Geçinmek
Tarih: 13.4.2009 00:00:00 / 1042okunma / 0yorum
Cemil Gülseren

Birkaç anlamı bulunan ‘geçinme’nin Türkçe sözlüklerdeki karşılıklarını şöyle bir hatırlayalım; 1. Uyuşma, bir arada yaşayabilme, 2. Dirlik, yaşamak için gerekli olan şeyler. Bunlar isim olarak kullanıldığında geçerlidir. Fiil olarak anlamları da şöyledir: 1. Yiyip içmek, idâre olunmak, nafakasını sağlayıp yaşamak, 2. Başkası ile birlikte iyi yaşamak, 3.Bir hal ve sıfatın kendisinde bulunduğunu iddia etme (sanatçı geçinmek, şair geçinmek gibi…), 4. Ölmek

Dikkat buyurun yiyip içmek ve yaşamakla başlayan daha sonra birlikte yaşayabilme becerisini göstermeyi “geçinme” olarak ifade ettikten sonra da taklide, sahteliğe kadar uzanan geçinme gerçek değil ama öyleymiş gibi davranmayı da kapsıyor. Ve sonra da vakti gelince ‘geçiniyoruz’ işte. Burası “gibi” değil en hakikisinden terk ediyoruz. Hayır, etmiyoruz can bizi bırakıp gidiyor. Ruhunla baş başasın. Dünyasını değiştirenin ardından “falan da geçindi” diye duymuşsunuzdur. Asıl geçinmek yoksa bu mu?  Ne ilginç değil mi? Bir fiilimiz var GEÇİNMEK hem yaşamayı hem de ölmeyi karşılıyor. Şu inceliğe bakar mısınız? Aradaki ince çizgiye dikkat çekmek ancak bu kadar zarif olabilir.

Bu durumda her an geçim derdinde olduğumuz bir değil iki hakikatın da tesbiti ve de teslimidir. LEVNİ de tescil ediyor:

Aldanma cihanın sakın varına

Düşmeyegör anın ah ü zârına

Bugünkü işini koma yarına

Yar yıkıldığı gün tozar demişler

 

Dediler bu pendi sordumsa kime

Tuz ekmek bilmeze müşkülün deme

Kül kömür ye namert lokmasın yeme

Gün olur başına kakar demişler

 

Vatandaş essahtan geçim derdinde. Evvelden beridir söylenir; kasap et, keçi can derdinde. Âşık Kadriyâ da der kendi dilinde:

     Alacak der ki vaz mı geçeyim

     Yoksa üstüne bir su mu içeyim

     Sağlam adamları nasıl seçeyim

     Beni de aldatan tatlı lisandır

 

     Borçlu der ki halim ettim ifade

     Niçin vazgeçersin vermezsin vade

     Faizin aldın maldan ziyade

     Senden istediğim biraz meydandır.

Velhasıl kılı kırk yararız, kırk dereden su taşırız. Niçin? Geçinmek için. Hem de o dört türlü geçinmek için. Sonu ölüm de olsa hepsi bizim ya. Adamın biri ile çıkmıştık yola, dedim verelim biraz mola. Yayan yürüyelim girelim kol kola. Ne desin? Demir bulunur da ben bir daha bulunmam. (Demirden kastı arabası idi) Ah kardeşim ah helikoptere de binsen dünyadan göç vakti gelmişse neylersin ölüm herkesin başında uyudun uyanamadın kimbilir nerde nasıl kaç yaşında… Halktan biri, şu yaptığımıza bakın, ellisine kadar para kazanmak için -geçinmek için- sağlığımızı kaybetmek bahasına da olsa çalışıyoruz; ellisinden sonra da kazandığımız parayı kaybettiğimiz sağlığımızı kazanmak için harcıyoruz. Döngüye bakın. Ne anladınız bu işten? Keşke demeyin sakın. İşte o olmaz. “Ne var, ne yok”, “Nasılsınız?” sorularına çoğu zaman “Geçinip gidiyoruz işte” deriz. Yuvarlanıp gidiyoruz diyeni de olur.

Mevlana Hazretleri de demişler: “Ne insanlar gördüm üstünde elbise yoktu; Ne elbiseler gördüm içinde insan yoktu.” Onlar da geçindiler. Bir akşam ev hayırlısına bir arkadaşa gitmiştik. Hoşbeş ederken sağı solu, önü ardı üç kumanda aleti birden kullanıyordu. Bunlar ne derken başladı marifetlerini anlatmaya Biri TV için malum, diğeri doğalgaz kombisi için, öbürü tavandaki ışıklar içinmiş. Müzik seti için olanı varmış, ocağı yakan, fırını ateşleyeni varmış neler neler. Geçinmek çok kolaylaştı sanıyorsunuz değil mi?  Çoook.

Biz çok gerilerde kalmışız meğersem. Geçti o Dedem Korkut hikâyelerindeki deyişler:

Deh demeden giden at / Buyurmadan yapan evlat

Kocasından önce kalkan avrat / Ne murattır ne murat.

Geçinmek mi istiyorsun? Eyi dinle: Sana vereyim bir öğüt; Ununu kendi elinle öğüt.

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Ne olsun istersin? (05 Aralık 2018 - Çarşamba)
İnce İşler (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
YALAN VE YANLIŞ (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Herkesin derdi (24 Temmuz 2018 - Salı)
Yakışır (01 Haziran 2018 - Cuma)
Nerede Kalmıştık? (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dereden Tepeden (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Ne kadar okur-yazarız? (06 Mart 2018 - Salı)
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
5.3633
EURO
6.0764
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
13 Aralık 2018 Perşembe
Bugün
Parçalı bulutlu
4 °C
-2 °C
Cuma
Bulutlu
7 °C
0 °C
Cumartesi
Bulutlu
7 °C
0 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Kimseden sana kötülük gelmesini istemiyorsan fena söyleyici, fena öğretici, fena düşünceli olma.

Mevlana