Seçimden sonra mı?
Tarih: 11.4.2014 00:00:00 / 1087okunma / 0yorum
Cemil Gülseren

Seçim bitti, geçim kaldığı yerden. Artık geriye değil ileriye bakacak herkes. Kazanan da kazanamayan da; oy veren de vermeyen de? Kimi gönüller kırık, kimi mesrur, kimi buruk olacak. Öyle böyle geldi geçti işte. Şimdiden yeni seçimlere kadar hem gidenin hem gelenin yorumları, değerlendirmeleri, hesapları yapılacak. Bütün bunlar vatandaşlık gereği olacaklar. Yeterince oyalandık. Oy saydık, oy verdik, oy topladık. Oyun bitti. PERDE!...

Bu devran da sayılıdır. Hem kazanan hem yarışı kaybedenler için. Zaman dost edinmenin, dost biriktirmenin zamanıdır. Dost harcamanın değil. Ben yaptım oldubitti çılgınlığı yalnızca bir şımarıklıktır. Her kim dahi başkan ola o dahi mağrur olup aldanmaya.

SON KARARI ALLAH BİLİR.

Geçirdiği kaza sebebiyle tedavisi süren hemşerimiz zarif insan sanatçı Kenan Işık, çok değil kazadan bir gün önce asansörde karşılaştığı bir dostuna; ?Nasıl bu kadar ağarttın bu saçları?? demek yerine; ?Saçlarının rengi ne güzel olmuş. Boyayla mı açtırdın yoksa?? demiş. Yoğun iş temposu, televizyon programları diye dertlenen dostuna: ?yorma o kadar kendini, ölümlü dünya? der Kenan Işık. Şimdilik joker haklarını kullanıyor. Son kararın sahibi hükmü verene kadar yarışma da sürer yaşama da?

ALGI MI ALINGANLIK MI?

Deriz, duyarız ya da zannederiz: ?Beni mi kastediyorsunuz?? ?Beni mi dinliyorsunuz?? ?Beni mi seçiyorsunuz?? ?Beni mi seviyorsunuz?? ya da ?Beni sevmiyor musunuz?? soruları bizim hassasiyetimizin gereğidir. İsim verilsin verilmesin bir yerlerde konuşulur, yazılır, çizilir. İçimizden beni kastediyorlar dediğimiz olmaz mı? Olur. İyisine de, kötüsüne de; eğrisine de, doğrusuna da üzerimize alırız, alınırız. Çünkü bir yönümüz her ne kadar batıda olsa ardımız, arkamız doğudur. Tıpkı İstanbul gibi. Bir ayağı Avrupa?da bir ayağı Asya?da olan bir köprüyüz. Hâlâ en kuvvetli tarafımız doğulu tarzımız. Severiz, küseriz, kırılırız. Sıcakkanlıyız, duygusalız biz. Abartmak dahi bize çok yaraşır.

KESİLMEYEN KARPUZ

Dediğimiz ama yapmadığımız sözler vardır. Kalıp sözlerdendir. Dilimize dolaşır mı yaraşır mı bilemem; -Kalsaydınız bir şeyler yerdik. Erken ayrılana; -Daha karpuz kesecektik? gibi muzipçe ve hiç kimsenin de ciddiye almadığı bir cıvık çıkış. Misafir oysa senden sıkılmış kaçış peşinde. O karpuz hiç kesilmemiştir. Sululuk işte. Karpuz gibi hem de bayağı suluca. Tamam kalıyorum. Kes şu karpuzu diyen de çıkmamıştır. Bazıları da ?hacılar teklifi? der. At, deve gibi binitlerle hac yolculuklarından kalma bir deyimdir. Deve sırtında azığını yiyen bir hacı diğer arkadaşını yemeğe çağırır ama gelesi değil. Nasıl gelsin ki? O da deve üstünde. İşte hacılar teklifi sözü buradan gelir. Yoksa Darende Hacılar Mahallesinden değil. Kısmıkların yüzüne vurulsa da değişen bir şey olmaz. Cimrilik hastalığı zordur.

BAŞKALARI YAPAR SATAR BİZE DE HAVASI KALIR.

-Vallahi sarıda geçtim memur bey. Kırmızıyı takmayan milletiz biz. Hızla gücümüzü gösteriyor olmamız kendimiz tatmin mi, teselli mi? Orası herkesin kendine kalmış. Arabası ile telefonu ile hava atmak ilkelliği sürüyor hem de son sürat. Bizim bize benzediğimiz yani tam bizlik bir toplumsal, kurumsal bürokratik bir alışkanlığımız daha var ki her yerde özellikle resmi kurullarda ne yaygındır ama: Araplarda söylenen şekli :?Külliyevm içtima, amel mâfiş.? (İçtima yani brifing; mâ-fîşey?in galatı ise mâfiş) Anlamı: Bütün gün toplantı, iş, eylem elde var sıfır. Bunu da şöyle bir ön yargı kalıbına dökmüşüz biz Türkler: Bir şeyin yapılmasını istemiyorsan komisyonlara havale edeceksin.

     ?VE KUTLAMA

Asiller idare eder. Acizler şikayet eder. Basitler iftira eder. Kimileri beddua eder, kimileri havale eder; zavallılar da haset eder. Hasetliğin gereği yok. Seçilen MEMLEKETİN BAŞKANLARINI KUTLUYORUM. Mevlana diyor ki: ?Ne kutludur o kişi ki, yoldaşı haset değildir.? Darende Eser?i bekliyordu. Geldi. Şimdi eserleri bekliyoruz kendilerinden. Dualarımız memleketimizin hayrı ve Aziz Milletimizin bekası içindir.

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İnce İşler (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
YALAN VE YANLIŞ (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Herkesin derdi (24 Temmuz 2018 - Salı)
Yakışır (01 Haziran 2018 - Cuma)
Nerede Kalmıştık? (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dereden Tepeden (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Ne kadar okur-yazarız? (06 Mart 2018 - Salı)
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
5.3412
EURO
6.0565
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
17 Kasım 2018 Cumartesi
Bugün
Parçalı bulutlu
9 °C
-2 °C
Pazar
Bulutlu
10 °C
0 °C
Pazartesi
Bulutlu
12 °C
4 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
İnsanlar sahip olduklarını küçümser, sahip olamadıklarını önemser

Konfüçyus