Öğretmene benzer biri
Tarih: 10.12.2014 00:00:00 / 1205okunma / 0yorum
M. Nazmi Değirmenci

Gecen yıllarda, Öğretmenler Günü dolayısıyla köşemde bir öğretmen şiirimi yayınlamış, bir okuyucumdan ağır bir eleştiri almıştım. Şiir köşesi mi diye başlamıştı eleştirisine, ama ben öğretmendim öğretmeni anlatıyordum. Anlattığım dünyanın en önemli mesleği, en ince işiydi. Bir sabah bilgisayarın başında kısa bir zaman aralığında yazılacak, anlatılacak kadar kolay gelmiyordu bana öğretmenlik. Onu yaşayarak anlatmak, özlemle tanımlamak önemliydi, yakışan da buydu. Amacım öğretmeni anlatmaksa, içimden geldiği gibi anlatmalıydım. Anlatmanın türlü yolları vardır, bu tercihi kullanmak yöntemi belirlemek yazana ait olmalıdır, mesajı en güzel nasıl veriyorsan öyle konuşup öyle yazmalısın,

Ahmet Hamdi Akseki?nin bir yazısını okumuştum; çocuk asrımızın keşfidir diyordu. Ama kimin keşfettiğini belirtmemişti. Çocuk büyüğün küçüğüydü, alıştırılması, yetiştirilmesi, öğretilmesi gereken yetersizliği olandı. Çocuklar aynı ebatta hazırlanmış, ambalajı açılmamış paketler gibi görülüyordu. Paketin içi önemli değildi. Paketin içiyle alakalı bir merakımız da olmadı, çünkü hepsinin adı çocuktu. İşte o paketlerin içerisinde farklı, farklı hediyelerin olduğunu, eşsiz mücevheratların saklı tutulduğunu topluma anlatan öğretmedi. Dolayısıyla yenidünyamızı,  yani çocuklarımızı keşfedenler, bize yol açanlar öğretmenlerdi, onları bir öğretmen gözüyle anlatmalıydım. 

Darende?de yaşanmış, hikâyeleştirilerek basılmış, Eğitimci Yazar Mehmet Ali Cengiz?in ?Öğretmene Benzer Biri? kitabındaki öğretmen imajını tez elden toplumun tekrar kazanması gerekmektedir. Sonbaharda yeni atanmış bir öğretmen gelir Darende?ye. Köyüne gitmeden bir esnafa uğrar, ihtiyaçlarını alır. Maaş almadığı için ödeme yapamaz, sonra öderim der. O yıl şiddetli bir kış gelir, dere tepe kar olur, şehre yani Darende?ye üç ay gelemez öğretmen. Yollar açılır öğretmen gelir, esnafın yanına, ödeme yapacaktır. Borç defteri açılır, sayfalar çevrilir ama öğretmenin adına yazılı bir kayıt yok, tekrar tekrar bakılır yok. Bir köşeye yazılmış bir not bulunur, öğretmene benzer biri yazılıdır. Hesap o köy öğretmenine aittir, esnaf öğretmene benzettiği müşterisine adını bile sormamıştır. Onun öğretmene benzemesi yeterlidir, çünkü öğretmen doğruluğu sembolize eder, doğruyu öğretendir o. En kıymetli varlığımızı emanet ettiğimiz güvenilen, emanetçidir. İsmi adalettir, barıştır sevgidir. İşte bugün eğitimcinin topluma serzenişi budur. Sevgisiz uzatılan elde muhabbet olmaz. Sevgisiz yazan kalemden, sevgisiz yazılan kitaptan hayır gelmez. Toplumu oluşturan ailenin öğretmen değerlendirmesi çok önemlidir, önce öğrenciye sonra öğrenmeye yansır.

Bu gün öğretmenlerimizin farklı serzenişleri vardır, bunlar güven, ilgisizlik, fark edilmemektir. Oysa zaman zaman manşetlerde öne çıkarılan ekonomik kazanım ve yaşam şartlarının zorluğu gibi sorunlar bu mesleği severek yapan öğretmeler için öncelik olmamıştır. Onlar öğretme sevdasına düşmüş âşıklar gibidirler, güvenilmek takdir edilmek saygın olmak isterler. Güven, karşıdaki insana sorumluluk yükler, motive eder. Vazgeçilmez bir gerçek vardır ki, eğitimde tökezleyen, yıkılan, imajı zedelenen öğretmen değil, toplumun ta kendisidir. Öğretmenin yaşam standardı, toplumun refah düzeyini gösterir.

