Armudu Taşlamak
Tarih: 1.1.2016 21:16:50 / 3992okunma / 3yorum
Cemil Gülseren

 

Nedensiz ağlarsın ya, -herkesten uzak, kendine iyice yakın- sade bir gözyaşı sıcaklığıdır seni ısıtan. İşte yalnızlık. En beteri de alışılmış olanıdır. Sevgiler sözde, özlemlerimiz dilde, gözlerimiz ayrıldığımız yerde, aklımız nerde? Gurbette yalnızız dostlarım, yalnız. Öyle bir gurbet ki; “Ele dersen dört olur; içe atsan dert olur.”

Çevremiz geniş, ruhumuz dar. Komşular, dostlar, selamları bizi ıskalar. Yüzler tebessümden yoksun. Bir başınayız. Rüzgâr da susar; ses vermez nedendir? Yalnızken anladım sevdiğimi, yalnızken bildim sevildiğimi. Yalnızken gördüm dünyayı, renkleri yalnızken tanıdım. Yapayalnızdım tatları tattığımda. Yalnızken hatırladım anıları. Yalnızken unuttum bildiklerimi. Konuşmanın ne denli kolay olduğunu fark ettim yalnızken. Korkmamayı öğrendim bir başıma iken. Yazdıklarım yalnızlıktan doğdu. Yazarken sen seninle bir başına değil misin? Yüreğin coşkulu, için kıpır kıpır, gönlün dolu dolu. Taşacak gibisin. Çağlar misali haykıracaksın ki yazacaksın. Yalnızlığını yazarak yaşayacaksın. Önce yalnızken seveceksin yaşamayı. Sonra fıkra gibi bir mezar taşı yazısını okur gibi olursanız şaşmayın:

“Yalnızım, yalnızım” diyordum, inanmıyordunuz. - Hani n´oldi? Kim bilir şöyle de yazılmış olabilirdi: “Yaramdan ölmedim, sorandan öldüm.”

Bir gün Peyami Safa yazı yazdığı gazetenin ihtiyar musahhihi (düzeltmeni) Agop Efendi´ye takılıyor: “Yüzünde tek çizgi yok. Hiç ihtiyarlamıyorsun?” Cevap: “Yaşamıyoruz ki ihtiyarlayalım.”

Demek ki çizgiler neymiş? Yaşamakmış, yaşamak. Adama sormuşlar; “Yaşınız kaç?”

- Vallahi her yıl değişiyor.

İşte bundandır ki yıllar yorgun ben yorgun dememek lazım gelir. Hayır, belki sen yorgunsun. Yoksa ne yıllar ne de yollar yorulur. Olsa olsa yolcular… Hep önümüze bakacağız. Arkasına bakıp anılarla içlenmek duygusallığı bizi yıpratmıyor mu sanırsınız? Geride takılı kalmasak keşke. Yoksa mı? “Az yaşa, çok yaşa; ahir değer başın taşa.” misalinde olduğu gibi. Taş kabağa değse de vay kabağın başına, kabak taşa değse de vay kabağın başına. Darende´de tekerleme gibi çok söylenir -atasözü sayın, kulak dutun derim-: “ Oğlum sana vereceğim öğüt; ununu kendi elinle öğüt. El öğüdürse ya yarı öğüdür ya diri…”

