Bir gün gelir
Tarih: 9.11.2015 12:13:11 / 3798okunma / 0yorum
Cemil Gülseren

“Nerde o eski domatesler, o eski elmalar?” denir ya hep. Şimdi tam da elma zamanı. O kokulu (elma gibi kokan) elmaları bulursanız önce koklayın sonra ister yiyin ister saklayın.

Eski dostlar kaldıysa ziyaret edin. Bir gün gelir giderim deme. Ahbabınız hâlâ varsa gidin, gelin. Eski tatları bulursanız tadın hiç çekinmeden. O yer sofrasını görünce buyurun. Darende´nin sokaklarında ya da mahallelerinde gezin tozun, bu güzün güzelliğini doyasıya yaşayın. O eski evler gitti gidiyor bir bir değil birden göçüyor, kendiliğinden değil ilgisizlikten, bakımsızlıktan. O canım zevkli, estetik, çok kullanışlı evler yerine apartmanları dikiyorsunuz ya ne deyim size? Ondandır diyorum; rastlarsan gir otur, şöyle baş köşeye kurul. Avrupa, eski yapıların bir kısmına -özel mülkiyet de olsa- el koyarmış. Ne yıktırırmış ne bozdururmuş. Türkiye´de de buna benzer cılız yaklaşımlar var ama yeterli değil. Biraz da yıkılmaya terkedilmiş. Umulur ki kendiliğinden ya yıkılsın, ya da yansın. Kentsel dönüşümü yanlış yorumlamamak gerekir. Görünürde olan şu: Türkiye´de devlet belediyeler eliyle yıkımı hızlandırıyor. Evet apartmanların çoğalmasını teşvik ediyor. Kredilendiriyor. Bu dönüşüm her şehir-il-ilçe için aynı mantıkla yürütülüyor. Elemek lazım, seçmek lazım. Yıkılacaksa yıkmak lazım. Korunacaksa da muhafaza etmek gerek. Bir gün gelecek eskiden kalma bir köşe başı, bir duvar, kazmadan (pardon kepçeden) kurtulmuş bir konak, bir konut arayacağız. Bulursak sevineceğiz.

Bir gün gelir de bizim ellere gider de görürseniz, yâre vâsıl olursanız kucaklayın, bir aşina yüzle yüzleşirseniz selamlayın. Gitti gelmez denilen fırsatları yakalarsanız bırakmayın. Giden gelmez ki zaten. O aramızdan gitmeden sen ona git. Ey güzel dostlar! Diyenler demiş gitmişler: Her zamanın derdi başkadır vesselam. Her mevsimin ayrı rengi, ayrı güzelliği ayrı çilesi yok mu? Her yaşın ayrı cilvesi ayrı nazı gibi…Ne daralalım, ne darılalım. Arada bir de olsa doğrulara kulak tutalım. Mevlâna der ki: “İnsan yazın kışı ister, kışın da yazı. Bir hâle katiyen razı olmaz, ne darlıktan hoşlanır, ne genişlikten ve boşluktan. Rahata erdi mi de inkâra sapar. Geberesi insan efendisine ne kadar nankördür.” (Şükrünü etmeyen, yaratanını tanımayan insan yaşayacağına yaşamasa yeğ. C. G. )

Biz ki bize benzemeyenleri ve bize hitap etmeyenleri kendimizden saymıyorsak ki öyleyiz işte bu da bizim yaptığımız ‘ötekileştirme´. Bir de ‘uzaklaştırma´ huyumuz vardır; Yaşlılara yakışıyor ve yapışıyor. Malum hep anılardan bahsederek, “bizim zamanımızda” diye söze giriyorsa bir insan -kim olursa olsun- artık yaşlandığının resmidir. Bu yaklaşım gençleri bizden uzaklaştırmaya yetiyor da artıyor bile. İtici olduğunuzu yüzünüze söylemezler gençler. Aldanmayın sakın. Terk edin derim. Oysa biz toplum olarak alışkanlıklarımızı kolay kolay terk etmeyiz. Onlar biraz rahatlıktır bizim için. Değmez, rahatını bozmaya değmez der ve bozmak isteyeni ‘istenmez´ ilan ederiz. Çıkışırız da üstelik. Aman alışkanlıklarımız değişmesin tek. Rahatımıza değmeyin, keyfimiz kaçmasın, tadımız tuzumuz bozulmasın. Kimseyi eleştirmeyin, kimse de beni tenkit etmesin. Gül gibi geçinelim, etliye sütlüye karışmadan yuvarlanıp gidelim. İşte gerçekler bunlar gençler! Aman kimseyi ürkütmeyin. ‘Yalakalık´ , ‘yağcılık´ kimin umurunda? Nefse hoş geliyor ya. Sen ona bak. Oysa hakikaten eleştirici bir dost varsa senin yanında ya da karşında kazanan sen olursun. İster müdür ol, ister başkan, ister yönetici, ister amir… Nefse hoş geliyor dedik hem de. Etkili ve yetkililerimizin duymak istediğini söyleyenler şimdi iyi ‘danışman´ oluyorlar. Yol gösteren, istişare edilen, bilge kişi olmuş olmamış hiç mühim değil. Zira çavdar unundan baklava olmaz bilmezler mi? Şimdi moda ‘danışman´ modası. Herkes herkesin danışmanı. Ben danışman denilince Vezir Tonyukuk´u bilirim, Yusuf Has Hacip´i bilirim. Kutadgu Bilig gibi orijinal, mükemmel bir eserin müellifi. Nizmülmülk´ü hatırlarım. Edebali´yi baş köşeye koyarım. Akşemseddin´i anarım. Ali Şir Nevai´yi unutmam. Hep çağlarına damga vurmuş bilgeler: Ağırlığı olan, üreten, yazan, düşünen, bilen gerçekten baş vurulan tarihin köşe taşları. Bir yapı için köşe taşı önemli seçimdir. Ustalar bilir bir de usta olacaklar ancak.

20. yüzyılın âlim-şair ve mutasavvıfı Osman Hulûsi Ateş de çağının aydınlatıcı ve yol göstericilerindendi. Eseri hâlâ aydınlatmaya devam ediyor: Gurur, kibir, hırs ve nefs düşkünlerine söyler. Görelim ne buyurmuşlar:

Bir gün gelir bu âlem-i hayât, âlem-i hayâl olur

Dehrin nesi varsa cümle pâymâl olur

Her demi zevk ile geçen eyyâmın

Âhir encâmı firkat ü melâl olur.

(Dehr: dünya, pâymâl : ayak altında kalmış, encâm : son, firkat : ayrılış, melâl : üzüntü, sıkıntı.) 

Anahtar Kelimeler: gelir
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
YALAN VE YANLIŞ (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Herkesin derdi (24 Temmuz 2018 - Salı)
Yakışır (01 Haziran 2018 - Cuma)
Nerede Kalmıştık? (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dereden Tepeden (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Ne kadar okur-yazarız? (06 Mart 2018 - Salı)
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
6.2671
EURO
7.3794
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
23 Eylül 2018 Pazar
Bugün
Güneşli
31 °C
14 °C
Pazartesi
Güneşli
30 °C
13 °C
Salı
Güneşli
32 °C
13 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Öldükten sonra yaşamak isterseniz, kalıcı bir eser bırakınız.

HZ.ALİ (R.A)