Muhteşem Süleyman
Tarih: 6.3.2016 09:08:33 / 2474okunma / 2yorum
M. Nazmi Değirmenci

 

Araştırmacı Yazar, Tarihçi Sayın Talha Uğurluel´in, Darende´ye önceden geldiniz mi, sorusuna, “Baybars´ın izini sürerek Elbistan´a kadar gelmiştim.” cevabı bende kendisine karşı bir merak uyandırdı, Baybars Mısır ve Suriye´de hüküm sürmüş Kıpçak kökenli Memluk sultanıdır. İzini sürmek önemliydi, tarihi anlatırken kendisinin de zaman zaman kullandığı şu tanımlamayı hayatına tatbik etmiş gibiydi: Osmanlı hükümdarları saraylarında oturmadılar, hep fetihte cephedeydiler. Sayın Uğurluel de cephedeydi, tarihin cereyan ettiği mekânlara gitmiş oralarda izler aramıştı. Onun için kütüphane raflarındaki yazılanlar yeterli olmamış bir sütunda, bir kubbede, bir kalede, bir çinide, bir minyatürde tarihi kovalamıştı. Konferanslarını kendi emeği yüzlerce görsellerle süslemiş ve anlattıkları inandırıcı olmuştu, bunu merak ediyordum.

Darende için söyledikleri, övgüyle yazıldı, konuşuldu, benim de ilgimi çekti. Darende Kaymakamlığı´nın düzenlediği tarihe yolculuk programı kapsamında Darende´ye gelmiş, konferanslar vermişti. Darende için meraklanmış, Somuncu Baba´nın Osman Hulûsi Efendi´nin beldesine hayran kalmış bir tarihçi. Osmanlı dönemde bir üniversite şehri olarak tanımladığı Darende´mizde, mukayese ölçeği çok hassas olan bu araştırmacının Somunca Baba Külliyesi için “Burada bir üst akıl var.” sözü çok kıymetlidir. “Eyüp Sultan´a örnek olacak şeyler yapılmış, Türkiye´deki türbelerin, külliyelerin başına bu ekibi danışman olarak getirerek Türkiye´yi gezdirmeli.” diyerek, bu güzel hizmetin var olma sevincini bizlerle paylaşmıştır. Arifliğin gereği olarak, Darende ziyaretini şöyle özetlemiştir Uğurluel, “Büyüklerin huzuruna çağırılmadan gelinmiyor, demek ki bir çağrı söz konusu olmuş, Allah layık etsin.”

Yeşilyurt Belediyesi Kitap Yurdu Projesi kapsamında Muhteşem Yüzyıl konulu konferans için Malatya´ya geleceğini duyunca saatinden önce salondaki yerimi aldım. Gafillik içerisinde, yalanlarla dolu bir senaryoyla çekilen TV dizisiyle anlatılmıştı Sultan Süleyman. Tarih masum evlatlarımıza, milletimize ve bütün insanlığa doğru anlatılmalıydı. Sayın Uğurluel gerçek olan Kanuni Sultan Süleyman Han´ı anlatacaktı. Salon doluydu ve sonuna kadar da öyle kaldı. Pür dikkat onu dinledik, ecdadımıza insafsızca yapılan saldırı, o kadar açık, ayan beyan ortadaydı ki, görmeliydiniz.

Gece misafir olduğu evde, odasında Mushaf´ın olduğunu görünce saygısından yatmayıp sabaha kadar Rabbine ibadet eden bir Osman Gazi´den başladı anlatmaya. Kur´an´da “O Süleyman” diye başlayan Neml Suresi´ni okurken oğlunun dünyaya geldiğini haber alan Yavuz Sultan Selim´in haberciye, “Adı Süleyman olsun.” deyişini anlattı, zamanın dünya ve ukba sultanları, iki sütkardeş Yahya Efendi ve Sultan Süleyman´ı anlattı.

