Anahtar Kelimeler:

Devlet Bahçeli, halkımızla bütünleşmeliyiz

Devlet Bahçeli, halkımızla bütünleşmeliyiz

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son günlerde artan terör olaylarına ve verilen şehitlere dikkat çekerek; “bin yıllık kardeşliğin çatışmaya dönüşeceği, etnik bölücülüğün tırmanacağı, bir iç çatışmanın yaşanabileceği bir Türkiye’yi bugünden önleyebilmenin yolu, halkımızla bütünleşmektir” dedi.

Bahçeli, Darende`ye gelişinde Sivas il sınırındaki Yazıköy mevkiinde çok sayıda partili tarafından karşılandı. MHP Tekirdağ Milletvekili Kemalettin Nalçacı, MHP Malatya İl Başkanı Ömer Ekici ve çok sayıdaki partilinin sloganlarla karşıladığı Devlet Bahçeli’yle Darende’nin AK Partili Belediye Başkanı İsa Özkan’da tokalaşarak ‘ilçemize hoşgeldiniz’ dedi.

Darende’ye gelişinde kurban kesilen Bahçeli burada parti teşkilatını ziyaret etti. Devlet Bahçeli daha sonra Cumhuriyet alanında toplanan vatandaşlara hitabetti.

Türkiye’nin son yıllarda çok büyük iç ve dış tehditlerle karşı karşıya bulunduğunu, siyasi, sosyal ve ekonomik yönden ağır bir bunalım dönemi yaşandığını ifade eden Bahçeli bunun böyle devamı halinde Türkiye’de kargaşanın kaosun krizin tırmanacağından hiç şüphe olmayacağını savundu.

Bahçeli konuşmasında; “Siyasi partiler olarak ülkemizi dolaşarak bu gidişatın sonuçları üzerinde inandıklarımız çerçevesinde halkı uyarmayı bir görev kabul etmeliyiz. Siyasi partilerimize düşen büyük görev mutlaka yerine getirilmeli, bin yıllık kardeşliğin çatışmaya dönüşeceği, etnik bölücülüğün tırmanacağı, bir iç çatışmanın yaşanabileceği bir Türkiye’yi bugünden önleyebilmenin yolu, halkımızla bütünleşerek onunla düşüncelerimizi paylaşarak onlara bildiklerimizi anlatıp, onların iradesine saygı duyarak bu kaos, kargaşa ve krizden kurtulmanın yolunu bulmalıyız. Türkiye’miz kritik bir eşikte, bir yol ayrımındadır, hangi siyasi partiler olursak olalım, eğer Türkiye’de huzur, güvenlik, istikrar yok ise siyasi partilerin mevcudiyetinin hiçbir anlamı olamaz. Türkiye’nin istikrarı bozulmadan, güvenliği sarsılmadan sosyal dokusu parçalanmadan gerekli tedbirlerin alınmasında yarar vardır. Bugün ilkemiz bir yol ayrımına doğru sürükleniyor. Bölücü terör tırmanıyor, etnik bölücülük derinleştiriliyor. Bugün belli bir bölgede olan etnik ayrımcılık, Türkiye’nin her tarafına yaygınlaşır hale getiriliyor. İnsanlar, bin yıllık kardeşliği, kurdukları aile yuvalarını unutup, etnik kimlik rüzgârına kapılıp, büyük bir ayrışmanın içerisine sürükleniyor.

Sayın Başbakan’ın neye hizmet ettiği şu sözü çok tehlikelidir. Türkiye’nin birliğinden dirliğinden kardeşliğinden bahsetmek gerekirken, Türkiye’yi ilmek ilmek otuz altıya bölecek tarzda bir etnik tartışmaya sürüklemenin kime ne faydası olacaktır, bugün yaşanan budur. Ve etnik bölücülük derinleştikçe, etnik bölücülüğe siyasal tavizler verildikçe, bu defa bölücü terör tırmanıyor ve anaların gözyaşları akmasın derken son günlerde özellikle açılım denen yıkım projesinin gündeme geldiği günden itibaren çok sayıda Mehmetçiğimiz, emniyet mensubumuz ve korucu kardeşlerimiz şehit ediliyor. Bunun adını iyi koymak lazımdır, değerli Darendeliler, bunun adı bir etnik sorun değildir, bunun adı bir Kürt sorunu değildir, bunun adı demokratik sorun değildir, bunun adı bölücü terör sorunudur. Bölücü terörün sahibi ise PKK’dır. PKK ise Kürtçe konuşan hiçbir insanımızı temsil etmemektedir. Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki insanlarımızı temsil edemez. Onlar adına konuşulamaz, onlar adına muhatap alınamaz. Bu sebepten dolayı önce bölücü terör tanımlanmalı ve kökü mutlaka kazınmalıdır. Değerli Darendeliler bununla da yetinmemek lazımdır. Bugün bölücü terörün çok daha arkasında yaşanmakta olan önemli sorunlarımız vardır. Belki de terörün kaynağı, terörün besleyicisi konumuna getirilecek bu sorunlar bugün iktidarın beceriksizliğinden dolayı üstü örtülmek isteniyor ve örtü bir bölücü terörü bir başka demokratik açılım çarşafıyla üzerini kapatarak, gizlemeye çalışılıyor. Bugün Türkiye’nin en önemli sorunu, ekonomidir, işsizliktir, kimsesizliktir, yoksulluktur, yolsuzluk sorunudur. Her ne kadar ekonomik yönden, büyüdüğümüz ifade edilirse de her ne kadar küresel kriz Türkiye’ye teğet geçmiştir diye iddia edilmiş olsa dahi bugün şurayı şu meydanı çevreleyen esnaf kardeşlerimiz, burada bulunan insanlarımız kendi durumlarını gözden geçirdiği vakit, hiç de teğet geçmediğini görüyor ve işsizlik sıkıntısı altında özellikle de genç çocukların bir bunalım yaşadığını fark ediyor”dedi.

