Anahtar Kelimeler:

Glikozsuz krokant üretti

Glikozsuz krokant üretti

RÖPORTAJ : ASLAN TEKTAŞ

 

Glikoz içermeyen krokantı Türkiye’de ilk defa Meyna üretti

 

Meyna Kuruyemiş’in sahibi Faruk Pilge Türkiye’nin ilk glikoz içermeyen krokanını üreterek, ‘Meyna Cromax’ markasıyla geçtiğimiz günlerde tüketiciyle buluşturduklarını söyledi. Kanser gibi ölümcül hastalıklara yol açan yapay tatlandırıcılar yerine, ürünlerinde doğal şekeri kullandıklarını kaydeden Faruk Pilge, piyasaya sundukları ürünlerin yanı sıra birkaç yeni çeşit için de Ar-Ge çalışmalarını sürdürdüklerini dile getirdi. Pilge, “Çok yakında yeni lezzetleri de üretmeye hazırlanıyoruz” diye konuştu. Faruk Pilge, Darende Kaymakamı Mehmet Aktaş’ın fabrikayı ziyaretinde ilçemize kurulmakta olan OSB’ye kuruyemiş silosu kurmak istediklerini bildirerek doğduğu topraklara yatırım yapmayı planladıkları müjdesini de verdi. Darendeli genç bir girişimci olan ve kısa zamanda sanayi devleri arasına giren Faruk Pilge’yle yaptığımız röportaj:

Önce sizi tanıyarak söze başlayalım?

Ticaret adamlarının yetiştiği bir coğrafya olan Darende’deniz. Daha sonra Çukurova’ya göç edip Osmaniye’ye yerleşenlerdeniz.

Para kazanmak için çalışmak gerektiğini yürümeye başladığımızda öğrendik babamızdan. Öğrenmekle kalmadık, çalışmak bizim yaşam biçimimiz oldu.

Uzun yıllar hızlı tüketim ürünleri dağıtımı ve perakendecilik alanlarında çalıştık ve bölgemizin ticari hayatında saygın bir yer edinmeyi başardık. Dağıtım ve perakende alanındaki tecrübemizin verdiği güven ile kuruyemiş, kuru meyve ve şekerleme üretimi işine girmeye karar verdik ve Meyna doğdu.

Kuruyemiş üretimine nasıl başladınız?

Ülkemiz tarımsal üretim açısından değerlendirildiğinde kuru meyve alanında kayda değer bir rekabet avantajına sahip iken kuruyemiş alanında ise sadece fındık ve biraz da ay çekirdeği için bu doğru. Tüketim perspektifinden bakıldığında ise ülkemiz kişi başına kuruyemiş tüketiminde açık ara önde. Biz yatırım kararı verirken hem tedarik hem iç tüketim hem de ihracat olanaklarımızı göz önünde bulundurduk. Yer fıstığı üretimi Osmaniye’nin en önemli tarımsal faaliyeti ve ilimiz ekonomisine katkısı çok büyük. Türkiye’deki fıstığın %70’i Osmaniye’de üretilmekte. Başta Sayın Valimiz ve Belediye Başkanımız olmak üzere ilimiz ileri gelenlerinin de desteği ile Meyna Osmaniye yer fıstığının yurt içi ve yurt dışı pazarlara ulaşmasında önemli bir rol üstleniyor.

Kaliteyle ilgili prensibiniz neydi?

“Doğalım, tazeyim, sağlıklıyım” ifadesi her bir Meyna tanesi için temel özellikler olmalıydı. Bu iddialı hedefi gerçekleştirmek üzere başkanlığını Cees Petersen’un yaptığı Hollandalı uzman bir danışman ekibinin katkıları ile yıllık 7 bin ton kapasiteli işleme ve paketleme tesisimizin yatırımını 2009 sonu itibari ile Osmaniye’mizde gerçekleştirdik.

Şirketin büyümesi gelişmesi ve markalaşma süreci nasıl oldu?