Osmanlı İmparatorluğu´nun onuncu padişahı ve seksen dokuzuncu İslâm halifesiydi. Batı´da Muhteşem Süleyman, Doğu´da ise adaletli yönetimine atfen Kanunî Sultan Süleyman olarak bilinen I. Süleyman´ın kırk altı yıllık hükümdarlığındaki on yedi seferini anlattı. Belgrat´ın fethi, Akdeniz bir Türk gölü haline gelişi, Preveze Deniz Zaferi´ni, Birleşik Avrupa Krallığı´nın başı Alman Şarlken´e yazdığı “Ben ki, karaların ve denizlerin hakanı…” diye başlayarak, “Sen ki Alman vilayeti kralısın…” diye devam eden meşhur mektubunu anlattı. Dünyanın en kısa süren meydan muharebesi Mohaç´ı, bu seferle alakalı “Gönlüme benlik girdi.” diyerek kazdırdığı dehlizde sabahlayan bir hükümdarı anlattı. Avrupalıların Osmanlı hayranlığını, Versay Sarayı´nda sergilenmekte olan, Osmanlı kıyafetleri giymiş Fransa kralı ve eşinin resimlerini anlattı. Macaristan Budin seferini, Budin´de sarığına taktığı gülle herkese gül dağıtan, gönül ehli, tahta kılıçlı Gül Baba´yı, Avusturya-Voldova seferini, Mısır´ın, Yemen´in fethini, Hindistan deniz seferlerini, Fransa´nın Akdeniz kıyısındaki liman şehirleri Marsilya, Kan ve Tulo´nun tapularının Osmanlı´ya teslimini anlattı. Sultan Süleyman Han´ın desteğiyle “Siz insanlara cennetten yerler satıyorsunuz.” diyerek Roma´daki Papa´ya karşı çıkan ve Protestanlık adıyla yeni bir Hıristiyanlık mezhebi kuran Luter´i anlattı. 17 kalenin fethedildiği İran seferini, Mekke´de Süleymaniye Medresesi´ni, Kâbe´deki revakları, Babu´s-selam Kapısı´nı, Küdüs´teki Kubbetü´s-sahra Camii´ni, Kudüs surlarını, İstanbul´da olduğu gibi Şam´daki Süleymaniye Külliyesi´ni anlattı. Sırbistan´ın başkenti Belgrat´ta 237 cami varken bugün bir tane Kanuni´nin yaptırdığı Bayraklı Camii´nin kaldığını, Bulgaristan Sofya´da 446 Osmanlı vakfı varken bugün yalnız bir eserin, Kanuni´nin yaptırdığı Sofya Camii´nin ayakta durduğunu anlattı. Sultan Süleyman Han´ın dayanılmaz acılar veren Gut hastası olduğunu söylüyor ve bu haliyle seksen iki yaşında çıktığı Zigetvar Seferi´ndeki vefatını anlattı.

İrlanda´nın başkenti Dublin´de bir kütüphanede saklanan Matrahçı Nasuh´a ait Kanuni Sultan Süleyman´ın cenaze merasimini gösteren minyatürü anlattı. Cenazenin önünde Şeyhülislam Ebussuud Efendi, onun önünde Peygamberimizin nesli pak soyundan gelen seyit ve şerifleri temsilen Nakibüleşraf yürümektedir. Onların önünde baş üzerinde taşınmakta olan bir tahta sanduka vardır. Sultan Süleyman´ın vasiyeti; “Bu sanduka benimle beraber gömülsün.” demiştir. Vasiyetinin gereği olarak Ebussuud Efendi´den şer-î fetva istenir. Ebussuud Efendi sandukanın açılmasını ister, sanduka açılır. İçinden Sultan Süleyman´ın 46 yıl hanedanlığı süresince verdiği, bütün kararlar için Şeyhülislam´dan alınmış yazılı fetvalar çıkar. Ebussuud Efendi ağlayarak sandukaya sarılır ve sen kendini kurtardın nasılsa koca hünkârım, bakalım biz ruzi mahşerde ne yaparız, der. Bu bir ‘Kanuni´ yaşayış ve muhteşem bir gidiştir.

