Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti?
Tarih: 6.12.2013 00:00:00 / 1243okunma / 0yorum
Cemil Gülseren

Şimdilerde adı da, yaşayanı da, yaşatanı da kalmayan kırk yıl öncesine kadar Türkiye?de bir de ?Darendeli Kitapçılar? gerçeği vardı. O günleri bilen, gören tarihe tanıklar da azaldı. Bugünkü ekonomik gücüne seyyar satıcılıkla başlayan Darendelilerin arasında çerçi sandığı dışında kitap sandığı taşıyanları da vardı. İl il, köy köy dolaşan seyyar kitapçılar bu işi hem de aşkla, arzuyla yapmışlardır. Kitap dostlarından tarihçi Prof. Dr. Ali Birinci ile yapılan mülakatta (Türk Edebiyatı, Kasım 2013, Sayı:481) uzman bir tarihçi olarak bakın neler diyor: ??Salı günleri Hendek?in pazarı kurulurdu. Pazara gelen Darendeli kitapçılardan da Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin ve Hz. Ali Cenkleri gibi resimli halk kitaplarını alıp okumaya başlamıştım. Seneler sonra o kitapları yeniden alarak koleksiyonumu tamamladım??

Sözün tam bu noktasında bir önerim olacak. Darende Kültür Müdürlüğü ya da Somuncu Baba Tanıtım Merkezi/Müzesi bu tarz kitaplardan bir seri, bir örnek takım da sergileyebilirler. Somuncu Baba Tanıtım Merkezi önünde çerçi sandığını görmüştüm ancak boştu. Ben olsam içini şöyle bir doldurur, donatır ve içeride öyle sergiye çıkarırdım. İğne, iplik, incik boncuk, cıncık, çakı çakmak, ayna tarak misal. Bu işi yapanların çocukları bile dede oldu neredeyse. Belki torunları bile bilmezler. Ben de çocukluğumda Balaban?ın Cuma günleri kurulan o muhteşem pazarında bu kitapları görmüştüm. Dedelerimizin köşelerinde bunların daha öncesi döneme ait yazma yahut Osmanlıca matbu halk hikâyeleri de bulunurdu. Şimdi mi kapanın elinde kalmış diyebilirsiniz. Dönelim tekrar Birinci Hocanın anılarına; ??Darendeli seyyar kitap satıcılarından aldığım âşık ve cenk kitapları, halk hikâyeleri kitaplarını 50-60 kuruşa almaya çalıştım. Fiyatı 5 lira olan bir Karacaoğlan kitabı vardı. Kitapçı en son 3.5 liraya kadar indi; fakat onu alamadım. 3.5 lira 1958?de büyük bir paraydı. Ancak seneler sonra Karacaoğlan kitabını alabildim?? Büyük para olduğu şundan belli; adı geçen kitabı (Darende M. İzzet Paşa kütüphanesindeki aslından) yeniden daktilo ile yazarak aynı ölçülerde kitap halinde ciltlemiş bir başka kitap dostu A.Sükuti Bozkurt?un kütüphanesinde gördüm. (İst. Heybeliada?da). Bu bile ibretlik bir gerçek aynı zamanda yokluğun, kitap düşkünlüğünün bir kanıtı.

Bu seyyar kitapçı büyüklerimizin yaptıkları yalnızca bir satış değil. Onlar bilerek veya bilmeyerek aynı zamanda İslâmi, insani ve milli değerlerimizin devamlılığını sağlama yönünde bu halk hikâyeleri ile yayılması, yaygınlaşması bakımından önemli ve kalıcı hizmetlerde bulunmuşlardır. En ücra yerlere omuzlarında ya da merkep sırtında bu kitapları taşımışlar. Taşıdıkları sadece kitap değil bir kültürdü. Duygu yüklü bu kitaplar hem okuma ? yazma aşkını, alışkanlığını arttırmış hem de kültür taşıyıcılığı ve devamlılığı sağlamışlardır. İsim versem nasıl tepki vereceklerini kestiremediğim hatırı sayılır birçok varlıklı Darendelinin babası, dedesi köyünden böyle affedersiniz bir merkep yüküyle gurbete çıkmışlardır. Çıkış o çıkış. Taa Mars?a kadar? Hikâye bu ya: (İ. A. Ateş?den naklen, Darende Kültür Envanteri, T.C. Darende Kaymakamlığı, 2013) ?Adamın biri ünlü bir tüccarmış ve hemen hemen dünyanın her tarafını dolaşmış. Nereye gitse mutlaka bir Darendeli ile karşılaşırmış. ?Ama bir gün mutlaka Darendelinin olmadığı bir yer bulacağım? diye yemin etmiş. Yemin etmiş etmesine ama maalesef Darendelinin olmadığı yere rastlayamamış. Gün gelmiş Ay?a uzay mekiği seferleri başlamış. Zengin insanlar parayı bastırıp Ay?a yolculuk etmeye başlamışlar. Bizimkinin de durumu iyi. O da almış bir bilet. Hem merakını giderecek, hem de etmiş olduğu yemine karşılık Darendelinin olmadığı yere gidecek. Neyse binmiş uzay aracına ve araç Ay?a yumuşak bir iniş yapmış. Diğer yolcularla birlikte bizim tüccar da inmiş ve ?Çok şükür Rabbim! Yeminim yerine geldi. Darendelinin bulunmadığı bir yere geldim.? demiş. Ama o da ne!... Oradan birisi; ?Esanslarım var, kitaplarım var. İyi kokular, güzel kitaplar burada? diye bağırıp satış yapıyormuş. Tabii bizimki onun Darendeli olduğunu anlamış. ?Ya buraya da mı geldiniz?? deyince bizim Darendeli; ?Aslında Mars?ta oturuyorum da Ay?a satış yapmaya geldim.? Demiş.

İşte hikâyede sözü edilen Darendeliler, kimi çerçilik, kimi kokuculuk (esansçılık), kimi de kitapçılık yaparak Türkiye genelinde adlarını duyurmuşlar. Şimdi evlatları bahtiyarlar, varlık içindeler. Lakin yeni kuşak kitap okumaz, kitap almaz olmuş. Kitap dostu da değil. Kalem ve kâğıtla uğraşanları küçük görmeler falan!. .

Barbaros Hayreddin Paşa der ki; ?Er odur ki dünyada koya bir eser / Esersiz kişinin yerinde yeller eser.?

Geldiğimiz yeri de unuttuk bari gideceğimiz yeri unutmasak. En kati gerçek bu. Herkes oyalanıyor işte. O halk hikâyelerinin bilinçlere ve bilinçaltına yerleştirdiği öyle hasletler vardı ki şimdi ne kadar çok ihtiyacı var insanımızın. 

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İnce İşler (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
YALAN VE YANLIŞ (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Herkesin derdi (24 Temmuz 2018 - Salı)
Yakışır (01 Haziran 2018 - Cuma)
Nerede Kalmıştık? (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dereden Tepeden (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Ne kadar okur-yazarız? (06 Mart 2018 - Salı)
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
5.3412
EURO
6.0565
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
17 Kasım 2018 Cumartesi
Bugün
Parçalı bulutlu
9 °C
-2 °C
Pazar
Bulutlu
10 °C
0 °C
Pazartesi
Bulutlu
12 °C
4 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
İman iki eşit parçadır. Yarısı sabır,yarısı şükürdür.

Hz. Muhammed