H. Hamidettin Ateş Efendinin Medine hatıraları
Tarih: 6.1.2015 00:00:00 / 1566okunma / 0yorum
Musa Tektaş

H. Hamidettin Ateş Efendi bir grup arkadaşla hac vazifesini ifa etmek üzere 28 Eylül / 12 Ekim tarihleri arsında Hicaz?a gittiler. Allah?ın lütfuyla Hacc-ı Ekber yaptılar.  ?Hac meşakkattir.? hadisi şerif esrarınca bu yolcuğun başlangıç ve bitimin de biraz meşakkat çekilmiş, bazı zorluklar yaşanmış. Ancak ibadet duygusuyla sabır gösterip, zorluklara Allah rızası için tahammül göstermişler. Tabii Mekke ve Medine?de çok güzel hatıralar yaşamışlar?

 

Altınoluğun Karşısında

 

Bir arkadaşımız anlatıyor:

 

Bu yıl hac farizamızı yerine getirmek için Diyanet?ten kuramız çıktı. Biz hazırlıkları tamamlayıp, artık Darende?ye akrabalarımızı ziyarete gitmiştik ki, bu arada H. Hamidettin Ateş Efendi Hazretleri ile Ayşe Valide?mizin (Artık Hacı Ayşe Valide?miz oldular)  de bu yıl hacca geleceklerin öğrendik. Çok sevindik. Mekke?de ve Medine?de otellerimiz ve şirketlerimiz ayrı olmasına rağmen Cenab-ı Allah?a şükürler olsun ki zamanımızın çoğunu birlikte geçirdik. Beraber tavaf yaptık, Arafat?ta buluştuk, sohbet ettik, kutlu ziyareti sevdiğimiz büyüklerimizle birlikte yaptık.

 

Bir gün gece geç vakitlerde Kâbe-i Şerif?i eşimle birlikte tavaf ediyorduk. Malum olduğu üzere hac zamanı ortam çok kalabalıktır. Milyonlarca Müslüman aynı mekânda tavaf etmektedirler. Bir ara Altınoluk?un karşısında belli bir mekânın sanki ayrılmışçasına boş olduğunu gördük. Hulûsi Efendi Hazretleri ve Hamidettin Efendi Hazretleri hac ve umre ziyaretlerinde genellikle namaz vakitlerini beklerken Altınoluk?un karşısında otururlardı. Hemen telefonla Efendi Hazretlerinin yanındaki arkadaşımızı arayıp, durumu bildirdik, ?Mümkün olsa da Efendi Hazretleri bu arada gelip Altınoluk?un karşısındaki boş mekânda otursalar. Belki arayıp, görüşmek isteyen, buluşmayı arzu eden arkadaşlar vardır. Hem orada otururuz, hem de dostlarla buluşuruz.? dedik. Efendi Hazretlere kabul etmiş. Biz bir yandan burada beklemeye başladık. Hamidettin Ateş Efendi ve birkaç arkadaş ile birlikte geldiler, çay getirmişler. Oturduk birkaç bardak çay içtiler. Bu arada Türkiye?nin çeşitli illerinden gelmiş, Hamidettin Efendi?yi görmeyi arzu eden birçok arkadaşla görüştüler. O sohbet esnasında şöyle buyurdular: ?İnsan eşref-i mahlûktur, saygıya layık değerli bir varlıktır. Müslümanların saygı kurallarını öğrenmelerinde, tasavvufî edeplerin hayata kattığı çok büyük etkiler, tecrübeler vardır. Bir hac ziyare­tinde Altınoluk?un kar­şısında oturulurken,  ar­­kadaşlar Hulûsi E­fen­di?­nin etrafında halkalanırlar. Bazı arka­daş­lar Efendi Hazretleri?ne müte­ve­­ccihen oturdukları için, Kâbe?ye arka dön­­müş olurlar. Bu du­­rumu gören bir zat arkadaşlara: ?Kâbe?ye arka dönülmez.? der. Adam gider. Hulûsi Efendi Hazretleri; ?Âdem?e arka dönmeyin de nereye dönerseniz dönün.? diye buyururlar.

 

 

Mediniyet Yurdu Medine?de

 

H. Hamidettin Ateş Efendi Anlatıyor:

?Medine-i Münevvere, Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)?ın emniyet yurdu, İslâm?ın medeniyet merkezidir. Mekke?den hicret ettiği, ashab-ı kiramın kalbine kardeşlik tohumlarını ektiği, kardeşlik medeniyetini inşa ettiği kutlu beldedir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.):

?Benim mescidimde kılınan bir namaz, başka mescitlerde kılınan bin namazdan daha faziletlidir. Ancak Mescid-i Haram müstesna. Mescid-i Haram?da kılınan bir namaz, başkasında kılınan namazdan yüz bin defa daha faziletlidir.? buyurmuşlardır.

