Ama yetsin bu kadar! Yeter!
Tarih: 4.12.2015 10:16:48 / 3257okunma / 3yorum
Cemil Gülseren

 İnsanlar ölüyor öyle üçer beşer değil yüzer yüzer ;

 İnsanlar kaçıyor öyle onar onar değil biner biner.

 İnsanlar sığınıyor öyle yüze yüze değil öle öle;

 Gelsin bu kader, yetsin bu kadar, yeter, yeter, yeter.

 

İnsanlık öldü mü? Cevap yok. Vicdanlar nerede saklı? Bilen yok. Merhameti gören var mı? Gösteren yok. Dünya nerede, Avrupa nerede, Amerika nerede? Zalimler can almanın derdinde. Soran yok. Çin, Japonya, Endonezya, Malezya çok mu uzaksınız? Gelen yok.

Ortadoğu yanıyor, Suriye bölünüyor, Irak eriyor, Filistin eziliyor, Türkmenler direniyor. Sevinen öyle çok, öyle çok ki… Kardeşlik tükeniyor, insanlık ölüyor öyle üçer beşer değil; yüzer yüzer.

Yağmur yağıyor, seller akıyor ama Arap kızı camdan bakmıyor bottan batıyor. Dünya sade biz miyiz? En merhametlisi biz miyiz? En zengin ülke demek biziz. En geniş yürek bizde, en engin hoşgörü bizde, en yardımsever, en cömert  biziz işte. Var mı aksini söyleyen? Ey kör, sağır, dilsiz dünyanın sultanları! Toplayın, çıkarın, çarpın, bölün, sayın, sövün, sevin ya da sevmeyin ama sayıları koyun ortaya. En güçlü biziz. Durum ortada, sorun orta yerde,  Ortadoğu´da. Yüz binler çığlık çığlığa koşuyor, yürüyor, gidiyor. Ölüme mi, umuda mı? Kimse bilmiyor. Ama yetsin bu kadar! Yetsin artık.

Ortadoğu karışık, coğrafyamız karışık, dünya karmakarışık. “Allah´ım bu karıştırıcıların kötülüklerinden yurdumuzu sen koru.” diye yakarırken uyanmak gerek. Bunca oyun, oynaşla oynamaya ‘Dur!´ demek gerek. ‘Hâlâ ne diye oyunda oynaştasın?´ sormak, sorgulamak gerek. Hazır kendimizi sorgularken biraz da iğneyi kendimize yöneltelim  bakalım: Sular çekiliyor, hava kirleniyor, toprak kayıyor, ormanlar tükeniyor, yer yarılıyor, ocaklar çöküyor. Biz mi?...Oradan oraya koşturuyoruz. İnsanımız kirletiyor, bozuyor, kızıyor ama düzeltmiyoruz. İnsanımız bakıyor, seyrediyor ama görmüyoruz. İnsanımız yiyor, içiyor ama üretmiyor, Ürettiği de yetmiyor. Dertler çoğalıyor, ilaçlar çoğalıyor, hastaneler hızla yükseliyor. Tıp ilerliyor, hastalıklar da…Gönüller daraldı, yollar genişledi lakin gönüllere giden yollar kapandı. Yol çok, yolcu çok, taşıtlar hızlı ve güzel. Kazalar, kayıplar arttı da arttı. Yetmez mi? Dursun artık denmez mi?

Oysa köyler boş; köylü yok. Tarla yerinde, herkes şehrinde. Varoş maroş doldu taşıyor. Dur yok; durak yok. ‘Dursun bu göç.´ diyecek babayasa gerek. Yiğide aş gerek, iş gerek, eş gerek. ‘Gerek´lere eğilecek er gerek, ser gerek.

Ölüler bile üst üste. Evler yetmedi, mahalleleri üst üste yığmak gerek.(!) Gökdelenler delmedi göğü. Göğe merdiven gerek. Dünya bitti değil mi? Dert değil. Mars´a gitmek gerek. Bazen diyesi geliyor insanın; “Alıp başımı gideyim.” Nereye? Oysa dinleseydim Hulûsi Efendi´yi demezdim böyle: “Beşeriyyetde hatâlar kat kat  /  Ârif ol görme hatâyı anı at.”  (Dîvân-ı Hulûsî-i Dârendevî)

Günler sayılıyor, aylar birbirini kovalıyor, yıllar bitiyor. Bir gün de gelir adlarımız okunur cümle âleme. Diyebilir misin?: “Bana ne?” Hiçten hiçe giden bir yolun yolcusu iken olandan olmayandan sana ne öyle mi? Nereden nereye, gelen kim, giden kim? Bize ne ha! Yunus´a ne dersiniz?

