Tuzaklara uzak olmak
Tarih: 3.10.2014 00:00:00 / 998okunma / 0yorum
Cemil Gülseren

Çok gizemli, çok hareketli ve kritik günlerdeyiz. Zemin kaygan, etraf kaypak. Kim kiminle, nerede, niçin, nasıl soruları cevapsız kalıyor. Kafalar allak bullak. Bir toz duman ki sormayın gitsin.

                Hani denir ya; Bir deli bir kuyuya bir taş atmış; kırk akıllı çıkaramamış. Bu deli de kim? Kuyu neresi? Taşı atanlar belli hadi neyse amaç petrol mü, enerji mi yoksa hakimiyet kurup  yeni bir devlet oluşturmak mı? Hepsi de neden işte. Nihai hedef belli. Bölmek, parçalamak, yeni devletçikler oluşturmak. ?Gözyaşları seller gibi? artık çok hafif bir tanımlamadır. Kanlar oluk oluk akmakta; bedenler dağlar gibi yığılmakta, göçler milyonları bulmakta. Tablo çok hazin, durum vehametin ötesinde. Kuzey-güney, şii-sünni-alevi-(y)ezidi, Kürt-Türkmen-Arap çekişmeleri olarak sunulsa da hakikat aslında bambaşka. Yazık ki ne yazık. Güç, irade dışarıda, çarpışanlar, kanı dökülenler, ağlayanlar, birbirini yok etme savaşına girenler neredeyse tamamına yakını müslümanlar. Biz Türkiye olarak bu tuzağa ne kadar uzak olabiliriz ki?... Zor günlerdeyiz zor. Kadir-i mutlak Allah yardımcımız ola. Yüzbinleri geçtik artık milyonları bulan mültecilere ( göçmen ) kucak açmak, bakmak kolay mı? Ancak büyük devlet, büyük millet bunun üstesinden gelebilir.  Rabbim bu devletin, bu milletin yar ve yardımcısı olsun. Hacı Bayram-ı Veli?den mülhem şöyle desek de olur:

                N?oldu bu yurdum, n?oldu bu yurdum  /  Derd ü gamınla doldu bu yurdum

                Yandı bu yurdum, yandı bu yurdum  /  Yanmada derman buldu bu yurdum

Art niyetliler, kötü maksatlılar yanlış bir algı yönetimi dahası yönlendirmesi ile ülkemizi Hacı Bayram-ı Veli ismini de kullanarak tuzağa düşürmek istediler lakin başaramayacaklar. Başkent Ankara?nın manevi mimarı, sahibi ise Hacı Bayram-ı Veli?dir. Türbesi de bu adla anılan camidedir. Burası terör merkezi  değil maneviyat ve gönül merkezidir.  Allah dostlarının ruhaniyetleri, füyuzatları, himmetleri ve hizmetleri doğrultusunda Türkiye hep sağduyuyla hareket edecektir. Ordumuzun da asabiyatla, çılgınlıkla maceralara atılmak, birilerinin test etme gibi tahriklerine gelmek gibi lükslere tahammülü de yoktur, ihtiyacı da. Ordumuzu itibarsızlaştırma çabaları da maksatlı idi. Bunu tüm kamuoyu biliyor ve görüyor. Bunlar dahi bir tuzaktı.

                Hacı Bayram-ı Veli?nin Hocası / Mürşidi Şeyh Hamid-i Veli (Somuncu Baba), Müderris Numan?a ?Bayram? ismini bir kurban bayramı günü karşılaştıkları demeyeyim de kavuştukları için ?Bayram? ismini vermiştir. Hemi de iki bayramı bir yaşamışlardır. O Somuncu Baba Hazretleri sohbetlerinin birinde Numan?a dönüp demiştir ki: ? Oğul, sevgileri doğuran Allah?tır. Müminleri kardeş eden, birbirine ayna kılan odur. Mümin iki el gibidir. Birbirini yuyan, yıkayan.? (Ahmet Efe, n?oldu bu gönlüm, Hacı Bayram-ı Veli, Kandil Yay.,Ank., 1987., s.43.)  İşte bu Allah dostlarının gelenekleridir ki hâlâ sürüp gitmektedir. Yüzbinlerce mağdura kucak açılmıştır. Yer, yurt verilmiştir. Bir gün gelir sular durulur, giderler, dönerler. Bir gün gelir de nankörlük ederler mi? Diye de gönüllerden geçerler. Kim bilir?!... Kendilerine ederler. Tarih boyunca bu  millete ihanet edenler misliyle bedelini  çekmişlerdir. Somut örnek vermeye hacet yok. Tarih yazıyor hepsini zaten. Şimdi ileride ne olur demeden olması gerekeni yapıyor Türkiye. Hz. Ali (R.A.) Efendimizin dediğini yapıp gönlümüzü bozmayalım: ?İyilik ediniz, onun karşılığında kötülük göreceğinizi hiç aklınıza getirmeyiniz.? Bütün çelişkilere rağmen, bütün çıkmazlara, açmazlara karşın çözüm isteyen bir milletin Allah sonunu hayr eder inşallah.  Çelişkiler, tuzaklar, tuhaflıklar o kadar çok ki akşamdan sabahı, sabahtan akşamı ön göremiyoruz. Her an her şey olabiliyor. Görmek istemediğimiz bir çok şeyi görüyor, duymak istemediğimiz bir çok şeyi de duyuyoruz. Ve olmasını arzu etmediğimiz bir şeyler oluyor.

 Düşünen, konuşan, tartışan, koşan, konuşulan Türkiye derken en çok arzu edilenin ise karışan Türkiye olduğunu da hepimiz biliyoruz. Herkes de bilsin ki: Bizim dilimiz güzel, dinimiz güzel, huyumuz, suyumuz, gönlümüz güzel. Allah da biliyor, eller de görüyor. Bizim insanımızın cesareti, nezaketi, yardımseverliği onu sevdiren taraflarıdır. Kin tutmaz, kibir yapmaz, nankörlük etmez. Edeni de sevmez.  Biz bu Kurban Bayramı vesilesiyle bir kez daha milletimizin, ülkemizin ve bölgemizin insanları için sağlık, dostluk ve huzur dileklerimizi yineliyoruz.

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Yakışır (01 Haziran 2018 - Cuma)
Nerede Kalmıştık? (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dereden Tepeden (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Ne kadar okur-yazarız? (06 Mart 2018 - Salı)
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
4.6560
EURO
5.4274
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
19 Temmuz 2018 Perşembe
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
İnsanın kanadı, gayretidir.

Mevlana