Bir söyleşi yaptığım köy öğretmenin tespitleri bence çok önemliydi. Kendini şöyle anlatıyordu: ?Biz devlet memuruyduk ve köyde devleti temsil ediyorduk, yasama, yürütme ve yargının kazanımlarını, esaslarını vatandaşın yetki salahiyetlerini, uygulama metotlarını öğretiyorduk. Temsiliyetteki sorumluluğumuz büyüktü, bunun bilincineydik. Hareketlerimiz hep kontrollüydü, eğitmendik, öğretmendik, örnek olmak zorundaydık, halk bizi böyle gördü böyle kabullendi. Bir saygınlığımız var.? diyordu.  Bu gün öğretende, öğrenende aynı, değişen bir şey yok. Değişen bizim bakışımız ve kendimize olan saygımız.

Geçte olsa öğretmenim Şükran Uludağ?ın Öğretmenler Günü?nü kutluyor, ellerinden öpüyorum, Darende Mehmet İzzet Paşa İlkokulu?ndaki güzel günlerin anısına?   

Yine ben geldim öğretmenim.

Yine ben geldim öğretmenim.

Yanına usulca sokulmaya

Kolunun altında olmaya

Elini öpmeye, sarılmaya

Yine ben geldim öğretmenim.

Okula ilk geldiğim gün gibiyim

Yok, yanımda ne annem ne bibim

Ufak tefek, ürkek ve masumum

Titrek sönecek bir mumum

Yine al yanına, yanı başına

Ortak et parlayan ilim aşına 

Karanlık olmasın dünyam

Ümitsiz kalmasın hülyam

Bitmesin umuda sevdam

Yine ben geldim öğretmenim.

 

Belki buluşuruz, bir umut

Öğretmenim lütfen elimi tut

 Sözden daha özge bakışını

Onurlu vakarlı dik duruşunu

O Sıcacık candan gülüşünü

Özleyerek geldim öğretmenim

Yine ben geldim öğretmenim

İsteğim hayal, yaptığım çocuksu

Olmayacak biliyorum ama

Sınıfımda oturdum sırama

Gelmeyeceğini bile bile

Büyümüş benliğimi sile sile

Kapattım gözlerimi

Yaşadım özlemimi

Hüseyin Mehmet Naşit

Hasan Zeynep, gül, Reşit

Sonra yine, geç geldi Durdu

Size ne yalanlar uydurdu.

Yine uyumamış uyuklamalı

Hoş görünüzden ders alınmalı

Anne yok ölmüş, baca tütmez

O yokluğunu, kimseye demez

Hep dalgındır uzakta gözleri

Ürkek, korkak, masumdur sözleri

Kara günlerde, sıcacık bir kucak

Kaderiyse bu onun, zor bulacak

Başını okşayacak bir el sizsiniz

Anne olmasanız da eşdeğersiniz

O kararmış kalbi siz anladınız

Sevgi pınarıyla yanınıza aldınız.

Büyüttünüz çölde bir güzel gül

Açılmış goncası yanında bülbül

Yine ben geldim öğretmenim.

Sevgiden mi korkudan mı bilemem

O duygunun tadını elde bulamam

Ne arıyor ne buluyorum sizde

Benliğimiz hep yanınızda

Yine ben geldim öğretmenim.    

