DEĞİŞİM YOLCULUĞUMUZ
Tarih: 19.11.2017 16:57:12 / 1072okunma / 0yorum
Ömer HİDAYET

Ahmet Hamdi Tanpınar, sağlıklı ve makul olan değişimi şu örnekle anlatır: Çocukluğunuzun fotoğrafına baktığınızda, ne kadar değiştiğinizi görürüsünüz. Saçlarınız aklaşmış, yüzünün kırış kırış olmuş, dişleriniz dökülmüş, çeneniz sarkmıştır. Ama özünüz, aslınızla sizsiniz. Ancak geçen zaman sizi değirmen gibi öğütmüştür. Karşı koyamazsın. Bütün mesele aslınızı, özünüzü yitirmeden değişime uğramaktır.

Sosyal hayat statikliği kabul etmez. Kapısına kilit vurduğumuz, kullanmadığımız evimiz bile istemediğimiz değişikliğe maruz kalmıştır. Örümcekler ağ örmüş, kuşlar yuva yapmış, karıncalar kışlık nevalelerini çoktan depolamış olurlar..

Sokak, cadde ve şehir de kaçınılmaz olarak bu değişiminden nasibini alacaktır. Toprak evler yerini çok katlı apartmanlara, sonrasında gökdelenlere, ardında plazalara yerlerini bırakacaktır.

Sokak ve mahalle, sıcak dostluğun ve muhabbetin şehre açılan güvenlik limanlarıydı. Kırk mahalleye racon kesen yağız delikanlı, haksızlık karşında kırk büklüm olacak kadar nezaket sahibiydi. Her çocuk, biraz büyük, her büyükte biraz çocuk atmosferinde yaşardı. Kırgınlık vardı, kırk gün sürmezdi Kaynatılan çorba, kokusunun gittiği yere kadar dağıtılırdı. Kul hakkı, günlük yazılı olmayan hayatın değişmeyen naif kurallarıydı.

Tanzimat, Batılaşmanın ilk siyasi adımlarıdır. Sanatta, kültürde, mimaride ve edebiyatta belirgin oranda kendini gösterdi. Batının ilmini ve teknolojisi alalım diye çıktığımız bu hazin yolculukta, farkında olmadan “bizden adam olmaz, yada batılı olmazsak bize ekmek yok “ yollu çaresizliğin dipsiz kuyusuna düştük.

Cumhuriyet döneminde Batıya ilk tahsile giden öğrencilerimiz, değişti, dönüştü, aslını inkâr etti, İslam düşüncesini, kuru bir felsefeye, İslam sanat ve estetiğini de melez bir ruha dönüştürdüler.

Direnen, kendi aslını ve özünü yitirmeden ayakta kalanlarımız yok mu elbette olmuştur. Necip Fazıl Kısakürek, Nurettin Topçu, fikir ve felsefede, kendi yerli değerlerimizi gençlere telkin ettiler. Kurtuluşun suni, yapmacık reçetelerde değil, İslam´ın inanç ve iman ile yoğrulmuş temel dinamiklerinde olduğunu yazılarında ve konuşmalarında haykırırlar. ” Durun kalabalıklar bu cadde çıkmaz sokak” diye kollarını bu yozlaşmaya karşı makas yaptılar.

Tek parti döneminin de faaliyetleri burada neşv-ü nema bulmuştur. O yüzdendir ki, köyden öte, şehre mesafeli bir haleti ruhiye içindedir kasaba. Nahiye müdürü, Muallim efendi, Baştabip efendi, Jandarma kumandanı, buranın merkezi hükûmet tarafından görevlendirdiği kurumsal otoriteleridir. Bundan dolayıdır ki ilişkiler, bu kurumların etrafında bazen sıcak, bazen donuk ve asık surat devam eder gider. Gülmeyen, kuralcı, ketum ve ilişki ağı karışık insan için, o günkü tanımla “Hükümet Adam´dır. Tarık Buğra´nın, Yağmuru Beklerken romanı, serbest fırka döneminin değişim ırmakları olup, kültür deryamıza doğru akardı.

Bazı dönemlerde bazı zorlamalar olmamış mı, elbette olmuştur. Milletin değerleri ile çatışan, baskıcı, alaycı, değişimi kendi milli kültür içinde değil de tepeden inme ile gerçekleştirme yoluna giden, kraldan çok kralcı geçinenler çok olmuş geçmişte. Bugünkü gibi, iletişim ağı yok, itiraz merkezleri yok, hak aramanın yollarını bilmiyor, kimi kime şikâyet edeceksin kabilinden kabullenilmiştik ve teslim olma halleri. O gün için Anadolu insanın en belirgin vasfı, edep ve teslimiyetti.