 ?Benim evimle minberim arasındaki yer, cennet bahçelerinden bir bahçedir.? hadis-i şerifi de Peygamber Efendimiz?in mübarek mescidinin önemini ifade etmektedir. Yani hac niyetiyle kutsal topraklara giden her hacımız Mekke?deki vazifeleri bittikten sonra mutlaka Medine-i Münevvere?yi de ziyaret etmelidir.

 

Maalesef bazı Türk hacılarımızın da Mekke-i Mükereme?deki vazifelerini yaptıktan sonra, Medine?ye uğramadan;  işim var, ticaretim var, meşguliyetim var gibi ucuz bahanelerle alelacele döndüklerini Sevgili Peygamberimiz?in ziyaretine gitmediklerini görünce çok üzüldüm.

 

Peygamber Efendimiz?in medfun bulunması hasebiyle, inananların gönlünde ve gözünde Medine-i Münevvere?nin, ayrı bir değeri, tarifsiz bir yüceliği vardır. Âdeta dünyanın gözbebeğidir.

 

Hulûsi Efendi Hazretleri, hayatları boyunca hac ve umreye fırsat buldukça gitmiştir. Medine?de Mescid-i Nebi?de bulunurken tavır ve davranışlarına ayrı bir dikkat etmiş ve edebe muhâlif en küçük bir harekette dahi bulunmamıştır. Devamlı namaz, zikir ve selavat-ı şerife ile meşgul olmuşlardır. Şöyle bir hatıra nakledilir:

1987 yılında hac ziyaretinde, Hulûsi Efendi Hazretleri Me­­di­ne-i Münev­vere?ye gelirler.  İhvanlarla beraber Mes­cid-i Nebe­vi?ye, Sıd­dık Ka­pı­sı?ndan gir­erler. Hu­lûsi E­fendi Hazretleri: ?Mes­cit­ten içeri girelim.? diye buyurur. Yanındakiler şaşırır; ?Mescide gir­dik, galiba yanlış anladık.? derler. Mescidin ortalarına gelinir, Hu­lû­si Efendi bir sütunun dibinde dur­ur, ?Buraya otu­ralım.? diye bu­yur­ur. Oturduktan sonra: ?Bakınız bu gerdanlıklı sütunlarda ?Hudu­du Peygamberî? yazı­yor. Bu sütun­lar Pey­gamber E­fen­dimiz (s.a.v.)?­in zama­nın­da ya­pı­lan mescidin sı­nır­la­rını gösteri­yor. Bu­ra­dan son­ra­sı, son­ra­dan ila­ve edildi.? diye bu­yururlar. O zaman anlaşılır ki, mescit­ten içeri girelim dediğinin hikmeti buymuş. Bir müddet oturduktan sonra, Efendi Hazretleri cebinden tesbihini çıkarır: ?Biraz da salavat-ı şerifeye devam edelim.? diye buyur­urlar.

 

Biz de Mescid-i Nebevi?ye girdiğimizde Hulûsi Efendi Hazretlerinin işaret ettiği sınırı aşmayan bir yerde kendilerinin oturduğu yerde oturmayı tercih ediyoruz.

 

 Peygamberimiz?i Ziyaret

Hac veya umre için, bu mukaddes beldelere gelen mü?minler, Medine-i Münevvere?de ibadetin zevkini ayrı bir hazla tadarlar.  Rasûlullah Efendimiz?in Kabr-i Şerifi?ni ziyaret ederler.

Peygamberimiz?den şu hadisler rivayet edilmiştir: "Kabrimi ziyaret edene şefaatim hak (nasip) olur." "Kim beni vefatımdan sonra ziyaret ederse, hayatımda ziyaret etmiş gibidir." "Kim hac yapar da, beni ziyaret etmezse bana katı davranmış olur." 

İşte az önce söylediğim alelacele yurtlarına dönen, dünyalık peşine koşan, Mekke?den ayrılıp, Medine?ye uğramayanlar elbette ki katı kalpli insanlardır. Nasipsiz insanlardır.

Yine Rasûlullah Efendimiz bir hadisi şeriflerinde: "Kim bana selam verirse, Allah beni diriltir. Ben de onun selamına karşılık veririm." buyurmuşlardır. Peygamberimiz ve O?nun yanında dünyadayken bulundukları gibi ahiretteyken de yanında bulunan,  Hz. Ebu Bekir (r.a.) ve Hz. Ömer (r.a.) Efendilerimizi ziyaret etmek, mutlulukların en ulvisidir. 

