GÜN ZEVALE ERMEDEN
Tarih: 9.6.2014 00:00:00 / 1070okunma / 0yorum
Cemil Gülseren

İçimiz sızlar Soma?daki kardeşlerimiz için

Kiminin derdi kömür karası ;  /  Kimininki kaysı parası;  /  Hepsi ekmek kavgası

Dostoyevski der ki; ?İnsanın aklı çoğaldıkça can sıkıntısı artar.? Dert edersen dert artar. ?Vermemiş mabud (Yaratan); neylesin (Sultan) Mahmut.? Misali geniş olursan, kayıtsız kalırsan, kaygısızsan dert de senden öte, sıkıntı da. Dert akıllı içindir. O yüzden rahat yaşayamamış akıllı olan. İşte memleketimin insanı bu sebeplerle hep diyar-ı gurbete yol almıştır. Yol almış, yer almış, bundan ötürü de ün almıştır. Niye Darendeli gurbetçi olmuş, niye ticaret ehli ve erbabı olmuş? Arazi dar, toprak sıkıntısı var; hayvancılık kıt, su kıt, ekin yetmez, sap bitmez. Meyvecilik mi? O da bir var, bir yok. Derken çocuk okutmak niyet ve gayesi de bunlara eklenince gurbet mekân olur bize. İş büyür, hedef büyür. Artık Darendelinin karakteristiği olur gurbet. Yeteneği, zekâsı, dürüstlüğü, içtenliği sermayesidir. Sermayeyi yele mi verirsin ele mi sana kalmıştır. Diliyle yönünü bozmazsa, kalbiyle kıblesini şaşırmazsa kim durdura seni? Hele bir de büyüklerin, erenlerin Hak dostlarının duasını almışsa yol da alırsın ama asla yolda kalmazsın. Yeter ki geldiğin yeri unutmayasın.

 Herkesin akıllı olduğu yerde akıl vermek akılsızlıktır. Hep köşelerden memleketin derdi yazılsın isterler. Hep bir yerlere çatılsın, sataşılsın beklerler. Birileriyle uğraşılsın, malzeme olsun laf olsun. Sonuç alınmayacak bir sürü dedikodu içinde çırpınmak, yıpranmaktan ve yıpratmaktan öteye geçmeyecek şeyler. Havanda su dövülüyor gibi hissettiğim çok olmuştur. Aynı şeyleri yaz yaz yaz. Ne değişiyor ki? Herkes yine bildiğini okuyor, bildiğini yapıyor. Zaman değişiyor, takvim değişiyor, nesiller el değişiyor, kuşaklar değişiyor ama konular aynı, dertler aynı, söylemler aynı en kötüsü de üslup aynı. Nesilden nesile aktarıyoruz sorunlarımızı da bakışlarımızı da herhalde.  Gına geliyor aynı şeyleri yazmaktan, okumaktan, dinlemekten. Biri çıkar der: ?Sen aklını kendine sakla.? Öteki ?Çok biliyorsan gel kendin yap.? Sürekli sızlanmak, ağlamak, dertlenmek de çare olmadığı gibi doğru bir yöntem de değil. Aslında mülki idare de, mahalli idare de her şeye hâkim, her sıkıntıyı biliyor. Mahalli basına malzeme lazım diyorlarsa o başka. Polemik peşinde olmak maalesef hep tercih ediliyor. Netice vermeyen, boşa kürek sallanan ama dostlukları, kardeşlikleri yaralayan kırıcı bir yöntem. Bu durumdan yarar umanlar var demek ki.  Eleştirmek yerel basının da ulusal basının da asli görevidir. Tahammüllü olmak gerek. Uymak, uyarmak, uyanmak gerek. Delilikle dâhilik arasında bir çizgi vardır. Yapıcı eleştirilerle, kırıcı, art niyetli eleştiriler de öyle. İkisini karıştırmamalıyız. İyi niyetle, kötü niyet belli olur zaten.     Darende?nin ortasından Tohma geçer. Derdinizi oraya atın. Gelen tarafına bakın. Giden suya bakmayın. Kaçan fırsatlara hayıflanmaktansa, gelecek nimetlere umutlanmak yaşamak için, yaşatmak için daha akıllıca bir yoldur. Tohma?ya el atmalıyız. El atamıyorsanız bari çöp attırmayın. Tohma?yı yaşamak, yaşatmak lazım. Ayağımızı sokalım, yüzelim, etrafında gezelim, oltamızla balık tutalım, kenarında semaver kuralım. Dağın yamacına değil Tohma?nın kıranına parklar, bahçeler kuralım. Akarında arazimizi sulayalım. Demesinler artık Tohma akar, Darendeli bakar diye.

Özellikle de belediyemizden beklentilerimiz, dilek ve temennilerimiz.

     Seçim öncesi de dile getirmiştim. Yineliyorum. Aman ha aman Darende?yi modernleştireceğiz diye bir beton şehir haline gelmesine izin vermeyin lütfen. İki dağın arasında beton bloklar, yoldan geçenler için amanın ne güzel binaları varmış, bayağı gelişmiş şehirmiş Darende desinlerden başka bir şeye yaramaz. Siteler, apartmanlar çağın gereği tamam ama kimse Darende?yi bu haliyle sevmez, sevemez. O güzelim geleneksel evleri, yapıları, bahçe içlerindeki ferah avlulu hayat dolu evlerin kökünü kurutmayalım. Dutlar, cevizler, erikler, elmalar, çayırlar, çimenler giderse sitelerin çevresindeki sahte çimenlere bakar bakar ağlarsınız bir gün. Betonlaşan Darende özlenmiyor. Gelişmişlik betonla ölçülemez. Mesela: Aşudu/Günpınar?dan Nadir Köprüsüne kadar olan o vadiye sadece yol gerek. Planlar, projeler hazırlanırken, ruhsatlar verilirken belediyemiz oldukça duyarlı hareket eder umarım. Ben elçiyim. Elçiye zeval olmaz. Darende?nin güzelliğine de, doğallığına da zeval olmasın.

Bizim en güzel dualarımızdandır: Allah devletimize, milletimize zeval vermesin.

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İnce İşler (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
YALAN VE YANLIŞ (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Herkesin derdi (24 Temmuz 2018 - Salı)
Yakışır (01 Haziran 2018 - Cuma)
Nerede Kalmıştık? (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dereden Tepeden (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Ne kadar okur-yazarız? (06 Mart 2018 - Salı)
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
5.3412
EURO
6.0565
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
17 Kasım 2018 Cumartesi
Bugün
Parçalı bulutlu
9 °C
-2 °C
Pazar
Bulutlu
10 °C
0 °C
Pazartesi
Bulutlu
12 °C
4 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Savaş, hiledir, hileden ibarettir.

Hz. Muhammed