Özel Hacı Naciye Ateş Yıl Sonu Programı Hakkında Bir Kaç Kelam
Tarih: 3.5.2018 21:51:42 / 1337okunma / 0yorum
Hüseyin YAREN

Müslümanım, Müslümanlık öz şiarımdır benim,

Tabiiyyetim Türktür ve Türklük iftiharımdır benim

                                                                                                       ( Es-Seyyid Osman Hulusi Darendevî)

Özel Hacı Naciye Ateş okullarında güzel bir yıl sonu programı hazırlanmış, emeği geçenleri kutluyorum. Şehitlik anlayışı, Vatan, millet ve bayrak sevgisi çok güzel bir şekilde işlenirken, Ümmet anlayışı, yardım ve fetih ideali, Bosna , Kudüs ve Afrin anlatılmaya çalışılmıştır.Selçukludan , Osmanlıdan günümüze güzel bir uslupla işlenmiştir.Fetih bir yeri hayata açmak , yaşamaya açmak anlamlarına gelir. Fetih edilen ve fethedilecek tüm coğrafyalar insani, İslami, hukuki olarak hayata açılmaktır, barış ve huzur ortamını sağlamaktır. Feth edilen yerlere barış, huzur, ve adalet taşınır, zalimlerin zulmüne dur denilir; zalimlerin oyunları bozulur. Gaye ise tüm dünyada barış huzur, adalet, ve güvenlik sağlanana kadar mücadele etmektir. İşte tarih sayfalarından güzel bir örnek: Bir zamanlar Bağdat´ta ünlü bir marangoz varmış. Çok güzel bir minber oymuş. Her gören onun güzelliğiyle büyüleniyormuş Öyle ki Bağdat´a her gelen, marangoza gidip ‘Şu minberi bize sat, falanca camiye götürelim´ diyormuş. Onun cevabı hep aynı, “Bu minber Mescid-i Aksa´da duracak”.

Ahali şaşırıyor tabii, “İyi de Kudüs Haçlı işgali altında”.

Marangoz yüksünmeden hep aynı cevabı veriyormuş;

“Benim elimden gelen bu. Ben zanaatkârım. Minber yontarım. Bir babayiğit de çıksın, Kudüs´ü geri alsın, bu minberi de yerine oturtsun.”

Derken bu minber hikâyesinin konuşulmadığı hiçbir şehir kalmamış. Herkes minberin güzelliğini bire beş katarak birbirine anlatırken, aynı hikâyeyi 7–8 yaşlarında bir çocuk da işitmiş. Ama o, eserin güzelliğinden ziyade, müessirin vasiyetine kulak vermiş.

Aradan 40 yıl geçmiş ve o minberi durması gereken yere, Mescid-i Aksa´ya yerleştirmiş. Diller onu Selahaddin-i Eyyubi diye anmış…

Mescid-i Aksa´yı gördüm düşümde, götür Müslümana selam diyordu

Dayanamıyorum bu ayrılığa, kucaklasın beni İslam diyordu…

Yılsonu programına ciddi bir emek verilmiş, şiirler, oratoryo ve tiyatro gösterimlerinin hepsi birbirinden güzel olmuş, bu bölümlerden anekdotları siz sevgili okuyucularımla paylaşmak istiyorum.

Osmanlı Torunları Myanmar´ı unutmadı. Türkiye´de Myanmar´daki Müslüman kardeşlerimiz için toplanan tonlarca gıda ve diğer yardım malzemeleri devletimizin titiz çalışmaları ile Myanmar´a ulaştırıldı. Yaşadıkları zulümden Türkiye´nin girişimleri tüm dünyanın haberi olup kurtulduklarını belirten bölge halkı, Türkiye´de Osmanlıyı gördüklerini, bu vefayı hiçbir zaman unutmayacaklarını sözlerine ekledi…

Ey İslamı yok etmeye çalışan sefiller!

Sizler, mayınlar döşeyip bizi yok etmeye çalıştınız

Zalimdiniz, alçak dişlerinizi

Mazlumlarımıza bilendiniz

O Allah ki mayın tarlalarınızı dondurdu

Tuzağınızı helak etti

Çünkü Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır…

Tiyatrodan bir sahne: Şehit hikayesi deyince bakın başımdan geçen bir şey anlatayım size. Ben buraya gelmeden önce Hakkari´de şehit olan bir arkadaşımın annesini ziyarete gitmek istedim. Yolumu düşürdüm, onun köyüne vardım. Önce kabristana gittim kabrini ziyaret ettim. Sonra da annesinin evine gittim. Eve gittim kapıyı çaldım annesi beni tanımaz bilmez dedi ki hoş geldin oğlum Mustafa, ben de seni bekliyordum. Ana merhaba dedim, geleceğimi nerden biliyordun diye sordum. Gel soluklan hele senin sevdiğin sarma ve ayran hazır seni bekliyor dedi. Ağzım açık kaldı, gerçekten de sarmayı ayranı çok severim. Sonra anlattı zavallı kadıncağız ağlaya ağlaya. Gece oğlu rüyasına girmiş, ana yarın arkadaşım Mustafa gelecek beni ziyarete, o sarmayı ve ayranı çok sever ona yapıver onları demiş. Gerçekten de şehitler ölmez işte. İnanmayanlar buna da inanmaz ama…