Biz yıllardır Medine?nin bereketini, çok gördük. Çok güzel insanlarla tanıştık. 1990?lı yıllarda umre ziyaretinde güzel ezan okuyan müezzinleri merak eder, tanışmak isterdik. Zamanla Allah lütfetti dostlarımız vesilesiyle tanıştık, evlerine misafir olduk, sohbetlerde bulunduk. Dedeleri Buhara?dan Medine?ye göç etmiş, onun için Türkleri çok seviyorlar. Bizleri bağırlarına bastılar. Özellikle Abdulaziz Buhari ve Üsam Buhari ile dostluğumuz her umreye gidişimizde pekişti. Hatıra olsun diye isimleri tuğra şeklinde yazdırıp hediye etmiştik. Bir ziyaretimizde evinin kapısının üzerine astığını gördük. Arkadaşlardan biri niçin böyle yaptığını sorunca Üsam Buhari: ?Seyyid Hamidettin Efendi?nin hediyesi bize bereket getirsin, kapımız, evimiz bereketlensin diye böyle yaptık diye cevap vermişti.?

Bu yıl da bir vesileyle Medine milletvekili olan bir zat ile tanıştık. Çok alaka gösterdi. Hatta bizi Medine Müftüsü?yle tanıştırmak için, Mescid-i Nebevi?nin kıble cihetinde bulunan mihrabın hemen arkasında yer alan özel bölmeye götürerek, aynı zamanda idarecilik görevleri de bulunan Medine Müftüsü ile tanıştık. Medine?de çok güzel günlerimiz geçti.

Peygamberimiz ?Hac meşakkattir.? buyurmuş ya, biz de baştan meşakkate talip olmuştuk. Onun için Medine?den Türkiye?ye dönüş yolculuğumuz da biraz meşakkatli geçti. Havaalanına geldik, uçuş hazırlıkları yapıldı, pasaportlar damgalandı, valizler teslim alandı, artık her şey hazır derken, bir anons yapıldı: ?Filan sefer sayılı Türkiye?ye gidecek uçak seferi iptal edilmiştir.? Arkadaşlar araştırmalar yaptılar, ne zaman yeni seferin olacağı da belli değil. Bu arada aynı kafilede bulanan Türk hacılar biraz seslerini yükselttiler. Biz sükûnetli Peygamber Efendimiz?in birkaç saat daha misafiri olarak kalacağımız saatleri havaalanının bir köşesinde çay içip, sohbet ederek geçirmeye çalıştık. Bu arada yine bizim arkadaşlarımızdan Türkiye?yle irtibata geçilerek ulusal basın nezdinde ve bakanlıklar nezdinde girişimler yapıldı.  Bir müddet sonra Türkiye?nin vatandaşlarına sahip çıkması ve gerekeni yapması neticesinde, Medine Emir yardımcısı ve bazı yetkililer gelerek bütün Türk hacıları ziyaret edip, meseleyi bir an önce çözeceklerini söylediler. Yaklaşık 12 saat bekleyişten sonra uçağa binebildik. Böyle de bir meşakkatle karşılaştık. Ama Hulûsi Efendi Hazretleri ne buyurmuş:

 

Eğer bülbül isen et hâra minnet

Gücenüp hâra gülzardan geçilmez

 

 Biz gül yüzlü Peygamberimiz?in hatırı için her şeye katlanılması gerektiğine inanıyoruz. Ayrıca orada geçirdiğimiz saatler arkadaşlarımıza ağır gelse de, belki de bir lütuf bir ihsandı. Sonuçta Medine?deydik, Peygamberimiz?in misafiriydik. Ev sahibi müsaade etmeyince, misafir hareket edemezdi.?

