Geldi Geçti Gitti
Tarih: 5.7.2017 16:23:56 / 2059okunma / 1yorum
Cemil Gülseren

Bir anlık acılar vardır, bir anlık olaylar. Sorulduğunda “Geldi geçti” işte deriz. Keşke hep böyle diyebilsek. Desek de demesek de onlar da gelip geçecek. Hüküm Allah´ın; “Her can ölümü tadacak.” 22 Mayıs 2017 tarihinde rahmetli olan babam için taziyeye gelenlerden bir dost söylemişti, Ölmemek için doğmamak gerek. Geçitleri kolay geçenlerden eyle bizi Ya Rabbi. Hulûsi Efendi Hazretlerinin dediği gibi : “Bir gün gelir bu hayat-ı âlem hayâl olur.” Biz de hayıflanıp dururuz böyle…

Gelip geçenden sonra   /   Konup göçenden sonra

Dünyası güzel olmuş   /   Vakit geçenden sonra.

Kayıtsız ve kaygısızlara da diyeceğimiz var elbette:

İyisi mi sen devranını sür    /   Geçip gidiyor ömür

Çekip gidiyor mahalleli        /   Sen sefanı sür ey deli.

Yenikapı Mevlevihane´sinde bir mezar taşında yazılı: “İkmâl-i enfâs-ı ma´dûde eden” Yani der ki ;  ‘Sayılı nefeslerini tamamlayan.´ Ne olur? Teslim-i ruh eylemiş olur. Buradan yola çıkarak dilimize bir deyim yerleşmiştir; Gereksiz yere çok konuşan için ne deriz boşuna nefesini tüketme.

            Ölüm tektir gelir ve gidersin. Sana özgüdür lakin ölümler çoktur. Gidenler sevdiklerindir, komşularındır, akrabandır, arkadaşlarındır. Gideni de görürüsün, arkasından da gidersin. Sen gittin ya. Boş ver, geridekileri düşünme. Ne halleri varsa görsünler. Nasıl olsa eninde sonunda onlar da gelecek. Taziyelerde derler. “Allah sıralı ölüm versin.” Diye. Dilek ve duadır. Lakin ‘vade´ kişiseldir. Yaşa başa bakmaz. Nice sırma saçlılar, fidan boylular, ceylan gözlüler gitmişlerdir. Ağıtlar onlaradır hep.

            Hz. Süleyman Peygambere Allah tarafından “İstersen sana ölüm vermeyeyim.” Haberi ulaşmış. Hz. Süleyman da; “Bir danışayım hayvanlara, sorayım.” Demiş. Bütün hayvanlar, “İyi olur.” demişler fakat kirpi itiraz etmiş. Hz. Süleyman Peygambere kirpi şöyle demiş: “Ölmez isen, ihtiyarlarsın, gücün, kuvvetin azalır, herkese gülünç olursun. Herkes akranı ile gitmeli.” Değil mi ya?...Kirpi işte sözü de kendisi gibi dikenli ama dosdoğru. Siz olsanız ne diyebilirdiniz ki?... Ne evet diyebilirdiniz ne hayır….Emrine şükürler olsun Allah´ım. Sen bilirsin ve sen neylersen güzel eylersin.

            Rahmetli babamın eğitimciliğini, öğretmenliğini, yazarlığını, şairliğini, gazeteciliğini, sivil toplum kuruluşlarındaki öncü ve örnek duruşlarını uzun uzun anlatacak değilim. Yine taziyeye gelen bir eğitimcinin bir tespitini de burada yazmadan geçemeyeceğim: “Babanız 47 kitap yazmış. Bugün bir öğretmen bırakın yazmayı 47 kitap okumuş mudur?” Ben de içimden tasdik ederek ilave ettim; 47 kitap evinde var mıdır?...Rahmetli babam tam bir kitap dostu idi. Hem okurdu, hem alırdı hem biriktirir hem de yazardı. Yarım kalmış ya da yayın aşamasında olanları saymazsak yayınlanmış 47 kitabı vardı. Yazılarının sayısını –şimdilik- veremeyeceğim. 1960´lı yıllardan beri vefatından üç yıl öncesine kadar günlük-haftalık-aylık gazete ve dergilerde yazılar yazdı. Binlerce desek yeridir.

            Kıyamet günü gelip çatsa, o büyük günün sahibi seslense – siz de anlı şanlı, ünlü münlü, zengin fakir, genç ihtiyar, büyük küçük- olsanız ne yaparsınız? O gün size ne lâzım? Ah dünya sen gerçekten büyülüsün. Dünyadan büyük büyü, nefisten büyük büyücü var mı ki?...

Yunus´un dediği gibi oysa: “Dünya ahiret bir adım.”

SÖZÜN ÖZÜ: Biz uzaktan gelene, yeni doğana ‘gözünüz aydın´ , gitmişe ‘Allah kavuştursun.´, hastaya ‘geçmiş olsun´ ölene de ‘Allah rahmet eylesin, başınız sağ olsun.´ Deriz. Hepsi bizim için. Bu vesileyle gerek yoğun bakım sürecinde ve gerekse vefatı sonrasında, bizzat teşrifleriyle, telefonlarıyla, mesajlarıyla ve dualarıyla bizleri yalnız bırakmayan, acılarımıza ortak olan büyüklerimize başta Es Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Hamid Hamideddin Ateş Hocamıza, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Çakır´a, Darende Belediye Başkanımız Sayın Süleyman Eser´e, Kuluncak Belediye Başkanı Sayın Mehmet Boyraz´a, Kültür Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sayın Prof. Dr. Nihal Sarıer´e, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Sayın Prof. Dr. Hacı Ömer Karpuz´a , İnönü Üniversitesinden kadim dostlarım Sayın Prof. Dr. Hasan Kavruk, Sayın Prof. Dr. Süleyman Çaldak, Sayın Prof. Dr. İlhan İçen´e, akrabalarımıza, gönül dostlarımıza, çalışma arkadaşlarımıza, komşularımıza, öğrencilerimize, Malatya, Darende ve Elbistan yerel basın mensuplarına, kardeşlerim ve ailem adına yürekten teşekkür ediyorum.

Anahtar Kelimeler: Geldi, Geçti, Gitti
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
t nami değirmenci
31.7.2017 13:31:11
canım dayımı bir kez daha rahmetle anıyorum mekanı cennet olsun cemil abim kalemin kuvvetli olsun
Yazarın Diğer Yazıları
YALAN VE YANLIŞ (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Herkesin derdi (24 Temmuz 2018 - Salı)
Yakışır (01 Haziran 2018 - Cuma)
Nerede Kalmıştık? (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dereden Tepeden (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Ne kadar okur-yazarız? (06 Mart 2018 - Salı)
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
6.2671
EURO
7.3794
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
23 Eylül 2018 Pazar
Bugün
Güneşli
31 °C
14 °C
Pazartesi
Güneşli
30 °C
13 °C
Salı
Güneşli
32 °C
13 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Nice alimler vardır ki, hakiki bilgiden, hakiki irfandan nasipleri yoktur. Bunla bilgi hafızıdır, bilgi sevgilisi değil.

Mevlana