15 Temmuz Ruhu
Tarih: 18.6.2019 11:43:13 / 1217okunma / 0yorum
Ömer HİDAYET

        Hasan, yeşildirek pazarının uğultulu ve telaşlı gününü çoktan arkada bırakmış, tramvayın salınan kollarında derin bir uykuya dalmıştı. Bir ses, ihtilal kalkışması var diye çığlık çığlıya sokakta bağırıyordu. Zehra , küçük Hüseyin´i ayaklarında yeni uyutmuş, göz ucuyla ekranı takip ediyordu. Tatbikat var diye askeri köprüye getirmişler, tek yönden trafiği yönlendiriyorlardı.Zehra hanımın,göğsünde bir daralma oldu. Babası aklına geldi, yassıadada yargılanmış, Kayser´i cezavinde tüberküloz denilen ince hastalıktan vefat etmişti. Her ihtilal kelimesi, Zehra hanımda, bir hançer olur, boğazında saplanır, kalırdı. Kocası Hasan, merdiven boşluğunun karanlığında hışımla içeri girdi. Üzerini değiştirmek için saatlerce vakit geçirdiği odadan bir ok gibi tekrar çıktı. Zehra hanım, bir anlam veremedi, birşeylerin yolunda gitmediğini düşündü. İhtilal, darbe, muhtıra çoktan tarihin çöplüne atılmıştı. Ama, bizden görünen, bizimle aynı safta kıbleye yönelen alçak ruhlu satılmış kişiler, ne yazik ki iş başında idi. Gece uzun ve yakıcı bir sıcaklığın ağır havasını soluyordu. Efendilerinin verdiği rolu oynuyorlardı. Uşaklık, bazı melun ve menhus ruhlar için telafisi mümkün olmayan bir illetti.. Diyanetin direktifiyle , tüm minarelerden ezan okunmaya başlamıştı. Davudi sesler dalga galga semada yankılanmaya başladı.Daralan ruhlar, teskin olmuş, gün yavaş yavaş ağarmaya başlamıştı. İhanetin bedeli, milletin üstüne bir kül gibi çökmştü. Yeni bir gün, nelere müjde taşıyordu çok geçmeden anlaşıldı. Hasan, keskin nişancının köprüde alçakca sıktığı tek kurşun ile şehadet makamını taçlandırırken, yüzünde sönmeyen bir tebessümden gül demeti açmıştı. Arkasında, babalarının şehadeti ile gurur duyan ,aslanlar gibi iki yetim yavru bırakmıştı.

      Evet, hikayeleştirmeye çalıştıdığımız , bu daramatik hayat ilişkisi,her evde bir çığlık gibi yükselmeye başlayan  tablo, aynısı ile 15 Temmuz´da , bu mllete yaşatıldı. Milletlerin, hayatında kırılma ve dönüm noktaları vardır. Kurtuluş savaşı gibi, Çanakkale gibi.. Karanlık , geceyi sarmaladığı bir anda, zulum gergf gergef ihanetini örgüleştiriyordu. Beka ve varolma mücadelesi, asla inkıraza yol açmamıştı. Düştükdükçe kalkmayı, kenetlenmeyi öğrenmiştik. Acı, hiç bir zaman arzu edilmemiş, ancak başa geldiğinide, baş tacı olması , cana minnet sayılmıştı. 

      On yedi yıllık bir altın tablo, kana bulanmak istenmişti. İçten ve dıştan , büyük bir organize vardı. Yıllardır taş üstüne taş konulmayan ülkenin, bir çok sorunu, bu süre içinde büyük bir irade göstererek,  bir bir halledilmişti. İnsanlar, geçmişi hatrılamak istemiyordu. Başörtüsü yüzünden okulundan atılan genç kızlarımıza, Arabistan yolu gösterilmişti. Babalarının yüzlerine bakmadığı gençler, telafisi mümkün olmayan travmalar yaşıyordu.Hukuk alanında yapılan düzenlemeler, gösterilen üstün gayretlerle, kılık kıyafet özgürlüğü, tüm kamoyunu içine alacak bir genişlikte , gönüllere neşe, yüzlere bahar serinliği serpiyordu. Yollar, tek yönden çift yöne çıkarılmış, geceyi gündüze katan millet sevdalıları, Şirin aşkı için Ferhat olup dağları deliyorlardı. Sağlık sektöründe yaşanan güzellikler, başlı başına bir başarı öyküsü haykırıyordu. Bugün git yarın gel yollu işkenceler bitmiş, beş yıldızlı otel konforunda hastaneler hizmet vermeye başlamıştı.

     Hukuk adına yapılan, ekonomik iyileştirmeler, kişi başı gayri safı artışlar, topyekün bir kalkınmanın mutluluğunu yaşatıyordu. Dünü asla unutmamıştı bu millet. Rehin alınan hastalar, mazot parasını bulsanız dahi saatlerce bekleyeceğiniz Ambulans sırası , SSG  kurumunun utanç duyması gereken en zavallı çalışmasıydı . Bugünse, tam donanımlı tek kişilik hava ambulans helikopterleri iftihar ettiğimiz, gurur tablomuz olmuştu. Nereden nereye..Sağlık, ulaşım, eğitim, okullaşma oranlarında nisbi artışlar, hemen her şehrimize açılan bacasız fabrika olan üniversiteler, millet olarak göğsümüzü kabartan taçsız yıldızlarımızdı.

