Havadan sudan
Tarih: 5.10.2016 09:39:51 / 2557okunma / 3yorum
Cemil Gülseren

Artık okulluyuz. Sınıflara alıştık. Derslere ısındık derken havalar da soğudu. Hani yeni görüşen, tanışan insanlar vardır. Zoraki otururlar. Ne konuşulacak?  İşte havadan sudan. Aylardan ekim.  Konu belli. Geceleri de bayağı soğudu. Evet öyle. Zoraki moraki komşuluk ölmeseydi iyiydi yahu.

  Zenginlik yerinde, refah arttı. Yalnızlık da… samimiyet ve komşuluk da olabildiğince azaldı. Ne kül kaldı, ne komşu… Neyse ki okullar açıldı. Bir telaş, pür telaş sormayın gitsin.

Ayşe, okuldan geldikten sonra annesi ile konuşmaya başlar:

 - Anneciğim bugün serviste şoför ani fren yapınca ayakta duran arkadaş yere düştü. Herkes ona güldü. Yalnız ben gülmedim.

– Aferin sana kızım. Düşene gülünmez.  Güzel bir davranış seninki.

 – Ama anne düşen bendim. Dürüstlük işte bu.

Ah çocuğum ah. Yerinde olsam hiç büyümem ama sevilmek için de küçülemem.

Öğretmen öğrencisine sorar: - Sen ablanla ikiz misin?

 – Ablamla mı?!...

– Evet.

– Hayır kardeşiz. Herhalde öğretmenin yorgunluk haline denk gelmiş.

Okullar başlar da kurslar, ek dersler başlamaz mı? Hele hele çalgı kursları hayli rağbet görür. Maksat öğretmek mi, çocuğu mu oyalamak pek ayırt edemezsiniz. Belki de ikisi de. Bizim Nasreddin Hoca ud çalmaya merak duyar. Bir ud ustası bularak sorar: “- Dersler için ne kadar ücret alıyorsun?” Ud ustası cevap verir: “-İlk ay için on altın, sonraki aylar için birer altın alırım.” “İyi” der Nasreddin Hoca: “O halde ben ikinci ay başlarım.”

Biz çocukken “Yağ satarım, bal satarım, ustam ölmüş ben satarım.” Derlerdi çocuklar. Biz yetişkinken; su satarlar, mendil satarlar. Kırmızıda cam siler, herkese el açarlar. Bu çağın çağaları cin gibi. Çok da çiğler; çarpmadan çarpılmış gibi. Çook değişti çook. O sizin gözüne baktığınızda mum gibi olan çocuk devri gitti. Şimdi ele, avuca, odalara, evlere sığmayan yeni nesil “çağa çocuk” çağına girdik. Azla yetinmeyen, yetiştiremediğimiz, yetiremediğimiz, doyumsuz, mutsuz yeni yetmeler. İşte böylesine tatlı belaya sahip bir anne bir eğitim seminerine gitmiş. (Çocuğu olmayan) bir pedagog salonda çocuklarınıza şöyle davranın, böyle yapın falan sayıp duruyormuş. Bizim kahramanımız anne dayanamayıp sorar: “Hocam kaç çocuğunuz var?” Çıt yok. (Not: Aynıyla olmuş bir sahnedir.) Biz buna bekâra boşamak kolay diyoruz. Sinek kadar enerjisi yok lakin sinerjiden bahsedenler yok mu?...

TRT Radyodan duyduğumu aktarayım: Sunucu türküyü duyuruyor dahası armağan ediyor. (Genellikle uzun yol şoförlerine gönderirler. Kısa yol sürücüleri ile şehir içi radyolar ilgileniyor.) Orman yangınına müdahale eden ekibe bir türkü gönderiyoruz. Merak ettiğim ekip yangın söndürürken türkü de dinliyor muydu? Biz yangına bile türkü ile gideriz be ya!...

”Fatiha”sız cenazeyi de gördüm. Şahidim. Islık var, alkış var, slogan var. Bir tek ‘Fatiha´ yoktu. Daha neler neler göreceğiz. Şimdi bana diyecekler ki ya attığın taş kafamızı yarsa? Kafatası beyni korumakla programlı. Ya içi boşsa!...Çay paralı, şekeri de. Çay taşı bedava. Taşlayan taşlayana.

Mafyaya hep ‘yer altı dünyası´ deriz. Bir gün herkes, o dünyanın (!) adamı olmayacak mı?

Algı mı, yanılgı mı siz karar verin. Herkes kendini kalbur üstü sanıyor. (Halburun) delikleri toplu iğne başı gibiyse olur. Neden olmasın.

Ahan da Türkiye´nin en büyük nakliye firmasını açıklıyorum işte: MAŞAALLAH.

Anahtar Kelimeler: Havadan, sudan
Okuyucu Yorumları (3 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Ramazan YILDIZ
6.10.2016 12:08:57
Hocam, yine sohbet tadında unutulmuş değer yargılarını bir çırpıda özetlemişsiniz, hafif mizahi, biraz ironik, çokça ibret verici olmuş,Modern zamanların Şevket RADOSU,Rahmetli Aydın Bolak hocamızın radyo sohbetlerini hatırlattı bana yazınız. kaleminize ve yüreğinize sağlık..
ishak vergili
12.10.2016 12:18:29
canım ağzınıza yüreğinize sağlık yorumlarınızı takip ediyorum ayrıca sizler sayesinde bu makamlardayım. Sağlıcakla kalın.
Leyla ATÇEKEN
3.11.2016 13:36:25
Hocam hoş sohbetlerinizi özledik.Yazılarınızla avunuyoruz.Dediğiniz gibi okullar açılışı bir telaş,pür telaş.Koşturup duruyoruz.50 kişilik sınıflar,ikili öğretim,Sabah karanlığında düşüyoruz yollara .Yorgun savaşçı gibi dönüyoruz eve.Vakit bulup yorum yazamadım affola. Esen kalın.
Yazarın Diğer Yazıları
YALAN VE YANLIŞ (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Herkesin derdi (24 Temmuz 2018 - Salı)
Yakışır (01 Haziran 2018 - Cuma)
Nerede Kalmıştık? (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dereden Tepeden (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Ne kadar okur-yazarız? (06 Mart 2018 - Salı)
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
5.7794
EURO
6.6943
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
16 Ekim 2018 Salı
Bugün
Parçalı bulutlu
25 °C
9 °C
Çarşamba
Parçalı bulutlu
22 °C
9 °C
Perşembe
Güneşli
25 °C
10 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
İlim okumaktan garaz, kendi özünü bilmektir…

Yunus Emre