657 sayılı yasamız ve performans esasları
Tarih: 1.1.2016 21:33:11 / 2505okunma / 0yorum
Ömer HİDAYET

 

Devlet memurluğu, temelde liyakat, eşitlik, temsil ve fırsat gibi ana başlıklar altında ele alınabilir. Artık, yenilenmesi gerektiği, ihtiyaca cevap vermediği, yama tutmayacak kadar üzerinde fazlaca değişiklere gidildiği devlet büyüklerimiz tarafından defalarca dile getirildi. Hiç kimse, ilelebet aynı tempo ve verimlilikte iş hayatını idame ettiremez. Özel teşebbüste olduğu gibi, devlet memurluğu da aynı çizgide her zaman gitmez. “Nasıl olsa atandık, artık bize kimse dokunamaz.” algısı yıllar yılı kökleşti. Bu kokuşma noktasına kadar geldi. Hafta sonu tatilinde bir devlet memurundan küçük bir fedakârlık isteyin, mesela nüfus memuruna deyin ki, “Cumartesi daireyi açta şu evrakı falana ver.” de sonuç n´olur. Biraz kamu ahlakı gelişmişse, içinde bir parça Allah korkusu varsa, kendini ulvi bir yapının görev ve çizgisine yakın hissederse, belki utanma pazarı o gün için bir şey demez. Tekrar aynı fedakârlık istendiğinizde, ”Bir hafta sonumuz vardı o da zehir oldu.” ya da “Benden başka enayi kalmadı mı?” yollu çirkin ve savunmacı bir tavra bürünür/bürünürüz. Bu aynı zamanda, arkamızdaki 657 zırhının dağ gibi duran büyüklüğü ile yıllar yılı savunma refleksini oluşturmasından kaynaklanmıştır. Aynı, devlet memurunun bir diğer kardeşi de, esnaftır. İşyerini iki gün açmazsa, müşteri kaybedeceğini bilir, koştura koştura ekmek teknesinin başına geçer. Yüzü güleç, gönlü memnundur. Çünkü rekabet var, müşteri memnuniyeti var, yaptığı her fedakârlık ve çalışmanın anında karşılığını almanın ve tatmanın mutluğu vardır.

Liyakat Her Dönemde Geçer Akçedir.

Yenilik, her dönemde sancılı olmuştur. Statüko, alışkanlıklarımızın üretmeyen ve hizmet vermeyen bir sonucudur. Değişim ise, çağa ve yarınlara emin adımlarla yürümekle mümkündür. İstihdam oluşturmak, dünya ile rekabet eder hâle gelmek, çalışan ve fedakâr insanların bir üst göreve gelmesi için her zaman bir ümit oluşturması, yapılacak değişiklerle mümkündür. Yoksa atandığı bilgi ile kendini yıllar yılı idare eden bir öğretmen, ilk gün ki heyecan ve gücü kendinde bulamayan bir polis memuru, dünyada kullanılan yenilikleri öğrenmeyi lüks ve zaman israfı kabul eden bir tapu görevlisinin rehaveti, hep 657 sayılı yasasının sağladığı rahatlık ve konforun eseridir.

Hiçbir zaman insanların kazanılmış haklarını vermeyen, onları hemen kapı dışarı koyan, yarınlara olan umudunu yitiren, panik içinde, planlama yapamayan bir kişiden fazlaca bir şey beklenmez. Öngörülen çalışmalar, resmî kanallardan yapılan açıklamalar, asla insanların ekmeği ile oynamak değildir. Hele “Kamu emekçilerinin kazanılmış hakları alınamaz.” yollu militanca söylem içinde olan bazı sendikalar, sadece kendilerine birkaç taraftardan fazla bir şey bulamazlar. Söz konusu bütün ülke fotoğrafına iyi bakmak gerekir. Gayretlerimiz 2023 ya da 2053 hedeflerini yakalamak yönünde ise, bu çalışmalara destek olmak, yarınlarımızı yeniden kurmanın bir başlangıcı olmalıdır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Süleyman SOYLU´nun, gazetecilere verdiği cevap, anlatmak istediğimiz tüm paradigmaların özeti şeklindedir.

“Türkiye, büyümektedir ve yükselmektedir. Bizim özellikle her alanda etkinliği ve verimliliği baz alacağımız, gerek kendi içimizdeki gerekse de uluslararası rekabetin en iyi noktaya ulaşabileceğini hedeflememiz, ülkemiz için de hükümetimiz için de kaçınılmazdır. Bu noktada devletimizin verimliliği de önemlidir.”