     Bütün bunlar olurken, cemaat adıyla aramızda dolaşan, hain FETÖ, paranın ve gücün  kuklası bu örgüt, içimizde dal budak salmıştı. İhanet ve isyan, makinasının baş kolu olmaya hazırlanıp, milletin madde ve mana kökünü  kurutacakları bir planın ince hesapları içine düşmüşlerdi. Masum ve mutlu insanlar olarak bizler ,vesayet bitti, insanlar özgürce düşünce ve inaçlarını yaşıyor diye  gönüllerimize mutluluk tablosu çiziyorduk. Lakin,su uyur düşman uyumaz kabilinden, hain eller, devletin en hassas kurumlarına kadar girerek, ihanet rollerni oynmak için gün sayarlarmış..

     Milletinde bir hesabı vardı. Planları bu defa tutmadı. Ne diyorlardı,İhtilal olduğunda ,bu millet tankdan korkar , camisine bile gidemez diyen satlık uşaklar, aldanmışlardı. Tankı çıpla elle durdurmaya çalışan ile uçağa levye fırlatan saf ve emiz  Anadolu irfanını hesap edememişlerdi.

    Yaşlı Teyze nasıl haykırıyordu:- Menderes´i yediniz sesimizi çıkaramadık, Özal´ı zehirlediniz tepki vermedik, ama Resimizi ve Ülkemizi artık sizlere yedirmeyiz, diye destansı  çıkışını yapıyordu. Hesapları bozulmuştu. Cumhur Reisimiz, tüm halkı meydanlara davet ettiğinde, her şey bitmişti. Şehadete yürüyen,  bu asil millet artık asla dış güçlere teslim olmayacaktı.

     İki yüz elli şehit ve ikibin gazi, bu milletin tarihe vurulmuş en onurlu fermanı olarak 15 Temmuz´u  , soylu ve selamet içinde yaşayacağımız  bir güne dönüştürmüştü.

     Ruhları şad, mekanları cennet olsun.

Anahtar Kelimeler: Temmuz, Ruhu
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Anadolu irfanın mayası (22 Mart 2019 - Cuma)
Çıktım erik dalına (20 Şubat 2019 - Çarşamba)
Meb 2023 eğitim vizyonu ne getirecek? (05 Aralık 2018 - Çarşamba)
Tasavvuf Irmağında Akan Kalemler (04 Kasım 2018 - Pazar)
Aynadaki yalan (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
Psikolojik Savaş (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
İYİ İNSANLAR İYİ ATLARA BİNİP DÖNDÜLER (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Sıcak günler (01 Haziran 2018 - Cuma)
1980 yılında bir açık oturum (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dini üslup ve İfade Şeklimiz (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Kayseri Paneli (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
DEĞİŞİM YOLCULUĞUMUZ (19 Kasım 2017 - Pazar)
EĞİTİMİ YERLİ VE MİLLİ YAPMAK (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Ve Şimdi Söz Kuran´ın (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Ramazan-I Şerifin Sonsuz Rahmeti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
ANADOLUNUN KADİM RUH KÖKÜ (06 Nisan 2017 - Perşembe)
ŞEHRİN RUHU: DARENDE ÖRNEĞİ (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Küresel Saldırı/Topyekün Seferberlik (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Gençlik Merkezlerinin Önemi (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Yeniden Birlik Olmak (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Asıl Tehlike (08 Eylül 2016 - Perşembe)
15 Temmuz ve liderlik ruhu (02 Eylül 2016 - Cuma)
Gün, bir ve beraber olma günüdür (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Darende´mizde trafik ve yaşam kültürü (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Kut´ül Amare Zaferimiz (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Medya ahlakı ve algı operasyonları (06 Mart 2016 - Pazar)
MEB´de performans değerlerimiz (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
İstikamet ve İman üzere olmak (04 Aralık 2015 - Cuma)
Okul zili çaldı (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Mekanların mana dili (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Sosyal tesisimizin temeli atıldı (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Ramazan ayının manevi iklimi (07 Temmuz 2015 - Salı)
Darendede bilim fuarları (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Gençlerin başarı yolu (06 Şubat 2015 - Cuma)
Gönül ve mana sultanları (06 Ocak 2015 - Salı)
Amasya yolculuğunundan kalanlar (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Maddeden manaya hicret (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Darendede eğitim çalıştayı (03 Ekim 2014 - Cuma)
SAHRALARDA SOHBETLE SERİNLEMEK (09 Eylül 2014 - Salı)
İlklerin İlkesi: Darende İmam Hatip Lisesi (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Huzur ikliminin nadide beldesi: Darende (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Şehir ve kültür (11 Nisan 2014 - Cuma)
Şehir ve medeniyet (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
DOLAR
5.7538
EURO
6.3654
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
25 Ağustos 2019 Pazar
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Bircok insan mutluluğu burnunun üstünde unuttuğu gözlük gibi etrafta arar.

Konfüçyus