    Mehmet Nazmi DEĞİRMENCİ 

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Bir köprünün hikâyesi (24 Temmuz 2018 - Salı)
Anadolu Ajansı´na Teşekkürler (01 Haziran 2018 - Cuma)
Bu sevgi nerde? Onu istiyorum (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Turizm de kıymet bilmek, kıymet aramak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Başına saksımı düştü? (04 Şubat 2018 - Pazar)
Mücevherat yığınları (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
Gül diyarında yetişen 200 hafız (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
İrfan halkasına dahil olmak (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
SERAMİK ATÖLYESİ (06 Haziran 2017 - Salı)
15 TEMMUZUN İLK FOTOĞRAFLARI (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Panelde sınavı gecenler (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Bitmeyen bir başlangıç olsun (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Hayırda yarışanlar (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Fen Lisesi hayırlı olsun (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Zamanın Yetmediği (08 Eylül 2016 - Perşembe)
Sıratı Müstakim (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Yine Hacılar, Yine HES (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İstanbul´un Fethi ve Somuncu Baba (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Somuncu Baba Aşkın Sırrı Filmi (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Kale kent Balaban (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Muhteşem Süleyman (06 Mart 2016 - Pazar)
Gönül ister ki (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Hadi anlat (04 Aralık 2015 - Cuma)
Yapılmış samimi bir ziyaret (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Talep yine güzel hizmete (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Asırlara hitap eden alim (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Siz ne güzel misafirlersiniz (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Turizm kataloğu (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Bir güven sorunu var (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
İlçelere 5 adet kültür merkezi yapılacak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Ahmet Ağabey (03 Mart 2015 - Salı)
Kıymetli bir zamanın, içindeyiz (06 Ocak 2015 - Salı)
Bir Darende aşığı, Kul Vahap (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Bu son bahar (03 Ekim 2014 - Cuma)
ARADAKİ FARK (09 Eylül 2014 - Salı)
Çocuklar için bayram şekeri (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Ne güzel bir öğretici, ne güzel bir örnek (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
Somada kim suçlu? (11 Haziran 2014 - Çarşamba)
Gakkoşların diyarındaydık (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Türkiye birincisi Darendeden (11 Nisan 2014 - Cuma)
Malatya Beydağı Mülteci Kampı (MABEK) (13 Mart 2014 - Perşembe)
Siyaseti böyle mi yorumlasak (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Tohmaya iki köprü (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
872 ilçe arasında 627. sıradayız (08 Kasım 2013 - Cuma)
Herkesin bir hesabı vardı (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Ufuk açmak (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Kelebek mezarı (06 Ağustos 2013 - Salı)
Tarihe şahitlik etmek (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Bosna-1 / Kokusu, kahvesi, fesi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Hey onbeşli, onbeşli (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Anlatılmak (05 Nisan 2013 - Cuma)
Bağışlamanın tadı (13 Mart 2013 - Çarşamba)
2014 UNESCO Hulusi Efendi Yılı (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Buda bizim artımız (01 Ocak 2013 - Salı)
Osman Hulusi Efendi’nin ikram sofrası (07 Aralık 2012 - Cuma)
Okumak, değişim ve sınav (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Zengibar’da Türkiye Şampiyonası (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Benim Vizontelem (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Petrol benim yitiğim (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Hem edep hem edebiyat meclisi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Darende için bir ‘tık’ (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Kayıplarda bir tat, Şabük karası (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
Kar tatilimizi istiyoruz (02 Mart 2012 - Cuma)
Kuzeyden Güneye (07 Şubat 2012 - Salı)
Van Gölü canavarı (02 Aralık 2011 - Cuma)
Hepimiz öğretmeniz (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Karettalar ve eğitim (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Suçlular ve ceza çekenler (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Solmayan gülistanın gülleri (05 Temmuz 2011 - Salı)
Miniaturk, Minyatür Türkiye Parkı (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ozan Kanyonu’nda saklı zenginlikler (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Yol hayırlı olsun (25 Mart 2011 - Cuma)
Kıymet bilmek (06 Mart 2011 - Pazar)
Cam kırığı (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Çukurkaya HES ve İmza kampanyası (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Üç çuval elbise (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Muhabbet içinde ıslananlar (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Darende MYO ve Turizm Bölümü (04 Haziran 2010 - Cuma)
Sayfa:
DOLAR
5.9944
EURO
6.8267
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
19 Ağustos 2018 Pazar
Bugün
Güneşli
33 °C
20 °C
Pazartesi
Güneşli
35 °C
18 °C
Salı
Güneşli
36 °C
20 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Cennet için ibadet geçersizdir…

Hacı Bektaşı Veli