Anahtar Kelimeler: Muhteşem, Süleyman
Okuyucu Yorumları (2 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Nuriye kırteke
15.3.2016 18:01:02
Kaleminize ağzınıza düşüncenize sağlık.herzamanki gibi zevkle okudum..
Gülten Kaya
25.3.2016 23:48:36
Haberci 18 Çankırı yerel gazetesi yazarı Türk Nedir Ne Değildir Başlıklı yazısında tarihimiz hakkında öyle şeyler yazmış ki insan okudukları karşısında ne düşüneceğini şaşırıyor. Tarihimiz hakkında bunun gibi şeyler yazmalarının bir cezası neden yok? Bu gibi yazarları şikayet edilebilecek bir yer neden olmaz? Bunlara cevap mahiyetindeki yazılar yeterli olur mu?
Yazarın Diğer Yazıları
Bir köprünün hikâyesi (24 Temmuz 2018 - Salı)
Anadolu Ajansı´na Teşekkürler (01 Haziran 2018 - Cuma)
Bu sevgi nerde? Onu istiyorum (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Turizm de kıymet bilmek, kıymet aramak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Başına saksımı düştü? (04 Şubat 2018 - Pazar)
Mücevherat yığınları (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
Gül diyarında yetişen 200 hafız (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
İrfan halkasına dahil olmak (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
SERAMİK ATÖLYESİ (06 Haziran 2017 - Salı)
15 TEMMUZUN İLK FOTOĞRAFLARI (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Panelde sınavı gecenler (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Bitmeyen bir başlangıç olsun (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Hayırda yarışanlar (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Fen Lisesi hayırlı olsun (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Zamanın Yetmediği (08 Eylül 2016 - Perşembe)
Sıratı Müstakim (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Yine Hacılar, Yine HES (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İstanbul´un Fethi ve Somuncu Baba (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Somuncu Baba Aşkın Sırrı Filmi (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Kale kent Balaban (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Gönül ister ki (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Hadi anlat (04 Aralık 2015 - Cuma)
Yapılmış samimi bir ziyaret (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Talep yine güzel hizmete (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Asırlara hitap eden alim (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Siz ne güzel misafirlersiniz (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Turizm kataloğu (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Bir güven sorunu var (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
İlçelere 5 adet kültür merkezi yapılacak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Ahmet Ağabey (03 Mart 2015 - Salı)
Kıymetli bir zamanın, içindeyiz (06 Ocak 2015 - Salı)
Öğretmene benzer biri (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Bir Darende aşığı, Kul Vahap (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Bu son bahar (03 Ekim 2014 - Cuma)
ARADAKİ FARK (09 Eylül 2014 - Salı)
Çocuklar için bayram şekeri (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Ne güzel bir öğretici, ne güzel bir örnek (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
Somada kim suçlu? (11 Haziran 2014 - Çarşamba)
Gakkoşların diyarındaydık (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Türkiye birincisi Darendeden (11 Nisan 2014 - Cuma)
Malatya Beydağı Mülteci Kampı (MABEK) (13 Mart 2014 - Perşembe)
Siyaseti böyle mi yorumlasak (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Tohmaya iki köprü (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
872 ilçe arasında 627. sıradayız (08 Kasım 2013 - Cuma)
Herkesin bir hesabı vardı (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Ufuk açmak (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Kelebek mezarı (06 Ağustos 2013 - Salı)
Tarihe şahitlik etmek (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Bosna-1 / Kokusu, kahvesi, fesi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Hey onbeşli, onbeşli (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Anlatılmak (05 Nisan 2013 - Cuma)
Bağışlamanın tadı (13 Mart 2013 - Çarşamba)
2014 UNESCO Hulusi Efendi Yılı (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Buda bizim artımız (01 Ocak 2013 - Salı)
Osman Hulusi Efendi’nin ikram sofrası (07 Aralık 2012 - Cuma)
Okumak, değişim ve sınav (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Zengibar’da Türkiye Şampiyonası (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Benim Vizontelem (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Petrol benim yitiğim (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Hem edep hem edebiyat meclisi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Darende için bir ‘tık’ (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Kayıplarda bir tat, Şabük karası (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
Kar tatilimizi istiyoruz (02 Mart 2012 - Cuma)
Kuzeyden Güneye (07 Şubat 2012 - Salı)
Van Gölü canavarı (02 Aralık 2011 - Cuma)
Hepimiz öğretmeniz (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Karettalar ve eğitim (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Suçlular ve ceza çekenler (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Solmayan gülistanın gülleri (05 Temmuz 2011 - Salı)
Miniaturk, Minyatür Türkiye Parkı (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ozan Kanyonu’nda saklı zenginlikler (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Yol hayırlı olsun (25 Mart 2011 - Cuma)
Kıymet bilmek (06 Mart 2011 - Pazar)
Cam kırığı (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Çukurkaya HES ve İmza kampanyası (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Üç çuval elbise (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Muhabbet içinde ıslananlar (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Darende MYO ve Turizm Bölümü (04 Haziran 2010 - Cuma)
Sayfa:
DOLAR
5.9944
EURO
6.8267
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
19 Ağustos 2018 Pazar
Bugün
Güneşli
33 °C
20 °C
Pazartesi
Güneşli
35 °C
18 °C
Salı
Güneşli
36 °C
20 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
İslamın temeli ahlak, ahlakın özü bilgi, bilginin özü akıldır…

Hacı Bektaşı Veli