Somuncu Baba´yı örnek aldı, şimdiye kadar 10 adet yaptı

Somuncu Baba Külliyesi´ndeki minberi örnek alarak şahsına ait atölyede camilere bağışlanmak üzere 10 adet minber yaptı.

Komşumuz Gürün´e bağlı Boğaziçi Mahallesi´nde yaşayan 85 yaşındaki Mehmet Ali Önder, Somuncu Baba Külliyesi´ndeki minberi örnek alarak şahsına ait atölyede camilere bağışlanmak üzere 10 adet minber yaptı.

Camilerde kullanılan, Kavak ve Selvi ağaçlarından yapıldığı için dayanıksız olan minberleri ceviz ağacından yapılan daha dayanıklı ve estetik minberlerle değiştirmek için yola çıkan Önder, Somuncu Baba Külliyesi´ndeki minberi örnek aldı. 

Ahşabı ince ince işleyerek birbirinden estetik minberlere dönüştüren Önder, 42 yılda yaptığı 10 minberden üçünü Darende´deki camilere hediye etti. 

Önder, Gazetemiz muhabirine yaptığı açıklamada, genç yaşta inşaat ustalığı ve müteahhitlik yaparken daha önce değirmen olarak kullanılan mekânı atölyeye çevirdiğini söyledi. Atölye için ağaçlar alırken bir köyde ceviz ağaçları bulduğunu ve bunları da değerlendirmek için satın aldığını anlatan Önder, bir süre bekletilen ceviz ağaçlarından minber yapmaya karar verdiğini belirtti.

Mahallelerindeki camilerin sedir ağaçlarından minberlerini hem dayanıksız hem de estetik bulmadığı için böyle bir karar aldığını dile getiren Önder, minber yapabilmek için civardaki daha büyük camilerin minberlerini incelediğini aktardı.   

Kurduğu atölyede bugüne kadar 10 minber yaptığını kaydeden Önder, "Camilerde Selvi ağacından yapılan iptidai minberler, mihraplar vardı. Bunlara gönlüm razı olmuyordu. Elimde epeyce ceviz kerestesi vardı. Civardaki büyük camilerden, Darende´deki Somuncu Baba Külliyesi´ndeki minberi temel ölçü alarak ömürlük olarak minber yapmaya başladım. Bugüne kadar 10 minber yaptım." diye konuştu.

Ceviz ağacının diğer ağaçlara göre acı olması sebebiyle haşerelerin zarar veremediğini belirten Önder, camilerde minber ve kürsünün cevizden yapılmasının asırlarca durabilmesini sağladığını söyledi. 

Minberleri tek başına yaptığını anlatan Önder, şunları kaydetti:

"Hiçbir işe bakmadan yaparsam 6-7 ay sürüyor. Tek başıma kendim yapıyorum. Çırağım yok. Atölyem ve her türlü malzemem var. Tembelliği sevmem, yaz kış çalışırım. Her yaptığım minberde merakım ve muhabbetim artıyor, devam edebiliyorum. Aynı zamanda geliştirerek en güzelini yapmak için sürekli değişiklik yapıyorum. Bu işi yapanlar bir minberi 18 bin liraya yapıyor. Ben para pul almıyorum. Camilere haber ediyorum, ´Minberleri eskiyse gelsinler verelim´ diye. Seve seve gelip alıp götürüyorlar. Ben de onlarla birlikte gidip kurmalarına yardımcı oluyorum."

- "Allah ömür verirse yapmaya devam edeceğim"

Minber yapımını kendisi için "aşk" olarak nitelendiren Önder, ahşabı işlerken çok özendiğini dile getirdi.

Önder, "Bu aşk başka bir aşk. Bir kızı yetiştirip gelin edersin ya, işte benim için de öyle. Çünkü Allah´ın evine gidiyor. Onun için çok mutluyum. Bundan sonra ömrüm olduğu müddetçe minberi ve kürsüsü eksik olan camilere bakacağım, onlara da minber yapıp göndereceğim. Makinelerden geçerken seve seve okşaya okşaya hazırlıyorum. Elime aldığım bir malzemeyi besmeleyle alıyorum. İnşallah bana yarın şefaatin olur. ´Camide sen kalacaksın ben gideceğim. Yarın ahirette unutma beni´ diyorum. Görünmeyen yerlere imzamı atıyorum. Biri görüp Allah razı olsun derse bana para puldan daha kıymetli." değerlendirmesinde bulundu.