Dinleyen arif gerek
Tarih: 7.7.2015 00:00:00 / 1306okunma / 1yorum
Cemil Gülseren

Bir insan ne kadar akıllı olursa olsun yine de nasihate ihtiyaç duyar. Nefis nasihati pek çekemez. Akıl ise iddiacıdır. Hoş akıl ile nefis birbirini idare edemezler. Nefis gururu sever; akıl ise kibri besler. Akıl şöhrete açılan bir araç olmuşsa ki oldu yücelerde uçar. Ayağı yere basmaz. Lakin aklın aşka da gücü yetmez. Anlamaz ki yetsin. Bu kadar karmaşa içinde elbet  `büyük sözlerine` yöneliriz. Ondandır ki öğüt verilir. Öğüt sözcüğünün kökeni `ög` akıl anlamındadır. Söz tutanadır; söz alanadır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurmuşlardır: "Din nasihattir, samimiyettir." Nasihati eden kendi uymuyorsa, yaşamıyorsa o zaten hedefine ulaşmaz. Samimiyet budur. Vefatının 25. yıldönümünde rahmetle, şükranla andığımız Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi benim için bir samimiyet abidesidir. Kendisi ağaç diktikten sonra ancak hutbede cemaate ağaç dikmenin faziletlerini anlatmıştır. Bir sohbetinde; "Bir iş yaparken önce kendi nefsine danışacaksın." diye buyurmuşlardır. Söyleyen tutmazsa, yazan da yaşamazsa nafiledir. Hulûsi Efendi çözümü de sunuyor; "Tutacaksınız, yaşayacaksınız, hâl ve sıfatlarınızı değiştirerek elde edeceksiniz."  On binlerce basılmış Hulûsi Efendi`nin `İnsanlığa Nasihat` şiirine bu anlamda bir göz atalım istedim:

"Âlemi sen kendinin kölesi kulu sanma / Sen hak için âlemin kölesi ol kulu ol."

Başkalarından hizmet bekleme. Beklenen hizmet sendeki gururu besler ancak. Sen yaratılana hizmet et. "Bir topluluğun efendisi onlara hizmet edendir." hadisini hatırlatır bize. Yetmez mi?

"Nefsin hevası ile mağrur olup aldanma / Yüzüne bassın kadem her ayağın yolu ol." 

Sözü ne uzatalım; gurur yok, kibir yok. Müthiş bir tevazuudur istenilen.

"Garazsız hem ıvazsız hizmet et her canlıya / Kimsesizin, düşkünün ayağı ol, eli ol."   

Ne yüce yaklaşımdır bu. Karşılık beklemeden her canlıya hizmet etmek. Sosyal devletin, bütün sivil toplum kuruluşlarının (STK) yapmak istedikleri işte bu beyitte özetlenmiş. En veciz biçimde hem de.

"Allah için herkese hürmet et de sev sevil / Her göze diken olma, sünbülü ol, gülü ol."

Sevilmenin yolu nereden geçer ona işaret var. Bu kadar açık, anlaşılır bir öğüt işte. Yaratan`ın hatırına, yaratılanı sevmek.  Zor amma Müslümanın yapması gereken de bu.

"İncitme sen kimseyi, kimseye incinme hem / Güler yüzlü tatlı dil her ağızın balı ol."

İncitmemek sizin iradenizle daha mümkünken "incinmemek" kişinin kendisini aşan bir durum olması yönünden daha zordur. Mütebessim bir yüze bugün ne çok ihtiyaç var oysa. Ağızların `sevgi` yerine `sövgü` ile dolduğuna üzülerek tanık olmuyor muyuz?  İncinmemek, şahsen benim için de en zor olanı.

"Nefsine yan çıkıp da Kâbe`yi yıksan dahi ; / İncitme, gönül yıkma, ger uslu ger deli ol."

Kâbe`yi yık ama gönlü yıkma. Gönül; `nazargâh-ı ilâhi`dir. Ah bir de bu öğütleri tutabilsek. Bu nasihatler tablolarda değil zihnimizde, gönlümüzde, özümüzde yerini bulmalı değil mi?

"Güneş gibi şefkatli, yer gibi tevazulu / Su gibi sehâvetli, merhametle dolu ol." 

İnanmış insan şefkatte, ayrım yapmadan her yere, herkese güneş gibi ısısını ve ışığını gönderebilmelidir. Tevazuda ise her şeyi kabul eden, her şeyi temizleyen toprak gibi olunsa; cömertlikte su gibi olunsa İslâm`ı en güzel şekilde dilde değil özde yaşamış oluruz. Merhametli, şefkatli, tevazulu ve cömert olmak zaten bu nasihatnamenin de asıl kaynağı olan Kur`an`ın ahlakına, Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz`in sünnetine yakışanıdır. Yaşamak, yaşatmak elimizde.

"Gökçek gerek dervişin sanı yoksula baya /Suçluların suçundan geçip hoşgörülü ol."

Maalesef zenginlere itibar edip fukaraya iltifat etmemek hastalığına işaret edilmektedir.

"Varlığından boşal kim yokluğa erişesin; / Sözünü gerçek söyle, Hulûsi`nin dili ol."

Varlık sana yüktür. Ondan yani benlikten, kibir ve gururdan sıyrılmadıkça ne yokluğa erişirsin ne de varlığın anlamına ulaşırsın. "Nush" (nasihat) ile uslanmak bize çok yakışacak. Hem de çook.

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
KENAN KALKAN
15.7.2016 10:49:18
HOCAM KALEMİNE YÜREĞİNE SAĞLIK
Yazarın Diğer Yazıları
Yakışır (01 Haziran 2018 - Cuma)
Nerede Kalmıştık? (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dereden Tepeden (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Ne kadar okur-yazarız? (06 Mart 2018 - Salı)
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
4.7077
EURO
5.4848
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
23 Haziran 2018 Cumartesi
Bugün
Güneşli
31 °C
17 °C
Pazar
Güneşli
32 °C
15 °C
Pazartesi
Güneşli
34 °C
17 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
İlim irfan mürşittir karanlıkları boğar. İnsanları cehalet, gaflet bunaltıp boğar…

Hacı Bektaşı Veli