Gelmez denilenler geçti bile
Tarih: 4.1.2014 00:00:00 / 1011okunma / 0yorum
Cemil Gülseren

Bir ay daha geçti. Ne bir ayı bir yıl bitti bile. Olmaz denilen şeyler oldu mu? Oldu. ?Olmaz olmaz demeyin; olmaz olmaz.? diye de bir tekerlememiz var. Hem de ?yan yana gelmez?ler, bir araya geldi. Yıkılmaz kaleler yıkıldı. Nice bin yıl sürecek denilenler on yılda tepetaklak oldu mu? Oldu. Burası Türkiye kardeşim. Olmazlar olur. Ben bir tekerleme daha naklederek bu fasıldan sıyrılmaya gayret edeceğim: ?Neler geldi, neler geçti felekten  /  Un elerken deve geçti elekten.?  Elek mi ne oldu?  Kimi ununu eleyip duvara astı bile.

Bir Dayıbey vardı

3 Aralık 2013?te rahmet-i rahmana kavuşan Ahmet Sükuti Bozkurt yalnız ailenin değil Darendelilerin de dayısıydı. Sevecen, babacan, otoriter, ilkeli, prensipli, disiplinli, derviş meşrep bir dayıydı. Beydi, beyefendi idi. Hem de tam bir İstanbul beyefendisi. Söz İstanbul efendisine rastlayınca dostum İsa Kocakaplan?ın Emin Işık?tan naklettiği anekdotu yazmadan geçemeyeceğim: Tahir Efendi adlı bir İstanbul Beyefendisi bir gün Emirgan?da yürüyüşe çıkar. Dolaşırken bir adam ayağına basar. Bu olaydan sonra Tahir Efendi?nin evinden çıkmadığı söylenir. Dostlarına dediğine kulak tutun; ?Fetihten bugüne şehirde 70 yaşındaki bir ihtiyarın ayağına basıldığı vaki değildir. Bu şehrin sokaklarını eşekler istila etmiştir.? Ve ondan sonra ölümüne kadar dışarı çıkmamıştır. Efendiler bu dünyadan birer ikişer değil beşer onar göçüyorlar. Yalan değil vallahi yalan değil. Gittiler, gelmezler.

 

Ömür

Bir merhaleden, güneşle derya görünür

Bir merhaleden her iki dünya görünür

Son merhale bir fasl-ı hazandır ki sürer

Geçmiş, gelecek cümlesi rüya görünür

                 -Yahya Kemal Beyatlı-

Hangi İstanbul, hani insanlık?

Sevgi yoksa gönül zaten yok. Onu ne dudak söyler; ne dil anlatır. O yaşanır ama İstanbul yaşanmaz olmuş. Herkesin, her şeyi çiğnediği, her değerin ve güzelliğin çiğnendiği şehir adı İstanbul. Kimse kimseyi umursamıyor. Önce gelenin sonra gelene ekelik yapmaya çalıştığı şehir. Burada gönlün tatsız, tuzsuz. Burada gönlün yalnız. Dünyanın en kalabalık on şehrinden birindesin. Her şeyi bulursun ama hiçbir şeye ulaşamazsın kimi zaman. İstanbul su, İstanbul deniz, İstanbul boğaz, İstanbul köprü. Sen de bakar kalırsın bir tepede öyle yapayalnız.  

 

Tercihimiz mi?

Büyüklerin yanında yüksek sesle konuşulmadığı, söz hamlesi yaparak araya izinsiz girmenin edebe aykırı bulunduğu, erkeklere ?beyefendi?, hanımlara ?hanımefendi? diye hitap edildiği, sokaklarına asla tükürülmeyen bir İstanbul. Toplu taşıma araçlarındaki tutum, duruş ve davranışlara ise hiç değinmeyeceğim. Kural tek ve basit. Önce giren oturur ve de hemen uyur(!) ya da uyur gibi yapar.

 

Soğuk, donuk ve kazık?

Mezar veya tabut başında, katafalklarda merhum veya merhumenin başında kara gözlüklerle kazık gibi dikilmiş beyler, bayanlar görürüz. Hele bu bayanların bir kısmı var ki, örteyim mi, örtmeyeyim mi kararsızlığı içerisinde yarısı baştan sıyrılmış mı desem, kaydırılmış mı desem kara örtülerle öylesine süzülüp dururlar. Fatiha ve üç ihlas okuduklarından bile kuşkuluyum. Maksat dostlar cenazede görsün. Desinler diye yaparız. Görsünler diye gideriz. Biz bize benzeriz vesselam.

 

Teselli selamı

Dayı beyin kitapları da vardı. Şimdi yapayalnız. Ne açan var, ne okuyan. Sağlığında bağışlamak istiyordu. Sağlığı elvermedi işte. Kitaplar bir yere sığmıyor. İnsanlar sığmıyor ki? Hele yaşlanmaya gör. Gidiyorlar baksanıza birer, ikişer; beşer onar. Bize düşen mi? Yahya Kemal?in dediği gibi dostlar:

Tekrar mülâki oluruz bezm-i ezelde  

Evvel giden ahbaba selam olsun erenler.

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Yakışır (01 Haziran 2018 - Cuma)
Nerede Kalmıştık? (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dereden Tepeden (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Ne kadar okur-yazarız? (06 Mart 2018 - Salı)
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
4.7151
EURO
5.4667
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
19 Haziran 2018 Salı
Bugün
Güneşli
31 °C
13 °C
Çarşamba
Güneşli
31 °C
15 °C
Perşembe
Güneşli
31 °C
16 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Ayağa kalkarsan hizmet kastiyle kalk, eğer konuşacak olursan hikmetle konuş, oturacağın zaman hürmetle otur…

Hacı Bektaşı Veli