İşte bizim atmaca tutmacalarımız
Tarih: 10.12.2014 00:00:00 / 1407okunma / 0yorum
Cemil Gülseren

Gün olur söyleriz, an olur duyarız, yeri gelir görürüz. Yaşarken tanık olduğumuz bu kalıplaşmış sözler, duruşlar veyahut durumların yansımaları olan o örnekler:  ?Biz sizin için buradayız. Biz sizi ararız. Notunuzu alayım.? Eskilerde; ?Bugün git, yarın gel.? vardı. O bayağı eskide kaldı. Şimdi yeni oyalamalarla sizin canınız sıkılır. Gidersin ya dilekçe yazarsın, ya amire çıkarsın. Sanal âlemde döşenirsin. Size/sana döneceğim derler ama bir türlü dönülmez. Alın işte baştan savmanın yeni yolu. Sizin istemediğiniz bir telefon görüşmesi şöyle de bitebilir:  ?Şarjım bitiyor, seni sonra ararım.?

İçtenliği tartışılır kalıplaşmış yalan dolan lafların bir kısmı da yarışmalarda sarf edilir: ?İyi olan kazansın. ( Kendinden o kadar da emin değil.) Dostluk kazansın. Gönlü istemedi ama sonuç beraberlikse yine; dostluk kazandı.? Kaybedilmiş bir maç sonrası ise teselli ve umut ikisi bir arada: ?Önümüzdeki maçlara bakacağız.? Başa baş bir durumsa; ?Rakibimizin kaybetmesini bekleyeceğiz.? Bunun için de meşru olmayan el altından girişimler olacaktır şüphesiz. Yani onun başarısı, karşısındakinin başarısızlığına bağlı. (Türk futbolunun hali biraz da bu değil mi?) Bireysel yarışlar sonunda; ?Sizinle yarışmak, sizinle tanışmak keyif vericiydi.? Tamamen yalan. (Eli boş dönülüyor.)

Dayılanmak sanmayın. Dayı dili de değil lakin yine de söyleriz olur olmaz: ?Bilirsin ben dediğimi yaparım.? (Hava basılıyor.)  ?Abi merak etme. O iş tamam bil.? (Çoğu fos çıkar.) ?Başım gözüm üstüne.? (Hassaten Malatya?ya özgü bir kalıp sözdür. Yağmasa da gürlüyor işte.) ?Eyvallah, sen onu oldu bil.? (Özgüven tavan yapmıştır.) ?Karışma hallederiz. Adamım var.? (Yüksekten uçanlar?) ?O işi oldu say.? (İçin rahat olsun. Eski dilde müsterih ol denilen rahatlıktır bu.) Argoya yaklaşan bu dayıca söylem o kadar rahat, o kadar kendinden emin bir dil kullanır ancak siz siz olun fazla bel bağlamayın, sonuç olumsuz olursa sözlerin garantisi yoktur. Yan yatan siz, çamura batan yine siz olursunuz. O tipler hep üste çıkmayı bilirler. Ama gönül alır, gönül okşarlar. Size birisi şöyle dese ne yaparsınız?: ?Ne demek abi? İtin olsun. O kolay. Sen işine bak.? Şayet siz bir üst derece/ makamda / katmanda iseniz: ?Emret abi. Selamın yeter.? derler. Arkasından elbette selam yetmiyor. Gelsin hatır çekleri, gönül çekleri? Hesaplar bir şekilde görülür. Ödeşilir. İşin gerçeği de aslında böyle değil mi? Güç sahipleri yalnızca güç sahipleriyle konuşurlar. Kiminin bilek gücü vardır, kiminin para, kiminin de dili bazılarının da gölgesi bile güçlüdür. Ülkemiz şan, şöhret, para ve güce ayrıcalık tanıyan, önceliği haktan yana değil bunlardan yana kullanan bir ülke. Maalesef hem de kültür haline gelmiş. Karşısına geçeni ezen bir güç.

Şöhret denilince aklıma geldi onu da paylaşmadan geçemeyeceğim. Hani meşhur olmuşlar şimdiki ifadeyle ünlüler var ya ünlüler. Hıncal Uluç?un görüşünü aynen aktaracağım: ?Ünlü, hayatının ilk yarısını tanınmak için harcayan, ikinci yarısında ise tanınmamak için kara gözlüklerle dolaşan kişidir.?  Bir başka ifadeyle ünlü olana kadar sokak gösterileri, okul müsamere salonlarında boy gösteren, sınıf gecelerinde rol kapan sonra da konserleri, turneleri iptal eden olur olmaz kaprislerle,  nazlanan, vaz geçendir.? Ben oralara gidecek adam mıyım?? diyor içinden ve de dışından. Ulaşılamaz olmakla ünlülüğünü sürdürdüklerini sanırlar. Kabahat kimde mi? Onları ünlü sayanlarda. Hani birini ararsınız da telefon çalar çalar ve bir ses gelir kulağınıza: ?Aradığınız numaraya/kişiye şu anda ulaşılamıyor. Daha sonra tekrar arayınız.? Yeniden olmadı sonradan ulaşırsınız açmaz bir de dönmezler ya işte öyle bir şey. Boş verin gitsin. Hatta silin gitsin. Değmez işlere çok da gönül koymayın. Değmezler.

Balık Bilmezse Hâlık  ( Yaratan, Allah) Bilir Niyeti ile

Türkiye, dünyanın en yardımsever ülkesi imiş. (Basından) Hemi de öyle. Peki, niye uluslararası platformlarda örneğin BM?de istenilen desteği göremiyoruz. Yine gelmesi gereken katkıyı alamıyoruz. Arıyoruz dostları, dost bildiklerimizi bulamıyoruz. Tarihte ?Osmanlı? böyle idi. Herkesin imdadına koşardı. Biz de öyleyiz. Yine de Osmanlı içinden bölündü, parçalandı, sırtından hançerlendi. Gerçek dostları arıyoruz. Atan tutanı değil diyeceğim. Atan tutan bile yok şimdi. Bir başımızayız. Yedi düvelle uğraştığımız gibi şimdide her yere yetmeye çalışıyoruz. Ne desek yeridir? Allah devletimize, milletimize zeval erdirmeye.  Derya içre yaşayıp da derya nedir bilmez balıklar(!), gafiller, kadir kıymet bilmezler, nankörler bir gün olur doğruyu ama yalnızca doğruyu görürler.

 Gülün yanındaki çalıya bile siner gülün kokusu. Bir kardeşimize gülüvermek bile ne aranılır oldu değil mi? Âlemlerin Rabbi her şeyi gören ve bilendir. Duamız O?nadır. Aynı temennideyiz. Allah?ın izniyle hak yerini bulur.

Otuz Yapraklı Gül Şehri Darende?nin ve Darendelinin dileği de böyledir.

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
YALAN VE YANLIŞ (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Herkesin derdi (24 Temmuz 2018 - Salı)
Yakışır (01 Haziran 2018 - Cuma)
Nerede Kalmıştık? (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dereden Tepeden (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Ne kadar okur-yazarız? (06 Mart 2018 - Salı)
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
5.9944
EURO
6.8267
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
18 Ağustos 2018 Cumartesi
Bugün
Güneşli
36 °C
20 °C
Pazar
Güneşli
34 °C
20 °C
Pazartesi
Güneşli
34 °C
18 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Yaldızlı sözlerle erdem bağdaşmaz.

Konfüçyus