Köşeli yazılar
Tarih: 2.9.2015 00:00:00 / 1669okunma / 0yorum
Cemil Gülseren

İster ulusal ister yerel olsun; ister günlük ister haftalık ya da aylık olsun gazetelerin olmazsa olmazlarıdır köşe yazarlığı. Yazarlar güncel bir konuda, siyaset, politika, bilgilendirme, yorumlama gibi durumlarda görüşlerini belirtirler. Bu yazılara makale denemez. Bilimsel makaleler bilindiği üzere iddia ve ispat ister. Dipnot ister. Deliller vardır. Kesinlik vardır. Köşe yazıları yazan yazarlara fıkra yazarı da denilir. Aynı zamanda gazetesinin genel politikasını da göz önüne alır. Akademik disiplinden uzak, halk ağzıyla biraz da öğütçü tarzları vardır.

Bir de eleştirmenler vardır; sahasında yetkili kişilerin yazdığı kültür-sanat, dil-edebiyat, ilahiyat, spor, ekonomi yazılarıyla ortaya çıkan yazarlardır. Zaman zaman bu tür yazı/yazarlara gazetemiz Darende Haber de yer vermiştir. Bu gazetede dedikodu yazılarına yer verilmemiştir. Magazine de rastlamazsınız. Kesin olmayan haberlere de yer yoktur. Canı dedikodu isteyen başka kapıya baksın. Buradan onlara ekmek çıkmaz. Takdir edersiniz ki günlük gazeteler ile aylık gazeteler aynı yayın akışında olmazlar. Mizah, karikatür, mutfak / gurme, hava durumu, fal, borsa, döviz haberleri aylık periyodlarda bulunmaz. İlk başlarda bulmaca köşesi vardı. Yine ilk yayına başladığı yıllarda şiir köşesi, kısa anekdotlar da yer almıştı. Vefat haberleri de bir iki aydır kaldırıldı. (Hoş zaten sosyal medya üzerinden bu tür acılı haberler anında ilgili gruplara servis edilmekte.) Eskiden köy/belde olan şimdi mahalle sayılan yörelerimizden kısa kısa da olsa haberler-fotoğraflar olmasını isteyen çok sayıda hemşerimiz var. Ben de dile getirmiş olayım.

Başa dönecek olursak; köşe yazısı biraz yergidir, azıcık eleştiridir. Hizmet sektörü içindeki kurum ve kuruluşlar bilhassa da Belediyemizin tahammüllü olması gerekir. Denemedir; okuyucuyu rahatlatmak gerek. Az biraz öyküdür; hisse kapmak icap eder. Ara sıra mizahtır anlayana. Bir parça dertleşmedir. İçini dökmek gibi bir şey. Ama asla tokat değildir, yumruk değildir. Olsa olsa açık mektuptur. Söyleşidir, okuyucuyla sohbettir. Evet, evet çoğunlukla da sohbettir. Aydan aya, mevsimine göre değişen, güncellenen sohbetlerdir. Üslup ise yazarına kalmıştır. Özgünlük ve özgürlük esastır. Bu gazetenin takipçileri bilirler. Bu gazetede doğrudan politika bulunmaz. Devlet adına, hükümeti temsilen kaymakamlık hizmetleri, yerel hizmetleri yürütün Belediyemiz ve de Darende?nin sivil toplum örgütleri ile kuruluşlarının en başta da Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı?nın hizmetleri haber olacaktır, konu olacaktır. Memlekete hizmet edenler elbette her zaman baş tacı edilecek, yâd edilecektir. Hak teslim edilecektir. Hizmetleri görmemek için kör olmak lazım diyeceğim. Hayır demeyeceğim. Âmâlar bile Darende?de yürüyen, yükselen hizmetlerin farkında. Göremeyenlere de Allah göz, gönül ve zihin açıklığı versin.

Söz madem mahallî gazete ve gazetecilikten açıldı. Aslında ulusal ama şimdilerde bizim için ?yerel? bir konuya da dikkat çekmek istiyorum. ?Darende?de betonlaşmaya hayır.?, ?Apartmanlaşmaya hayır.? diyorum. Bu benim tamamen şahsî görüşüm, duygusal yaklaşımım. Darende gelişmesin mi? Elbette gelişsin ve genişlesin. İnanç turizmi potansiyeli oldukça yüksek. Kanyonu, şelalesi, içmecesi ile doğal tarım ürünleri ile ekonomisi hak ettiği yere gelsin, büyüsün. Organize Sanayi Bölgesi bir an önce faaliyete geçsin. Bunlar bütün Darendelilerin beklentisi. Diğer taraftan Darende?nin kendine özgü bir yerleşim biçimi var. Bahçe içlerinde evler. İşte bunlar kurutulmasın, bitirilmesin. Aşudu Şelalesi?nden Nadir Okulu?na kadar olan o dere boyunun florası, doğası inşallah bozulmaz. Yapılaşmaya kurban edilmez. Çarşıda yapılsın beton bloklarınız. Mahallelere sokmayalım. Apartmanları şuna benzetiyorum: ?İçindeki çıkmak için, dışındaki girmek için uğraşıyor.? Oysa bu binalarda yaşamayı göze almak demek, kendini canlı canlı hapsetmek demek. Apartmanlar, yan yana, üst üste, duvar duvara, kapı kapıya istiflenmiş yalnız bedenlerin değil bilhassa da ruhların da hapsolduğu gönüllü barınaklar. Ferahmış. Kime söylüyorsun? Sen kendin inanıyor musun? Kadınlarımız için tercih edilir. İşi az, temizliği kolay. Aidatı mı? O beylerin sorunu. Hırı gürü eksik olmaz. Uğraşsın çoluk çocuk. Yalancıktan oyun alanları. Göstermelik yeşil alanlar. Sahte gülücükler misali. Bir gün bezeceksiniz lâkin o bahçeli evleriniz yıkılmış olacak. Çok geç olacak o zaman. Bir yanda cetvelle çizilmiş evler, siteler; zevksiz, ruhsuz, estetikten yoksun diğer yanda çeşmeli, dereli, meyveli, dutlu, cevizli bahçeli evler. Sorarım yazlıkçılar, yaylacılar hangisi için geliyor Darende?ye?...

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
3.7531
EURO
4.6593
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
20 Şubat 2018 Salı
Bugün
Sağanak
11 °C
4 °C
Çarşamba
Bulutlu
12 °C
5 °C
Perşembe
Parçalı bulutlu
12 °C
2 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
İki düşman arasında öyle konuş ki, barıştıklarında utanmayasın.

SADİ