Çok istediği öğretmenliğe hiçbir şey engel olamadı

Sınıf öğretmeni Banu Polat, 15 yıldır mücadele ettiği diyabetin üstesinden öğrencilerinin sevgisiyle geliyor.

İlçemiz kırsalındaki bir okulda görevli sınıf öğretmeni Banu Polat, 15 yıldır mücadele ettiği diyabetin üstesinden öğrencilerinin sevgisiyle geliyor.

İlçeye 13 kilometre uzaklıkta bulunan Yenice İlkokulunda görevli sınıf öğretmeni Polat, ilkokul yıllarında kurduğu öğretmenlik hayalinden, lise yıllarında karşısına çıkan ve hayatını değiştiren diyabete rağmen vazgeçmedi.

Lise birinci sınıfta evde tatlı hazırlarken rahatsızlanıp ailesi tarafından götürüldüğü hastanede diyabet olduğunu öğrenen Polat, ilk üniversite sınavında da şeker hipoglisemiye girerek başarılı olamadı.

Diyabet nedeniyle birçok arkadaşının öğretmenlik hayalinden vazgeçtiğini söyleyen Polat, pes etmeyerek girdiği ikinci üniversite sınavında Niğde Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Bölümünü kazandı.

Yaşadığı zorluklara rağmen okuldan başarıyla mezun olan Polat, 2011´de Diyarbakır´ın Hani ilçesine bağlı Yayvan Köyü İlkokuluna atandı. Hastalığı nedeniyle kent merkezinde konaklamak zorunda kalan Polat, okuluna 6 ay saat 06.00´da yola çıkarak orman işçilerini taşıyan servisle gidip geldi.

Daha sonra Malatya´nın Darende ilçesi kırsalındaki Yenice İlkokulu´na atanan Polat, hastalığının yaşattığı zorluklara rağmen mesleğini sürdürmenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyor.

 "Meslekten vazgeçmeyi düşünmedim"

Banu Polat, gazetemiz muhabirine yaptığı açıklamada, hastalığı nedeniyle mesleğe ilk başladığı yıllarda büyük zorluklar çektiğini söyledi.

Zorluklara rağmen mesleğinden vazgeçmediğini anlatan Polat, "Hastalığım beni inanılmaz zorladı ama hayalim olan mesleğim ve çok sevdiğim öğrencilerim için yılmadım ve hiçbir zaman bu meslekten bir kere dahi olsa vazgeçmeyi düşünmedim. Öğretmenliğin benim hayatımda çok önemli bir yeri var." dedi.

Polat, hastalığını öğrencilerinin de bildiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Rahatsızlığım arttığı zaman baş ağrısı yapıyor. Durumumu gören öğrencilerim ´arkadaşlar sessiz olalım, üzmeyelim öğretmenimizi´ diyerek bana yardımcı olmaya çalışıyorlar. Onların bu şekilde kabullendiklerini görmek benim için çok güzel bir duygu idi. Öğrencilerimin sevgisini gördükçe mesleğimi daha çok seviyorum. Her gün onlardan yeni bir şey öğreniyorsun, o sevgiyi alıyorsun bu harika bir duygu. Üzüldüğüm günler kendi kendime ´bir sınıfıma girseydim, şu çocukları bir görseydim´ diyorum. Öğrencilerime hissettiğim duygu çok farklı bir şey."

 "Benim için yanlarında şeker taşıyorlar"

Polat, sınıfta hastalığıyla ilgili yaşadığı bir anıyı paylaşarak, şunları kaydetti:

"Bir gün sınıfta şekerim yükseldi. Kendimi kaybetmek üzereyken, öğrencilerimin görmemesi, etkilenmemesi için sınıfın dışına çıkmak istedim ama başaramadım. Onların gözü önünde hastaneye kaldırıldım. Bu nedenle öğrencilerim elim titrese anlarlar ve hemen koşarak şeker alıp getirirler. Benim için yanlarında şeker taşıyorlar. Çoğu zaman da yaşadıklarımı yansıtmamaya çalışıyorum. Bana bir şey olduğunda korkuyorlar. Ben de buna mahal vermemek için hemen sınıftan çıkıyorum. Hastalığımdan dolayı doktorlar rapor da veriyor ancak ben hiçbirini kullanmıyorum. Şekeri bir rahatsızlık olarak görmüyorum. Bir şekilde kendim halledip, dersime devam ediyorum. Bazen sınıfa adeta sürünerek gelmişliğim oldu ki çocuklar geri kalmasın diye. Ben onlarsız yapamam. Hastalığımla yaşamayı öğrendim. Bu durum beni ne kadar zorlasa da öğrencilerime yansıtmadan, onların gözlerinde hep gülen bir Banu öğretmen olarak kalmayı sağlayacağım."

Öğrencisiz bir hayat düşünemediğini vurgulayan Polat, "Onlarsız yapamam gibi geliyor. Yaz tatilinde bile öğrencilerimi özlüyorum. Çocuk sesi benim için gerçekten çok güzel bir şey. Aksi takdirde bana hayat geçmez." diye konuştu.

 "Öğrencilerim benim için herşey"

Polat, öğretmenliğin fedakârlık isteyen bir meslek olduğunu belirterek, Öğrencilerim benim için bambaşka bir şey." dedi.

İlkokulun çocuklar için temelin atıldığı eğitim dönemi olduğunu aktaran Polat, şunları kaydetti:

"Bu nedenle büyük bir sorumluluk ile hareket etmem gerekiyor. Çünkü temeli ben atıyorum. Zayıf olduğu takdirde üzerine ne koysanız muhakkak sallanacaktır. Bunun sorumluluğu ile yaşamak gerçekten çok ağır bir şey. O yüzden sınıfa girdiğim andan itibaren oturmaktan, konuşmaya kadar her şeyimi seçerek, özenerek yapıyorum. Biliyorum ki onlar sadece bir öğretmen değil, ahlaken de bir model olarak görüyorlar. Bu sebeple hep güzel şeyler katmaya çalışıyorum."

Polat´ın öğrencilerinden Gamze Yenice ise öğretmenini çok sevdiğini belirterek, "Her gün çok uzaklardan bizim için gelerek arkadaşlarıma ve bana çok şey öğretiyor. Nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum. Öğretmenimin hastalığı için çok üzülüyorum. Büyünce doktor olursam öğretmenim için gereken her şeyi yapmak istiyorum." dedi.

2. sınıf öğrencisi Gamze Yenice´de öğretmenini çok sevdiğini belirterek, ?Her gün çok uzaklardan bizim için gelerek arkadaşlarıma ve bana çok şeyler öğretiyor. Nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum. Hastalığı için çok üzülüyorum. Büyünce öğretmenim için doktor olursam ona gereken her şeyi yapmak istiyorum.? dedi.