Edeb ya hu!
Tarih: 4.5.2015 00:00:00 / 623okunma / 0yorum
Abdulhamid YOLCU

Allah-u Teâla (c.c) bizleri yaratıp bu dünyaya anne ve babamız vesilesiyle gönderirken İslam üzere bir fıtrat ile yollamıştır. Yani hem dışımız hem içimiz insandır. Ailemizin, çevremizin ve hayat tarzımızın da etkisiyle zaman içerisinde fıtratımız olumlu yönde gelişebileceği gibi olumsuz yönde bozulabilir de.

Din olarak İslam çerçevesi içerisinde kalarak emir ve yasaklara uymak, bizlere lütuf olarak verilen bu fıtratın olumlu yönde gelişmesini sağlamak için şarttır. Haramlar ve helaller bellidir. Karşılaşacağımız durumlarla ilgili geçmişten günümüze kadar verilen hükümler bellidir. Bunlara uymak dünya ve ahiret mutluluğu için şarttır.

İman süsü ile süslenmek ve yaptığımız işleri kalbi bir samimiyetle yapmak ise fıtrî eğilimlerimizi bir adım daha ileriye, daha güzele taşımak için elzemdir. İman kişinin neye inanıp neye inanmayacağını belirleyen esaslardan oluşan bir bütündür. Bu noktada İmanın şartlarını ve Ehl-i Sünnet vel Cemaat diye de tarif edilen inanç ilkelerini iyice öğrenmek şarttır. Malum olduğu üzere bu ilkeleri; Peygamber Efendimiz?in (s.a.v) sünnet-i seniyyesini (tarafından uygulanan ve sözlü olarak söylenen ya da onaylanan işler) ve Ashab-ı Kiram (r.a) tarafından uygulanan işleri takip etmek olarak söyleyebiliriz.

İhsan sahibi olmak ve Rabbimizin (c.c) bizleri her an gördüğünü hatırda tutarak hayatımızı devam ettirmek ise herkese nasip olmayan bir fazilet olsa gerektir. Meşhur Cibril hadisinde geçtiği gibi ihsan; biz Rabbimizi (c.c) göremesek de yaptığımız işleri O?nun her an bizleri gördüğüne inanarak ve bu şuurda olarak yapmak olarak tarif edilebilir.

Sureten insan olarak geldiğimiz bu dünyada sîreten de insan olarak kalabilmek ve ömür yolculuğunu böyle tamamlayabilmek ise sanırım edeb sahibi olmakla mümkündür. Kurallara uymak vazifedir, ahlaklı olmak fazilettir, edepli olmak ise zarafettir. ?Her şeyin bir edebi vardır? sözü ne güzel bir sözdür. Birçok dergâh girişinde ?Edep Ya Hu!? yazması, ?Edeple giren, huzurla çıkar? ibaresinin bulunması bizleri bu konuda uyanık olmaya teşvik etmektedir. ?Edep bir tâc imiş nûr-ı Hudâ`dan, Giy ol tacı emîn ol her belâdan? ve ?Ehl-i irfan içinde aradım kıldım talep, Her hüner makbul imiş, illa edep, illa edep? beyitleri meseleyi ne kadar da güzel ifade etmektedir.

Namazın edepleri vardır, mesela; iç ve dış sükuneti sağlamak, üst elbisenin düğmelerini iliklemek, ayakta iken secde edilecek yere bakmak, namazda esneme gelirse sağ el ile ağzı kapamak gibi. Mescid-i Nebevi?yi ziyaretin edepleri vardır; tertemiz olmak, gusül abdesti almak, salavatlar getirmek, her türlü aşırı hareketten kaçınarak Şair Nabi?nin ?Sakın terk-i edepten, Kuy-i Mahbub-i hudadır bu. Nazargah-ı ilahidir, Makamı Mustafa?dır bu.? öğüdüne uymakgibi... Allah dostlarını ziyaret etmenin ve onlarla görüşmenin de edepleri vardır; sorulmadan konuşmamak, konuşurken sesini yükseltmemek, huşu içerisinde bulunmak gibi. Allah dostlarının türbelerini ziyaret ederken de, türbenin ayak tarafında durmanın da edep gereği olduğunu duymuştum.

Hasta ziyaretinin, aile büyükleri ile bir arada olmanın, selam vermenin ve almanın, yemek yemenin, su içmenin, çok afedersiniz abdest tazelemenin dahi adabı vardır. Rabbim bizleri edepli olanlardan eylesin. Bilerek veya bilmeyerek yaptığımız edeb dışı hareketlerimizi affeylesin.

Hulusi Efendi Hazretleri (k.s)?nin buyurduğu şu sözlerle yazımızı bitirelim;

Ademi ikmâle sebep,

Lazım olan cümle edep

Hulusiya bak gör ki hep

Sıdk-ı bütünlerde bütün.

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
HASET VE SÛ-İ ZAN (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Yol Kesicileri Tanımak (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Bir tarih yazılırken (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
15 Temmuz en büyük tehlike miydi? (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
O gece! (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Gelecek bizimdir (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Türkiye: Türk-İslâm âleminin umudu (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Sıfıra Çıkmak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Dile sahip olmak (04 Aralık 2015 - Cuma)
Osmanlı, Yeniden (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Türkiye ve İslm Coğrafyası (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Terör olaylarının arkaplanı (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Somuncu Baba ve Hulusi Efendi Anma Merasimi (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Es-Seyyid Osman Hulsi Efendi (K.S.) (07 Temmuz 2015 - Salı)
Osmanlı ve Türkiye (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Tehlikenin farkında mıyız? (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Diriliş Ertuğrul (03 Mart 2015 - Salı)
Darendenin kıymetini bilmek (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Yüreklerin yandığı gün (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Kararları nasıl vermeli? (03 Ekim 2014 - Cuma)
OKUL VARDIR OKULLARDAN İÇERU! (09 Eylül 2014 - Salı)
Zaferden Değil, Seferden Sorumluyuz (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Gül diyarı Darendede buluşmak (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
Zaman güneşi altında eriyen ömür sermayesi (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Bir hayır kapısı olarak kermesler (19 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Vatan sevgisi (11 Nisan 2014 - Cuma)
Şehirlerin markalaşması ve Darende (13 Mart 2014 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
3.9594
EURO
4.6547
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:29 07:08 12:23 15:00 17:20 18:47
Malatya
23 Kasım 2017 Perşembe
Bugün
Parçalı bulutlu
8 °C
-2 °C
Cuma
Parçalı bulutlu
10 °C
-2 °C
Cumartesi
Parçalı bulutlu
8 °C
-4 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Düşmanlarınızın en kuvvetlisi içinizdedir.

Hz. Muhammed