“Yalancı dünyaya konup göçenler  /  Ne söylerler ne bir haber verirler

Üzerinde türlü otlar bitenler  /  Ne söylerler, ne bir haber verirler.”

Biz ki nakkâşı görmeden nakşı seyrediyoruz. Dünya âlem bilmese iki dünyanın sahibi herşeyi biliyor. Bu imandır işte bizi farklı kılan. Sözü şöyle bağlasak daha yeg:

“N´idersin şol gözü dostun yüzün görmüş göz olmazsa

N´idersin şol sözü Hakk´a yarar olmuş söz olmazsa.”  (Dîvân-ı Hulûsî-i Dârendevî)

Anahtar Kelimeler: yetsin, kadar, Yeter
Okuyucu Yorumları (3 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Fevzi Erbay
5.12.2015 10:37:42
´´En geniş yürek bizde,en engin hoşgörü bizde,en yardımsever,en cömert biziz işte.´´Çok şükür ki hâlâ böyleyiz.İnşallah ´´nakışını seyretmekten bir türlü kendisini göremediğimiz nakkaş´´ bizleri sığınılacak bir yüreğe,ihtiyaç duyulan bir yardıma muhtaç etmez.Hep veren el olmayı ´´ensar´´olmayı lütfeder.Ağzına diline sağlık kardeşim.Duygulandırdın beni ve inşallah farkındalığımı artırdın.Sevgi ve saygıyla selamlıyorum kardeşim.
Leyla Atçeken
7.12.2015 20:28:00
" Nihayet insanlık da öldü. Haber aldığımıza göre, uzun zamandır amansız bir hastalıkla pençeleşen insanlık, dün hayata gözlerini yummuştur. Bazı arkadaşlarımız önce bu habere inanmak istememişler ve uzun süre, ´Yahu insanlık öldü mü..?´ diye mırıldanmaktan kendilerini alamamışlardır. Bu nedenle gazetelerinde, ´İnsanlı...k öldü mü?´ ya da ´İnsanlık ölür mü?´ biçiminde büyük başlıklar yayımlamakla yetinmişlerdir. Fakat acı haber kısa zamanda yayılmış ve gazetelere telefonlar, telgraflar yağmıştır ; Herkes insanlığın son durumunu öğrenmek istemiştir. Bazıları bu haberi bir kelime oyunu sanmışlarsa da, yapılan araştırmalar bu acı gerçeğin doğru olduğunu göstermiştir. Evet, insanlık artık aramızda yok... " Oğuz Atay Tehlikeli Oyunlar kitabından alıntı. Biz,siz Yeter artık yeter diyoruz.Insanlığını yitirmeyenlerin bir an önce harekete geçeceğine inanıyoruz.Umudumuzu yitirmedik Hocam.
Abdurahman.Ugraş
16.12.2015 09:55:47
Değer hemşerim. Biri birinden güzel,anlam ve örnek alınması gerekli olan Köşe yazılarınızı elimden geldiği kadar hep okumaya çalışırım. Konuya değer hayatımızı yakından ilgilendiren ilgi yazınız da Takdire şaayan Eşsiz Vatanımız TÜRKİYE mizde yaşıyan hepimiz için alınması gereken çok güzel örnek bir yazı sergilediğinizden dolayı Tebriklerimi sunuyor Herşeyin Gönlünüzce olmasını diliyorum... Abduraman Ugraş Çevre Ve Şehircilik İl Müdürlüğü Beşiktaş /İstanbul
Yazarın Diğer Yazıları
YALAN VE YANLIŞ (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Herkesin derdi (24 Temmuz 2018 - Salı)
Yakışır (01 Haziran 2018 - Cuma)
Nerede Kalmıştık? (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dereden Tepeden (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Ne kadar okur-yazarız? (06 Mart 2018 - Salı)
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
6.2671
EURO
7.3794
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
22 Eylül 2018 Cumartesi
Bugün
Güneşli
30 °C
13 °C
Pazar
Güneşli
31 °C
14 °C
Pazartesi
Güneşli
30 °C
13 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Muhakkak ki kulak, göz, kalp, bunların her biri kendi fiillerinden mesul tutulacaklardır.

Hz. Muhammed