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Irmaklı Köyü (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Hacı Gözütok ile röportaj (12 Nisan 2018 - Perşembe)
GAZİ TÜRKYILMAZ İLE RÖPORTAJ - 2 (06 Mart 2018 - Salı)
GAZİ TÜRKYILMAZ İLE RÖPÖRTAJ (04 Şubat 2018 - Pazar)
Kamil Akgül Röportaj-3 (02 Ocak 2018 - Salı)
Kamil Akgül Röportaj-2 (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMİL AKGÜL İLE RÖPORTAJ-1 (19 Kasım 2017 - Pazar)
NECDET KIRCEYLAN İLE RÖPÖRTAJ –II (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
NECDET KIRCEYLAN İLE RÖPÖRTAJ-1 (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
ÖMER FARUK TAŞKIN İLE RÖPORTAJ-2 (06 Haziran 2017 - Salı)
ÖMER FARUK TAŞKIN İLE RÖPORTAJ (06 Nisan 2017 - Perşembe)
ILICA ZİYARETİ VE HATIRALAR (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
PROF. DR. KEMAL DİNÇER İLE RÖPORTAJ (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Günerliden Yankılanan Hoş Sada (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Atmalı Yöresinden Selam Var (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Dr. Sadık Özen ile röportaj (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Memduh Önal ile röportaj 2 (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
Memduh Önal ile röportaj (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Vahap Sönmezler ile röpörtaj (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Bir muhabbet ve hizmet ehli: Osman Parlak (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Mehmet Arif Toprak ile Röportaj (01 Ocak 2016 - Cuma)
“Hacı Piroğlu” Hacı Hamza Çokyaşar (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Mengelisli Kara Mustafa Dayı (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Gürünlü Hacı Hüsnü Dayı (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Hakkında ne dediler? (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Hulusi Efendi Çok Büyük Bir İnsandır (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Hacı Hasan Akyol Efendi (03 Mart 2015 - Salı)
Gerçekleşen Sözler (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Unutulmaz Hatıralar (03 Ekim 2014 - Cuma)
Darendeli Esnaflar Anlatıyor-3 (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Darendeli Esnaflar Anlatıyor - 2 (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
Darendeli Esnaflar Anlatıyor (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Yazıköylüler Anlatıyıor (19 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Maraşın Kurtuluşunda Darendeliler (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Hulusi Efendi (k.s.) ve Cami Kitabeleri (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Malatya kitaplığında DARENDE (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Gönüllerin bayramı (06 Ağustos 2013 - Salı)
Evrensel görüşleriyle bir lider Hulusi Efendi (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Herkesin sevdiği ve saydığı gönül sultanı (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Kalkınmanın umudu Hulusi Efendi (k.s.) (07 Aralık 2012 - Cuma)
Hulusi Efendi (k.s) ve Hac hatıraları (09 Kasım 2012 - Cuma)
Aşık Mevlüt’ün ardından (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Eğitim hayırseveri Hulusi Efendi (k.s) (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Hulusi Efendi’nin sağlık hizmetleri (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Yirminci Asrın Filozofu (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
50 yıldır okunan bir eser (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Kırk yıl önceki bir gazete manşeti (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Darende Şairleri Antolojisi (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
50 yıllık proje (02 Mart 2012 - Cuma)
Yeşili getiren kişi (07 Şubat 2012 - Salı)
Darendeli Hasan Rıza Paşa (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Tevazulu Bir İnsan Uzun Hacı (02 Aralık 2011 - Cuma)
50 yıl önce Darende’deki Öğretmenler (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Zaferi müjdeleyen kahraman gazilerimiz (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Şerh Yarışması Hakkında ne dediler (02 Ağustos 2011 - Salı)
İlim ehlinin Darende izlenimleri (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şeyh Hamid-i Veli Hazretlerinin Onbir tavsiyesi (09 Haziran 2011 - Perşembe)
İrfani Abdullah Darendevi (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Halid-i Yekta Efendi (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Darendeli Hacı Mahmud Efendi (11 Ocak 2011 - Salı)
Bir Darende sevdalısı Hasan Ali Göksoy (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Devlet Arşivlerinden Belgelerle Darende (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Devlet Arşivlerinde Darende Halkevi (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Sağ elin sol elden gizlediği (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sempozyum Tebliğlerinden Özetler (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
İlim Adamları Hulusi Efendi’yi anlatıyor (07 Haziran 2010 - Pazartesi)
Devlet Arşivlerinde DARENDE (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Yakınlarının Diliyle: HACI VALİDE (04 Nisan 2010 - Pazar)
Memleket için büyük hizmetler yaptı (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Darendeli İki Alim (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
İhramcızade Sempozyumu (03 Kasım 2009 - Salı)
Çeşmeler ve Sulama Kanalları (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Cömertlikte yarış (04 Eylül 2009 - Cuma)
Hazeynce (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Kıbrıs barış harekatı... (21 Temmuz 2009 - Salı)
Mecruh`nin şiirlerinde Peygamber sevgisi (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Yemenicilik ve kunduracılık (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Bolu Gerede’de Darendeli İbilli Ailesi / (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Somuncu Baba Dergisi’nin 100. sayısı (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Mektuplar ve Hatıralarla Bedrettin Ateş (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Define meraklılarına (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Hacı Ömer Aydoğan ile röportaj (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Helvacılık (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
4.6560
EURO
5.4274
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
19 Temmuz 2018 Perşembe
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Verdiğini hatırlayan ve kalbinden geçiren kimse seha (cömertlik) ismine layık değildir..

Hz. Muhammed