Sektör hızla gelişiyor, rekabet sertleşiyor, bu şartlarda farklılık oluşturmadan başarılı olmak çok zor. Dolayısıyla yenilik yapan şirketler daha hızlı büyüyorlar.

Meyna’da rakiplerinden yeni ve farklı ürünleriyle ayrışıyor. Meyna markamızı ön plana çıkartan farklılıklarımızı ulusal medya ve basında ifade etme fırsatı bulduk. Bu durum markamızı pekiştirme adına fayda sağlamıştır.

Ambalajınız da farklı değil mi?

Ambalaj malzemesi olarak yüksek koruyucu alüminyum malzeme kullanıyoruz ve ambalaj içerisindeki oksijeni paketleme esnasında alarak EURO standartına uygun azot dolumu uyguluyoruz, böylece ürünlerimizin oksijensiz bir ortamda ilk günkü tazeliğinde çok uzun süre korumasını sağlıyoruz,

Bazen Azot basıyoruz deyince insanlar tedirgin oluyor, oysa bu uluslararası bir uygulamadır ve gıda üretimi için ideal koşullar sağlar. Hepimizin bildiği gibi soluduğumuz havanın %79‘u zaten azottur. Oksijen oksidasyona, yani ürünün bayatlamasına neden olduğundan paketten uzaklaştırılmalıdır. Sonuç olarak bizim ürünümüzün paketi açtığınızda tazeliğini koruduğunu göreceksiniz. Eğer klasik bir ambalaj sistemi ile paketleme yaparsanız ambalaj ürünü korumadığı gibi azot teknolojisini klasik ambalajlara uygulayamazsınız.

Deniz tuzlu kavrulmuş ürünler serisini ülkemiz insanının beğenisine ilk kez biz sunuyoruz.

Glikoz içermeyen Meyna Cromax krokantı Türkiye’de ilk defa biz üretiyoruz.

Ürünlerinizi diğerlerinden ayıran fark ne?

Son günlerin gıda konusundaki en önemli tartışması nişasta bazlı şekerin – glikoz - insan ve özellikle çocuklarımızın beslenmesine olası zararları. Kimyasal proseslerden geçirilerek üretilmiş bir tatlandırıcının Meyna Cromax ürünlerinde kullanılması Meyna ürünleri için öngördüğümüz en temel özelliklere “Doğalım, tazeyim, sağlıklıyım” uygun değildi ve Meyna böylece kanser gibi ölümcül hastalıklara yol açan yapay tatlandırıcılar yerine ürünlerinde doğal şekeri kullanarak gıda sektöründe bir ilke imza attı. Bu kadar basit oldu bizim nişasta bazlı şeker ile üretim reçetesini elememiz.

Medyamızdaki haberler ve tartışmalar ise sadece güzel bir tesadüf oldu. Doğru yolda olduğumuzu bir kez daha teyit etmiş olduk ve açıkçası Meyna Cromax markalı krokanlarımızı daha da sevdik. 

Ağzınızda kıtır kıtır dağılan nefis bir ürün, hem kendiniz hem de çocuklarınız için gönül rahatlığıyla tadacağınız sağlıklı bir atıştırmalık. Glikozun kronik hastalıkları salgına dönüştürdüğü, kanser, kalp, siroz, diyabet gibi çok sayıda hastalığa neden olduğu için Fransa, Hollanda ve İngiltere’de yasaklandığı ve mısır şurubunun en büyük üreticisi olan ABD’nin üretim miktarını %10’dan % 2’ye düşürdüğü haberlerinden sonra tüketicilerimizin de daha bilinçli olmalarında fayda olduğunu düşünüyoruz.    

İsterseniz biraz da üretim, ihracat, istihdam, ciro bilgilerinizden bahsedelim?

Yıllık 7 bin ton kapasiteli işleme ve paketleme tesisi ile toplam 140 istihdam sağlıyoruz.

Çok sayıda ülkeye ürün ihraç ediyoruz. İç piyasada yurt genelinde bayilik sistemi ile 52 ilimizde yapılanarak işimizi büyütüp geliştirdik.