Verimi artırmak, istihdamı çoğaltmak, eşit işe eşit ücret politikasını getirmektir. Bugün herkesin üzerinde ittifakla kabullendiği, zarar eden kamu teşebbüsleri, özelleştirmeyle nasıl kâra geçtiğini biliyoruz. Devlet memurluğu elbette, günübirlik bir kâr zarar hesaplaması içinde değerlendirilemez. Ancak üst üste konduğunda yekûn teşkil etmez mi? Şöyle, düşünelim, beş kişinin yapacağı işi on beş kişi ile yapıyorsan bu bal gibi kamusal bir zarar değil mi?

Eski Çalışma Bakanımız Sayın Faruk Çelik Bey; “Bu yasa artık yama kaldırmayacak kadar yıprandı. Çalışanın emeğinin tam karşılığını veren, kamu hizmetinde verimliliği esas alan, Türkiye´nin dinamizmine ayak uyandıran sistemi hayata geçirmemiz lazım. Koltuğundan güç alan değil, koltuğuna güç katan personeli hayata geçirmemiz lazım.” sözleri ile değişimin ve yeniliğin kaçınılmaz bir hâl aldığını belirtmiştir.

MEB´de Nasıl Bir Performans Olabilir?

Hedefiniz büyükse, menziliniz uzunsa yürüyüşünüz de o nispette ihtişamlı olması gerekir. Milli Eğitim camiasında nasıl bir performans kriterleri ve çalışma alanı oluşturabiliriz. Bunların üzerinde bir beyin fırtınası estirmeye çalışacağız.

Öğretmenlikte performans artırılması ön plana çıkarılacak. 3 aylık yaz tatilleri daha dolu ve planlı bir şekilde kullanılacak. İş tanımı yeniden yapılacak. Başarı da başarısızlık da karşılığını alacak.” şeklinde ana hatları ile kamuoyuna yansıyan başlıklardan, yirmi altı yıllık, değişik okul türleri arasında görev yapmış biri olarak, şimdilik bizi yakından ilgilendiren MEB camiasında nasıl bir performans öngörülmektedir? Biz paydaşların beklentisi ne yöndedir?

Yazımızın devamı gelecek sayıda...

Anahtar Kelimeler: sayılı, yasamız, performans, esasları
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
DEĞİŞİM YOLCULUĞUMUZ (19 Kasım 2017 - Pazar)
EĞİTİMİ YERLİ VE MİLLİ YAPMAK (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Ve Şimdi Söz Kuran´ın (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Ramazan-I Şerifin Sonsuz Rahmeti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
ANADOLUNUN KADİM RUH KÖKÜ (06 Nisan 2017 - Perşembe)
ŞEHRİN RUHU: DARENDE ÖRNEĞİ (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Küresel Saldırı/Topyekün Seferberlik (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Gençlik Merkezlerinin Önemi (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Yeniden Birlik Olmak (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Asıl Tehlike (08 Eylül 2016 - Perşembe)
15 Temmuz ve liderlik ruhu (02 Eylül 2016 - Cuma)
Gün, bir ve beraber olma günüdür (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Darende´mizde trafik ve yaşam kültürü (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Kut´ül Amare Zaferimiz (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Medya ahlakı ve algı operasyonları (06 Mart 2016 - Pazar)
MEB´de performans değerlerimiz (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
İstikamet ve İman üzere olmak (04 Aralık 2015 - Cuma)
Okul zili çaldı (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Mekanların mana dili (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Sosyal tesisimizin temeli atıldı (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Ramazan ayının manevi iklimi (07 Temmuz 2015 - Salı)
Darendede bilim fuarları (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Gençlerin başarı yolu (06 Şubat 2015 - Cuma)
Gönül ve mana sultanları (06 Ocak 2015 - Salı)
Amasya yolculuğunundan kalanlar (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Maddeden manaya hicret (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Darendede eğitim çalıştayı (03 Ekim 2014 - Cuma)
SAHRALARDA SOHBETLE SERİNLEMEK (09 Eylül 2014 - Salı)
İlklerin İlkesi: Darende İmam Hatip Lisesi (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Huzur ikliminin nadide beldesi: Darende (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Şehir ve kültür (11 Nisan 2014 - Cuma)
Şehir ve medeniyet (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
DOLAR
3.9594
EURO
4.6547
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:29 07:08 12:23 15:00 17:20 18:47
Malatya
23 Kasım 2017 Perşembe
Bugün
Parçalı bulutlu
8 °C
-2 °C
Cuma
Parçalı bulutlu
10 °C
-2 °C
Cumartesi
Parçalı bulutlu
8 °C
-4 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Melaike, çanı olan kervana arkadaş olmaz.

Hz. Muhammed