Yeri de geldi zamanı da…
Tarih: 3.2.2016 09:11:55 / 2989okunma / 1yorum
Cemil Gülseren

Kültürü, coğrafyası, tarihi, tarımı, ticareti yönünden Darende´yi tanımlayan ve tamamlayan ayırt edici başlıklara dayanarak bazı önerileri dile getirmek istiyorum. Darende imajını oluşturan SOMUNCU BABA VE OSMAN HULUSİ EFENDİ GİBİ özel ve güzel değerlerden başka mesela Darendeli sadrazamlar, paşalar, âlimler, şairler eserleriyle yadsınamaz bir şekilde tarihteki yerlerini almışlardır.

  Hititlerden bu yana Bizans dönemi ve ardından Müslüman Arapların güzergâhı, Dulkadir Beyliği derken Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı dönemi eserlerini, izlerini görmemiz mümkündür. Camisiz minareler Selçuklu dönemine kadar uzanır. Eğlence, sağlık, spor ve dinlence adına Tohma Kanyonu´nun, Günpınar (Aşudu)  Şelalesi´nin, Balaban İçmecesi´nin ayrı yeri  olduğunu görenler ve gelenler bilir. Ticarete yatkınlığı, gezginci satıcıları, esansçıları, kitapçıları-çerçileri yine gezginci doktorları hepsi ayrı ayrı inceleme konuları olmuştur. Bu hareketlilikten doğan kendine özgü yapma dile sahip olduğu bir gerçek mi? Evet. (Not: Hazeynce, Türkiye´de üç yapma dilden biridir.)  Tarımından, tatlarından şimdilik burada söz açmayalım. O da ayrı bir bahis konusu olacaktır. Ancak iki hususu da belirtmeden geçmeyeceğim: Birincisi özellikle Darende´nin evleri ile birlikte iç içe olan bahçeleri (Erik, dut, elma, ceviz ağaçlı, kaysıyı saymaya zaten gerek yok.), ikincisi de o kibarım ıspanaklı- otlu-ekmeği. Dışarıya göç etmiş on binlerce Darendeli hemşerimize derim ki sadece ıspanaklı ekmek ve ayran verin toplantılarınızda o size yeter memleketi anmak için. Yeri gelmişken yine söyleyeyim-Defalarca dile getirdim. Hoş kaybedince eninde sonunda anlaşılacak ama. Neylersin?!...-Siz ‘kentsel dönüşüm´ le bu dokuyu bozarsanız DARENDE DARENDE OLMAZ. Bu düşüncemden dolayı da kentsel dönüşüme karşı çıkıyorum anlaşılmasın. Yeri yani mevkisi seçilen arsa önemli. Bu bahçeler yaşatılmalı. Onları betona dönüştürmeyelim. Aynı tehlike şimdi de Balaban için söz konusu. Balaban´a TOKİ evlerini çok mu görüyorsunuz? Hayır hakkıdır lakin tarım arazisini almayın. Tarıma elverişsiz yer tercih edilmeli. Anladığım kadarıyla alan almış, satan satmış. Sana ne oluyor? Diyeceksiniz. Deyin. Ben de diyeceğimi dedim gitti. Unutulmaya Gerimter´in asıl yerleşim yeri ‘Kalekent´ tarzındaki o kırmızı kayalara oturmuş halidir. Kırmızı kaya, sırtta uzaktan baktığında heybetli görünümlü iç içe, birbirine dayalı evler. Evet tarıma elverişsiz hem de. Atalarımızın yaptığına bakın bir de bizim yaptıklarımıza. O güzelim Malatya ovası ne oldu? Bitti. Kül rengi beton oldu. Çok değil yirmi otuz sene önce Malatya, ‘Yeşil Bursa´ gibi ‘Yeşil Malatya´ olarak anılır bilinirdi. Yeşilden eser yok. Sonunda biz de söyleniriz yok yok ağıt yakarız: “ O eski halinden eser yok şimdi…” Bütün Türkiye böyle. Toprak gitti gidiyor. Tema´cılar uğraşsın. Hoş hiç ses sedaları da yok ya artık(!)

SÖZÜN ÖZÜ: Gerek ekonomik, gerek  ekolojik ve gerekse kültürel dokular hep yaşamalı, yaşatılmalı. Yoksa fotoğraflar kalır gelecek nesillere. Ispanaklı ekmeği de ocaklıkta, sac başında değil de teflon tavada yersiniz. Yapmasını bilen kalırsa tabii.

BİRİLERİNE GÖZLÜK MÜ LÂZIM?

Şu bizim Malatya ekâbiri( kültür-sanat adına sokak düzenleyenler) kabullense iyi olacak Darende´nin değerlerini, büyüklerini görmezden gelmekle bir yere varamazsınız. Bir takım küçük hesaplar, kıskançlıklar ve dahi hasetliklere rağmen Darende hak ettiği yere gelecektir. Siz istemeseniz de…Meşhur kelâmdır: Güneş balçıkla sıvanmaz. Siz görmek, göstermek istemeseniz de nafile.

Yine bazıları istemese de Darende, bölgesinde bir kongre ve seminer beldesi olmaya en yatkın ve yetkin yerdir ve olacaktır. Doğası, turizmi (inanç turizmi cabası), tarihi, kültürel birikimleri ile bunun gerçekleşeceğine inancım tamdır. Yeter ki Kaymakamlık-Belediye ve STK (başta Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı yanında diğer vakıf ve dernekler, odalar) el ele verip bu gayeye yönelik gayret etsinler. İstemezler, çekemezler gölge etmesin, yeter. Herkes bir ucundan tutsa olacak. ‘ O geçe, bu geçe; o taraf, bu taraf´ davaları gütmenin zamanı değil. Ortak noktamız Darende Sevdası ise neden bir araya gelinmesin?

Ülkemizin, bölgemizin, coğrafyamızın içinde bulunduğu şartlar zaten bu kardeşliğin, dayanışmanın, bu sevgi ve saygının olmasını zorunlu kılıyor. Birlik için, kardeşlik için kucaklaşmanın hem yeri hem de tam zamanıdır.

Anahtar Kelimeler: Yeri, geldi, zamanı
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Adem Aydıner
3.2.2018 20:58:49
Sa Kaleminize kuvvet
Yazarın Diğer Yazıları
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
3.7531
EURO
4.6593
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
20 Şubat 2018 Salı
Bugün
Sağanak
11 °C
4 °C
Çarşamba
Bulutlu
12 °C
5 °C
Perşembe
Parçalı bulutlu
12 °C
2 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Güzelliği sevdiği kadar, erdemi de seven bir insanı daha görmedim.

Konfüçyus