2010 yılı içinde 6 ülkeye başta Suudi Arabistan’dan Orta Asya ülkelerine kadar ihracat yaparak ülkemize döviz girdisi sağlamayı başardık. Bu başarımızı Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) onur plaketi ile bizleri ödüllendirdi.

Pazarın büyüklüğü ve şirketin pazardaki yeri nedir?

Ülkemiz tarımsal üretim açısından değerlendirildiğinde kuru meyve alanında kayda değer bir rekabet avantajına sahip iken kuruyemiş alanında ise sadece fındık ve biraz da ay çekirdeği için bu doğru. Tüketim perspektifinden bakıldığında ise ülkemiz kişi başına kuruyemiş tüketiminde açık ara önde. Cirosal anlamda 2,5 milyar dolarlık bir pazardır.

Bizim amacımız hem yurt içinde hem de yurt dışında dağıtım ve perakendecilik alanındaki birikimlerimizden de yararlanarak ürünlerimizi tüketicilere ulaştırdığımızda gördük ki halkımız Meyna kalitesini beğendi, aynı şekilde Orta Asya ülkeleri ve Orta Doğu ülkelerine olan ihracatımız her geçen gün ivme kazanıyor ve Meyna kalitesi beğeniliyor. Biz her şeyden önce en büyük olmak için değil işimizi herkesten daha iyi yapmak için kendimizi hedeflendiriyoruz.

Ürün çeşitleriniz de neler var?

Meyna markası altında beğeniyle tüketilen doğal, taze ve sağlıklı bir ürün portföyü yaratmak ve tüketicilerimizin beğenisine sunmak, için Meyna 3 katlı alüminyum paketlerde yer fıstığı, fındık, badem, Antep fıstığı, kaju, kabak çekirdeği, soslu mısır, sarı ve beyaz leblebi, kuru meyvelerden kayısı, üzüm, günkurusu, ceviz ve çeşitli kuruyemiş ve kuru meyveyi aynı ambalajlarda buluşturduk.

Meyna Cromax; Yer Fıstığı, Fındık, Badem, Antep Fıstık, Susam çeşitleri şu anda raflardaki yerini aldı.

Yeni çeşitler için AR-GE çalışmalarımız devam ediyor, çok yakında yeni lezzetleri de piyasaya sunmaya hazırlanıyoruz.

Yeni yatırım planlarınız var mı?

Meyna Anadolu’muzun sanayileşmesinde ve kalkınmasında katkıda bulunmaya, insanımızın bilgi ve birikimi ile emeğini katma değere dönüştürme fonksiyonunu yerine getirmeye ve böylece ülkemizin kalkınmasında kendisine düşeni yapmaya var gücüyle devam edecektir.

Allah nasip eder ise bölgemizde yatırımlarımızı sürdürmeye istihdamımızı da arttırmaya devam edeceğiz.

Gelecek hedeflerinizi biraz daha açar mısınız?

Osmaniye yerfıstığı üretiminde, ülkemizdeki en önemli merkezdir. Projemiz için bu nokta önemli. Toplam kapasitemizin 11-12 % sini yer fıstığı oluşturuyor. Yer fıstığını hammadde olarak kullanacağımız bazı yeni ürünler geliştirmeyi planlıyoruz. Çalışmalarımız şimdilik AR-GE aşamasında.

Yalnız büyük tonajlı iş hacimlerine ulaşmak için fıstık tarımında verimliliğin artırılması, hammadde maliyetlerinin dünya fiyatları seviyesinde oluşabilmesi gerekli. Valimiz Sayın Celalettin Cerrah’ın soruna en doğru çözümü bulmak adına bir dekardan 2 kat ürün hasadının sağlanmasına dönük ciddi gayretleri var ve kendisine teşekkür ediyoruz.

Başka iş kollarıyla ilgili yatırım planlarınız var mı?

Grup şirketlerimiz ile üretim hariç lojistik, dağıtım ve perakende sektöründeki yatırımlarımız devam etmektedir. Aynı zamanda inşaat sektöründeki tecrübelerimiz ile sektörle alakalı yeni yatırım planlamalarımız son aşamasına gelmiştir.