Herkes bir yılda bir yaş yaşlanır. Bu senin iradenin dışında. 19 iken 20, 32 iken 33, 58 iken 59 olursunuz. Geçen bir yıl hiçbir şey yapmadan, hiçbir şey üretmeden yan mı gelip yattınız, sırt üstü mü uzandınız. Onun dışında ne yaptınız? Kendine, evine, ailene, köyüne, vatanına, milletine, bugününe, yarınına, bu dünyaya ve dahi öte âleme yönelik ne yaptın? Ne yaptınsa odur. Gerisi yaşlanmaktır. Yaptıklarınla büyürsün, kalırsın, anılırsın. Öte geçede ise hem yaptıklarından hem de yapmadıklarından sorulursun. Elin armudunu taşla, elmasını taşla sonra da otur ‘lailaheillallah´a başla. Yok öyle şey. Git helallik iste. Pişmanlığını ilet. Tevbe et. Kendini ilerlet, geliştir, fırsatları bul ve kullan. Mahcubiyet duyacağın hiçbir şeyi yapmazsan korkma. Ne bu dünyada, ne de öte dünyada sana zarar gelmez. Yeter ki utanılacak, mahcupluk duyacak bir şey yapmış olmayasın. Oldu ise de çok geç diye bir zaman yoktur. Dönüle. Ta ki dönülmez yola girene kadar. Deyimlerimize kattığımız söylemle her yılımızı ‘köprüden önce son çıkış´ zorunlu seçimi ile değerlendirebiliriz. İstikamet doğru hem de dosdoğru olmalı. Bize düşen de bu, yakışan da. Evet, hep ileriye, hep yukarıya, hep önümüze. Es-Seyyid Osman Hulûsi ATEŞ Efendi´nin dediği gibi yapabilsek keşke; “Giden suya değil gelen suya bakın.” Sözün üstüne söz olur mu? Söz yine onun:

Bu bir yoldur köprübaşı üstünden / Her demde bin yahşi kem gelir geçer. Güvenme dünyanın varı yoğuna / Sabr eyle mihnet ü gam gelir geçer Ömür dedikleri bir rüya gibi / Göz açıp yumunca dem gelir geçer.

Anahtar Kelimeler: Armudu, Taşlamak
Okuyucu Yorumları (3 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Gülten Kaya
14.1.2016 14:17:46
Hocalarımız olarak hayatımızdaki yeriniz bizim için çok önemli.Aileden de önemli kimi durumlarda. Şimdi bile. Yazılarınız için teşekkürler.Yaptıklarınız için teşekkürler.
Leyla ATÇEKEN
13.1.2016 11:54:53
Takvimden yapraklar bir bir kopuyor,günler,aylar yıllar geçip gidiyor ömür tükeniyor. Yalnız geldik dünyaya gelirken yine yapayalnız gideceğiz, çare yok.Etrafımızdakiler ne kadar çok olursa olsun yine de kalabalıklar içinde yalnızız Hocam.Bir yaş daha yaşlandık,kendi iç hesaplaşmalarımızda vicdan muhasebesi yapabiliyor muyuz,yastığa başımız koyup deliksiz uyuyabiliyor muyuz? Bir şeyler yapabilir miyim diye düşünüp elimizin kolumuzun bağlı olduğu günler neyle avunuyoruz.Yaptıklarımızdan sorumlu tutulduğumuz gibi yapmadıklarımızdan da hesaba çekilmeyecek miyiz? İnsanoğlu seçimleriyle olduğu kadar seçmedikleriyle de var,görünür ve değerli sanırım. Devran böyle dönüyor iyilerle kötülerin savaşı her daim devam edecek Galiba Musa Eroğlu´nun türküsünü söylüyoruz hep birlikte. Banene bahardan yazdan/Banane borandan kardan/Aşağıdan yukarıdan /Yolun sonu görünüyor./Geçtim dünya üzerinden/Ömür bir nefes derinden/Bak feleğin çemberinden/Yolun sonu görünüyor./Azrailin gelir kendi/Ne ağa der,ne efendi/Sayılı günler tükendi/Yolun sonu görünüyor/Bu dünyanın direği yok/Merhameti,yüreği yok/Kılavuzun gereği yok/Yolun sonu görünüyor.
KENAN KALKAN
26.4.2016 09:47:41
HOCAM KALEMİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK OKUNASI GÜZEL BİR YAZI
Yazarın Diğer Yazıları
İnce İşler (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
YALAN VE YANLIŞ (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Herkesin derdi (24 Temmuz 2018 - Salı)
Yakışır (01 Haziran 2018 - Cuma)
Nerede Kalmıştık? (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dereden Tepeden (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Ne kadar okur-yazarız? (06 Mart 2018 - Salı)
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
5.3412
EURO
6.0565
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
17 Kasım 2018 Cumartesi
Bugün
Parçalı bulutlu
9 °C
-2 °C
Pazar
Bulutlu
10 °C
0 °C
Pazartesi
Bulutlu
12 °C
4 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Alim ölse de yaşar, cahil ise yaşarken de ölüdür.

HZ.ALİ (R.A)