştur.
"Derd-i aşk ile ana varaydım yana yana" (D.s.276)
yandım tutuşdum: Yakın anlamlı sözcüklerle kurulmuştur.
"Yandım tutuşdum Sâki elinden.” (D.s. 222)
yandım yandım:Sözcük yinelemesiyle kurulmuştur.
"Yandım yandım nârına yandım" (D.s.188, 272/1)
yanılıp yakılarak: Aynı anlam alanı içindeki sözcüklerle kurulmuştur.
"Söylemişsin bir iki söz kızarak / Beşeriyyet yanılup yakılarak” (14. M)
yâr elidir yâr elidir: Sözcük yinelemesiyle kurulmuştur."
Eyleyici ana devâ yâr elidir yâr elidir. (D.s.378)
yârını yârânını : Aynı anlam alanı içindeki sözcüklerle kurulmuştur.
" Terk edüp gittin bu elden yârını yârânını” (50. M., s.181)
yârâna yârâna: Sözcük yinelemesiyle kurulmuştur. Aşk dostlarına, aşıklara."Açıktır bâbımız teşrif eden yârâna yârâna." (D.s. 427)
yârelidir yârelidir: Sözcük yinelemesiyle kurulmuştur. Ayrılık yarası, gönül yarası."Sorma gönül derdimizi yârelidir yârelidir (D. s.378)
yelden yele: Sözcük yinelemesiyle kurulmuştur.
“ Hâfiz Ali ile Ömer'i geçirdik yelden yele" (46 M.s. 162)
yiye yiye: Sözcük yinelemesiyle kurulmuştur. Gam çeke çeke.
"Beyhude gam yiye yiye / geçti ömür gitti ömür” ( D.s.368)
yoksula baya: Karşıt anlamlı sözcüklerle kurulmuştur. Yoksula zengine."Gökçek gerek dervişin sanı voksula bava.”(D.s. 179)
yokuşu düzü: Karşıt anlamlı sözcüklerle kurulmuştur.
" Nideceksin deliden sorup yokuşu düzü” ( M.s. 258)
yut yut yut: Sözcük yinelemesiyle kurulmuştur.
"Görmeyesin kör diyeler / Aç gözünü gör diyeler / Şürb-i helâl sor diyeler / Misl-i asel yut yut yut" (D.s.39)
yüzün yüzün: Sözcük yinelemesiyle kurulmuştur. Yüz üstü, yüzü koyun.
"Yüzün yüzün kapısına yüz ursam da tabibimin.” (D.s. 257)
zâr zâr: Sözcük yinelemesiyle kurulmuştur. Hiç durmadan, rahatsız edici bir biçimde hüngür hüngür ağlamak; inleyerek ağlama.
"Aşktır gül için bülbül bunca zâr zâr eder" (D.s. 70)