Devlet Bahçeli konuşmasında belediyeler ve sosyal yardımlaşma fonuyla yoksul ve kimsesizleri seçim dönemi hatırlayarak, oyları çalmanın Türkiye’nin kurtuluşunun işareti olmadığının aradan geçen süre içerisinde anlaşıldığını bildirdi.

Bugün Türkiye’nin en sorunun ekonomi olduğunu dile getiren Bahçeli; “Ekonomik büyüme, sadece ve sadece finans kesiminden beslenen, rant ekonomisiyle çoğalan AKP’ye yandaşlık yapan bir çevreyi mutlu ediyor. Bu büyümenin yansıması, emeklide yok, işsizde yok, çalışan kardeşimizde yok, esnafta yok, çiftçide yok, kayısı üreticisinde yok, hiç kimsede yok, ya biraz yandaş medyada var, biraz AKP’nin yoldaşlarında var” dedi.

Yapılacak referandumla ilgili görüşlerini de dile getiren MHP lideri; “Anayasa Mahkemesi ister iptal etsin ister etmesin eğer Türkiye 12 Eylül günü bir referanduma gidecek ise meclisteki 335 tıkanıklığı milli iradede kendini göstermeli ve referandum yoluyla bugünkü siyasi iktidara bir uyarı yapılmalıdır. Referandumda Anayasa değişikliğinin kabul oyuyla kuvvetlendirilmesi hali zaten ayağı yerden kesilmiş, şımarmış, kendini beğenmiş, herkesi küçük gören herkesi horlayan herkesi tersleyen bir Başbakanı çıldırtır ve ne yaptığı bilinmez bir halde hem kendisine hem partisine hem Türkiye’ye zarar verir hale gelir.

Önümüzde fırsat var, referandumda bu AKP’yi uyarmalıyız. Muhtemelen erken veya zamanında yapılacak bir seçimde bu AKP’den Türk Milletini kurtarmalıyız. Ve yerine Türkiye’nin bütün sorunlarını kucaklayacak AKP yönetiminin yolsuzluğundan Yüce Divan’da hesap soracak Sayın Recep Tayip Erdoğan’ın yurt dışına kaçışına fırsat vermeden onu adaletin önüne getirecek bir iktidara ihtiyaç vardır” diye konuştu.

Konuşması öncesinde Saadet Partisi’nden partilerine katılanlara rozet takan Bahçeli bunu anımsatarak; “Bugün Saadet Partisi’nden partimizi şereflendiren değerli kardeşlerimizle alacağımız güçle beraber Darende’de yaşayan hangi partiden olursa olsun her kardeşimize ulaşarak Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı sıkıntıları bunalımları anlatarak bugünkü iktidar değişikliğini millet iradesiyle yapmakta yarar vardır. Demokraside iktidar değişikliği millet iradesiyle yapılmalıdır. Millet iradesiyle yapılacak iktidar değişikliğinin müessesi ise seçimdir. Öyleyse seçimden korkmamak lazımdır. Bugünkü AKP’ye 8 yılın ızdırabına yolsuzluğuna yoksulluğuna hırsızlığına rüşvetine bir Osmanlı tokadının atılma zamanı gelmiştir diye düşünmeliyiz” şeklinde konuşmasını tamamladı.

Bahçeli sloganlar altında alandakilerle vedalaşarak Akçadağ ilçesine bağlı Kozluca Belediyesi’ne yapacağı ziyaret için Darende’den ayrıldı.

Haberin Fotoğrafları için tıklayın

http://my.opera.com/Darendehaber/albums/slideshow/?album=3737012