Cemil Gülseren


DİVAN-I HULUSÎ DARENDEVÎ’DE İKİLEMELER -2

DİVAN-I HULUSÎ DARENDEVÎ’DE İKİLEMELER -2


gündüz gece : Her an, zaman olarak hayatın bütünü. “Ömrünü satdın hiçe  / Geçdi günün haylice  /  Durmayıp gündüz gece  /  Yâr ola gel gel yâr ola gel gel” (D. s. 176)

                                               -H-

haline rengine: Haliyle hallenmek, onun gibi olmak. 

“Seni sevdim demek haline rengine boyanmaktır.” (D. s. 70)

hamsın hamsın: Âdabtan uzak edepten yoksun; çiğ. “Hamsın hamsın piş derviş ol derviş.” (D.s.124)

harıl harıl: Aralıksız çalışmayı anlatır. “ Herkes harıl harıl çalışmada / Bizler horul horul uyur /

 Ya Rab bizi gafletden uyar / Hakîkatı duyur” (M. s. 265)

hazin hazin: Acıklı ve dokunaklı bir biçimde. 

“ Ağlardı gönül hazîn hazîn  / Çağlardı gönül hazîn hazîn” (D. s.404)

hem gebermiş hem de ölmüş: gebermek: (hakaret olarak )ölmek.

Hem gebermiş hem ölmüşdür o kim / Tâ ebed mahzûl ü menfur olmada” (M. s.235) (mahzûl: rezil, rüsva; düşkün. menfur: iğrenç, nefret uyandıran)

heyhat vah heyhat: Yazık; çok yazık; ne yazık. “ Susuzluktan ığınmıştık / Varup size sığınmıştık / Duyup sonta dövünmüşdük / Dedim heyhat vâh heyhat” (61. M.)

hır hır hırıldar: Geçimsizlik çıkarır, kavga-gürültü yapar. “ Mır mır mırıldar cır cır cırıldar  /  Hır hır hırıldar korkmuş yüreksiz” (60. M.)

horul horul: Horlayarak, hırıltılar çıkararak ve derinden uyumak. “ Bizler horul horul uyur” (M. s. 265)

hu hu: Allah’ı zikrederken dervişin çıkardığı ses, yansıma ses.

 “Hû hû deyü suda semek, feryâd eder vakt-i seher” (D. s. 52)

                                               -İ-

için dışın: Beden ve ruh-gönül; maddi manevi halin.

“Gönül pasın silip at cümle  /  Pâk olsun için dışın” (D. s. 2 )

ilden ile: O memleketten bu memlekete; oradan buraya.

“ Selâmını almışız gelmişti ilden ile”  (46. M., s. 162)

ister ağla ister gül: Ağlasan da gülsen de. “ ister ağla ister gül budur âlemde hevâ” (M. s. 288)

ister bil ister bilme: Bilsen de bilmesen de. 

“Kadir kıymetimizi ister bil ister bilme / Bizim maksudumuz Hak rızasıdır.” (M.s.229)

istersen gel istersen gelme: Sen bilirsin, ister gel ister gelme. 

“Yavrum istersen gel istersen gelme / Bizim maksudumuz Hak rızasıdır” (M. s.229)

                                               -K-

kan kana: Damardaki kanın kana düşmesi. “Diyetin fikr edemem amma ki kan kana düşer” (D. s. 64)

kana kana: Doyasıya, içini çeke çeke, tadını çıkarıp sindirerek. 

“Sevgilinin yüzüne bakaydım kana kana” (D. s.276)

kandım kandım: “Kandım kandım ahdine kandım” (D. s. 188, 272/1)
kat kat: Üst üste, pek çok.Bilmem ne yapsam ana kat kat verir.” (D. s.90)

kavmi kardaşı: Aynı ana babadan olanlarYakın dost ve arkadaşları. ‘kavim kardeş’ ikilemesiyle aynı anlamdadır. “Hep kavmi kardaşı güldür.” (D. s.92)

kıldır kıldır: İmamın namaz kıldırması. “Geç hâfızım mihraba namazı kıldır kıldır” (M. s.266)

kılık kıyafet: Üst baş, dış görünüş, giyim ve gösteriş. “Kılık kıyafet ile âdem âdem olamaz” (M. s. 292)

kimini uçurur kimini kaçırır: “Kimini uçurur kimini kaçırır /  Kara donlu Beytullah’ın sahibi” ( M. s.259)

konar göçer: Göçebe yaşamak. “Hak dostları bu âlemde garîb gibi konar göçer” (D.s.422)
kölesi ol kulu ol: “ Sen Hakk için âlemin kölesi ol kulu ol.” (D. s. 179)

-L-