İmanuel Kantı ne kadar okumalı, anlamlı isek, Farabi, Gazali´yi de o oranda düşünmemiz gerekecek. Batıyı okurken eleştirel, analitik, teslimiyetçi olmamak, İslam sanat ve kültürel değerlerimizi okurken niçin anlamakta zorluk çekiyoruz, bunu günlük hayatımıza niye adapte edemiyoruz diye fikrin çileli yollarında yorulmadan yürümeliyiz.

İslam dünyasından yapılan çeviriler, ümmet bilincinin çırasını ateşleyen düşünce kaynaklarımızdı. İmamı Rabbi´nin Mektubatı, Erzurumlu İbrahim Hakkının Marifetnamesi, İmamı Gazali´nin El Munkuzi Mineddal´ı, prestij bahşeden baş ucu kitaplardı.

Evinin başköşesini Marifetname ile süslemeyen, Kara Davudu, Mızraklı ilmihali satır satır okumayan kimse yok gibiydi. O yıllar, her yeni fikir bizi heyecanlandırdı. Bazen bu düşüncelerin arkasında hangi ülke istihbaratı var diye, şüpheci davranmadan kendimizi alamazdık. Fuzuli´den bir beyit, Mesnevi´den bir hikaye anlatmak, en büyük kariyer basamaklarımızdı.

Duygusaldık, merhamet ile beslenirdi, şüphecisiydik, tarihimizi perde perde aralamayı bir tecessüs sanatı kabul ederdik. Akıl süzgecinden geçirmediğimiz bir olay, bizim için fazlada makbul değildi.

Değişimin, makul ve mütevazı çizgide olması için ananevi değerlerimizi yaşatalım. Yeni, yeni olduğu için alınmaz, gerekli olduğu için alınır. Eskide, eski olduğu için atılmaz, lüzumsuz olduğu için atılır. Altın kural bu olsa gerek.

Anahtar Kelimeler: DEĞİŞİM, YOLCULUĞUMUZ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Psikolojik Savaş (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
İYİ İNSANLAR İYİ ATLARA BİNİP DÖNDÜLER (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Sıcak günler (01 Haziran 2018 - Cuma)
1980 yılında bir açık oturum (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dini üslup ve İfade Şeklimiz (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Kayseri Paneli (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
EĞİTİMİ YERLİ VE MİLLİ YAPMAK (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Ve Şimdi Söz Kuran´ın (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Ramazan-I Şerifin Sonsuz Rahmeti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
ANADOLUNUN KADİM RUH KÖKÜ (06 Nisan 2017 - Perşembe)
ŞEHRİN RUHU: DARENDE ÖRNEĞİ (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Küresel Saldırı/Topyekün Seferberlik (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Gençlik Merkezlerinin Önemi (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Yeniden Birlik Olmak (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Asıl Tehlike (08 Eylül 2016 - Perşembe)
15 Temmuz ve liderlik ruhu (02 Eylül 2016 - Cuma)
Gün, bir ve beraber olma günüdür (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Darende´mizde trafik ve yaşam kültürü (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Kut´ül Amare Zaferimiz (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Medya ahlakı ve algı operasyonları (06 Mart 2016 - Pazar)
MEB´de performans değerlerimiz (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
İstikamet ve İman üzere olmak (04 Aralık 2015 - Cuma)
Okul zili çaldı (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Mekanların mana dili (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Sosyal tesisimizin temeli atıldı (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Ramazan ayının manevi iklimi (07 Temmuz 2015 - Salı)
Darendede bilim fuarları (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Gençlerin başarı yolu (06 Şubat 2015 - Cuma)
Gönül ve mana sultanları (06 Ocak 2015 - Salı)
Amasya yolculuğunundan kalanlar (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Maddeden manaya hicret (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Darendede eğitim çalıştayı (03 Ekim 2014 - Cuma)
SAHRALARDA SOHBETLE SERİNLEMEK (09 Eylül 2014 - Salı)
İlklerin İlkesi: Darende İmam Hatip Lisesi (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Huzur ikliminin nadide beldesi: Darende (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Şehir ve kültür (11 Nisan 2014 - Cuma)
Şehir ve medeniyet (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
DOLAR
6.2671
EURO
7.3794
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
22 Eylül 2018 Cumartesi
Bugün
Güneşli
30 °C
13 °C
Pazar
Güneşli
31 °C
14 °C
Pazartesi
Güneşli
30 °C
13 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Bir kavme su dağıtan,onların hepsinden sonra su içeçektir.

Hz. Muhammed