Ey şehîd-i pâk-dil hep ins ü cin ağlar sana

Ser-te-ser mâtem tutup kevn ü mekân ağlar sana…

Firkatınla kan döken ancak ki Hulûsî değil

Devr edip döndükçe bu devr ü zamân ağlar sana…

Bir başka anekdot: Burası Bosna Hersek´in uçsuz bucaksız ormanlarının arasına serpilmiş köylerden sadece birisi. Buradaki köylüler 1993-95 savaşında asıl memleketlerini Sırplara bırakmak zorunda kalan ana vatanlarından ayrılmanın acısını en derinde hissedenlerdir. Yüzyıllardır değişmeyen hayat tarzlarında sadece mekân değiştirmiş oluyorlardı, değilse yoksulluk yine aynı yoksulluktu. Doğup büyüdükleri, havasına, suyuna, toprağına, ayrı ayrı bağlı oldukları vatanlarından ayrılmanın acısı ve yoksulluğun acımasız bir hükümdar gibi hüküm sürmesi onlar için yaşaması zor olan bir hayattı…

Ey Türk ün evladı!

Evladı Fatihan, evladı Selimhan

Sana sesleniyorum

Tarih seni çağırıyor

Senin gelmeni bekleyenler var

Ümmed-i Muhammed seni bekliyor

Tüm mazlumlar, yetimler seni bekliyor…

"Türkiye Marşı" eşliğinde hazırlanan koreografi ise gerçekten çok güzeldi. Tüm emeği geçenleri tebrik ediyorum. Ecdada layık olabilmek temennisiyle…

Anahtar Kelimeler: Özel, Hacı, Naciye, Ateş, Sonu, Programı, Hakkında, Kelam
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Dem Bu Demdir Dem Bu Dem (05 Aralık 2018 - Çarşamba)
Memleketimi sevmek bir sevdadır (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
Gönülden sürer gamı bayram olur her demi (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
VAKIF MEDENİYETİ (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Fetih Zamanı / Mekkenin Fethi ve Afrin (04 Şubat 2018 - Pazar)
Seyyid Hasan Gazi (02 Ocak 2018 - Salı)
Akçakaya tarihi kimliğine kavuşuyor (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
SÖZLE DEĞİL YAŞAYIŞLA ÖRNEKLİK (19 Kasım 2017 - Pazar)
EĞİTİMDEN HAYATA FARKLI BİR BAKIŞ (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Kudüsü anlamak (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kitap okumanın önemi / sırları keşfetmek (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Necip Milletimiz, Cennet Vatanımız (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
ADİL OLMAK (06 Haziran 2017 - Salı)
Tarih şuuru / toplumsal hafıza (06 Nisan 2017 - Perşembe)
MEDENİYETİMİZE DAİR BİR KAÇ KELAM (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Halep´in önemi (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Petrol – Oyun – Mücadele (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Tarihten günümüze Musul (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Ehl-i Sünnet Hassasiyeti (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Bilinçli olmak, şuurlu olmak (02 Eylül 2016 - Cuma)
Sala ve ezanlarla kahramanlık destanı (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Somuncu Baba´da bayram sabahı (29 Temmuz 2016 - Cuma)
Maneviyat iklimi Ramazan ayına girerken (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Tüm Türkiye´ye örnek olacak hizmetler (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Mesleklerin en güzeli öğretmenliktir (04 Aralık 2015 - Cuma)
Gençliğin / Gençlerin Kıymeti (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Eğitim üzerine bir kaç söz (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Adaletin toplum üzerindeki önemi (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Çifte Bayram (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Anma Merasimi ne doğru (07 Temmuz 2015 - Salı)
Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi (ks) (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Kutlu Doğum / lemlere Rahmet (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Son Kale Çanakkale (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hacı Naciye Ateş Okulları (03 Mart 2015 - Salı)
Hakikatler (06 Şubat 2015 - Cuma)
Aile huzuru toplumun huzuru (06 Ocak 2015 - Salı)
Öğretmenler Günü (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Hidayet kaynağı Kuran-ı Kerim (06 Kasım 2014 - Perşembe)
OKULLAR AÇILIRKEN (09 Eylül 2014 - Salı)
Bayram ve Hüzün (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
DÜNYAYA TEŞRİFİNİN 100. YILI ANISINA (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
BAHR-I UMMAN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Sevgi Seli (19 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Cevherin kıymetini bilmek (11 Nisan 2014 - Cuma)
Daha ileriyi görmek (13 Mart 2014 - Perşembe)
İnceliği anlamak, yakalamak (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
DOLAR
5.3710
EURO
6.0755
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
15 Aralık 2018 Cumartesi
Bugün
Bulutlu
8 °C
1 °C
Pazar
Fırtına
8 °C
3 °C
Pazartesi
Bulutlu
10 °C
2 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Denizi testiye doldursan, alabildiği kadar su alır. Gerisi kalır…

Mevlana