Tohma Çayı araştırması: su temiz ancak nehir tabanı 'alarm' veriyor

Diğer kollar tehlike saçıyor, Darende kolu hayat veriyor

Tohma Çayı araştırması: su temiz ancak nehir tabanı
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult
20.02.2026 11:13:00 1528 0

Turgut Özal Üniversitesi tarafından yapılan ve dünya bilim literatürüne giren yeni bir araştırma, bölgenin can damarı Tohma Çayı’na dair çarpıcı bir tablo ortaya koydu: Su içmek ve tarım için güvenli, ancak nehir yatağındaki ağır metal birikimi ekosistemi tehdit ediyor.

Sivas’tan doğup Malatya üzerinden Karakaya Barajı’na dökülen Tohma Çayı, bölgedeki tarım ve balıkçılık faaliyetlerinin merkezinde yer alıyor. Ancak son dönemde sanayi ve madencilik faaliyetlerinin nehir üzerindeki baskısı, bilimsel bir mercek altına alındı.

Prof. Dr. Memet Varol liderliğinde yürütülen ve sonuçları Environmental Research ile Journal of Environmental Chemical Engineering dergilerinde yayımlanan çalışma, nehrin 13 farklı noktasından alınan örneklerle gerçekleştirildi.

'Su güvenli, sediman riskli'

Araştırmanın sonuçları iki farklı tabloyu beraberinde getiriyor. Yapılan analizlere göre, suyun içindeki ağır metal seviyeleri Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Avrupa Birliği (AB) limitlerinin altında. Bu durum, mevcut şartlarda nehir suyunun tarımsal sulama için uygun olduğunu ve insan sağlığı açısından doğrudan bir kanserojen risk taşımadığını gösteriyor.

Ancak madalyonun öbür yüzünde, nehrin tabanındaki (sediman) birikimler yer alıyor. Araştırma, nehir yatağında nikel, kadmiyum ve krom gibi metallerin tehlikeli seviyelerde birikmeye başladığını saptadı. Uzmanlar, bu durumun özellikle nehir tabanında yaşayan canlılar (dip canlıları) için ciddi bir biyo-çeşitlilik riski barındırdığı uyarısında bulunuyor.

Haberin arka planı: kirliliğin kaynağı ne?

Araştırma, nehir yatağındaki kirliliğin tesadüf olmadığını, üç ana kaynağa dayandığını savunuyor:

  • Kangal: Termik santral faaliyetleri.
  • Kuluncak: Bölgedeki madencilik çalışmaları.
  • Şahnahan Çayı: Evsel ve sanayi atıklarının nehre taşınması.

'Daha sıkı izleme gerekiyor'

Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, çalışmanın bölge yönetimi için bir "yol haritası" sunduğunu belirtti. Bentli, suyun şu an için güvenli olmasının bir rehavet yaratmaması gerektiğini, özellikle sanayi ve madencilik faaliyetlerinin nehir üzerindeki etkilerinin daha yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı.

Bilim insanlarına göre, nehir tabanındaki bu metal birikimi temizlenmediği veya kaynağında durdurulmadığı takdirde, uzun vadede besin zinciri yoluyla insan sağlığını da dolaylı yoldan etkileme potansiyeline sahip.

Diğer kollar tehlike saçıyor, Darende kolu hayat veriyor

Tohma’yı besleyen kollar arasında büyük bir uçurum var. Sivas Kangal’daki termik santral, Kuluncak’taki maden sahaları ve Malatya merkezden gelen Şahnahan Çayı; nehir yatağına nikel, kadmiyum ve krom gibi ağır metaller bırakıyor. Bilim insanları, bu kolların ulaştığı bölgelerde nehir tabanının "alarm" verdiğini ve dip canlılarının risk altında olduğunu belirtiyor.

Buna karşın, nehrin en güçlü ve en büyük kaynağı olan, Gürün Gökpınar’dan doğup ilçemiz Darende’nin bağrından geçerek ilerleyen ana kol, tertemiz kalmaya devam ediyor. Üzerinde hiçbir sanayi tesisi veya maden işletmesi bulunmayan bu kol, nehrin kirlenmiş diğer bölgelerine hayat suyu taşıyor.

"Gökpınar kaynağı korunmalı"

Bilimsel raporun satır aralarında ise mesaj yatıyor: Eğer Darende’den geçen o güçlü ve temiz su olmasaydı, diğer kolların taşıdığı kirlilik çok daha yıkıcı boyutlara ulaşabilirdi. Uzmanlar, suyun genel toplamda "tarıma uygun" çıkmasında Darende kolunun temizliğinin büyük payı olduğunu ifade ediyor.

Rektör Prof. Dr. Recep Bentli’nin "sanayi ve maden faaliyetleri yakından izlenmeli" uyarısı, aslında kirlilik taşıyan yan kollara yönelik bir müdahale çağrısı niteliği taşıyor.