Neden Sonra?...
Tarih: 6.1.2015 00:00:00 / 1179okunma / 0yorum
Cemil Gülseren

Her yeni yılın başında hep yeni, umutlu ve güzel dilekler dilenir. Geçen yıl geçmiştir. Gelene bakacağız. Giden yıl, algılarla yanılgıların çekiştiği bir yıldı. Herkese göre değişir desek çok beylik bir çıkış olur. Herkes ben haklıyım diyecek elbette. Hikâye bu ya: Yüce Allah, Hz. Musa (a.s.)?a demiştir ki: ?İblis?ten de bir şey öğren!?  Hz. Musa (a.s.) İblis?i görünce ondan da bir gizli nişane öğrenmek ister. İblis dedi ki: ?Daima ben, ben deme de benim gibi olma. Sende bir kıl ucu kadar bir varlık, benlik olursa; sende kulluk yoktur.? İbret niyetiyle naklettik. Men özüm bu gelen yılda benliksiz, kibirsiz, gurursuz, mağrur olmayan; söylediğini yapan, inandığını yaşayan dostlar arıyorum.

Yeni yıldan ne mi bekliyoruz? Gelen gideni aratmasın da? Temennim bu yönde... Gelen hep umuttur, beklentidir, gelen hep yenidir, gelecektir. Gelen yıl, açılmadık kapıdır, yazılmadık defterdir, söylenmedik sözdür, kıyılmadık nikâhtır, doğmamış çocuktur, girilmedik iştir. Hayal midir, düş müdür? Giden mi? O gitmiştir. Konuşun konuşabildiğiniz kadar arkasından. Defteri dürülmüştür. Gözden düşmüştür. Geride kalmıştır. Mazidir işte. Dedikodusu olur, eleştirisi olur, atar tutarsınız. ?Keşke?ler ile ah vah etseniz de beyhudedir.  Gideni beli bükülmüş bastonlu dedelere benzetir karikatüristler. Elbette yeni yılda ülkemiz huzur bulsun, ekonomimiz zarar görmesin, millet ferahlasın, barış içinde olsun. 1 Ocak 2015 Perşembe gününe rastlar. Demeler güzel, dilekler iyi lakin bir de derler ya; ?Perşembenin gelişi çarşambadan belli olur.? 31 Aralık 2014 Çarşamba günü idi. Altı üstü bir yaprak daha kopar takvimden diyeceğiz ve de yeni bir takvim asacağız. Biz aynı olduktan sonra kaç yeni takvim assak ne yazar ki? Âşık Ömer ne der bakın: ?Şu karşıdan gelen dilber  /  Gelir amma neden sonra  /  Bir selama kail oldum  /  Verir amma neden sonra? Aradım buldum izini  /  Buldum amma neden sonra.? (kail olmak: razı olmak, boyun eğmek). Biz de huzuru, barışı, birliği, dirliği bulacağız bulmasına da neden sonra?...

Biz yazılmayan, yazılamayan yahut da yazılıp da yayınlanamayan nice roman, şiir, hikâye ve denemelerin sahiplerini belki de hiç tanımadık. Belki de yazılanların, yayınlananların kalitesinden bile üstündüler. Bize sunulanları aldık, okuduk. Ben o meçhulde olanları arıyorum. Bulduklarım mı?... ?Çok çiğ çağ bu çağ? dedirten şişirme, doldurma, önerme, dayatma. Reklam kokmayan, paraya, ranta bulaşmayan; küpü, keseyi, kasayı gözetmeyen, özgün, ihlaslı, samimi eserler arıyorum.

Dalkavuklukla samimiyet döktürülmez. Papazın inancıyla Müslümana yanaşanları, Müslümana yazanları ayırt etmek de öyle kolay değil. Edepsizliğini edebiyatla örtmeye kalkanlara ne kadar güvenirsiniz? Yaşamadığı hayatı size öneren ne kadar inandırıcı olur ki? Şeyhülislam Yahya Efendi: ?Ne i?tibar bu evzâ?a merd olan Yahyâ / Ne zillete nazar eyler ne i?tibara bakar.? der. (Evzâ?a: haller, tavırlar, duruşlar.  Zillet: alçaklık, aşağılık.) Anlamaya gayret edin artık. Osmanlıca rağbette.

Eski köyler ?mahalle? oldu. Eski mahalleler mi? Onlar da ?site?lere sığdırıldı. Yok hayır üst üste istiflendi. Enine bile değil dikine sıkıştık. Ben o romanlarda kalan mahalleyi arıyorum. Ben o eski çarşıları arıyorum. Ruhsuz, duygusuz, her yeri pırıl pırıl, ışıl ışıl AVM?lerde kendimi rahat hissetmiyorum. Bu şehirliler tuhaf. Her şeyin organiğini bulma hayalini kurar, köyü düşlerler. Yüze gelip söylemeseler de bilinçaltları hep köyü özlemektedir. Hanımlar muhaliftir, çocuklar soğuktur, gençler uzaktır. Köyler ise ıraktır, köyler yalnızdır. Hele kışları köyler iyice çıplaktır. Bu hali özleyenlerin gözleri aydın olsun. Köyler boşalmıştır. Köydekiler şehirleri isteri şehirdekiler köyleri özler. Ben de düşümden uyanacağım yeri, işte o yeri ARIYORUM. Hani denir ya; Gören doymuş usanmış; Görmeyen iyi bir şey sanmış.

Sözün özü 2014, 2015?e ne dese beğenirsiniz?: ?Gafil olma, benden sonra sen de öleceksin.? Kudadgu Bilig yorumuyla 2015 de altta kalır mı?: ?Birbirimizi özlersek ben geleyim.? Ne güzel demiş: ?Birbirimizi özlersek ben geleyim.? Sevgiyle kalın efendim.

                                                          

 

 

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
YALAN VE YANLIŞ (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Herkesin derdi (24 Temmuz 2018 - Salı)
Yakışır (01 Haziran 2018 - Cuma)
Nerede Kalmıştık? (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dereden Tepeden (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Ne kadar okur-yazarız? (06 Mart 2018 - Salı)
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
6.2671
EURO
7.3794
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
23 Eylül 2018 Pazar
Bugün
Güneşli
31 °C
14 °C
Pazartesi
Güneşli
30 °C
13 °C
Salı
Güneşli
32 °C
13 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Hamı pişiremezsen bari, pişmişi ham etme…

Hacı Bektaşı Veli