Yerelim mi yüceltelim mi?
Tarih: 8.11.2013 00:00:00 / 1035okunma / 0yorum
Cemil Gülseren

Biz öyle etliye sütlüye karışanlardan pek hoşlanmayız. İleri gitme burnunu kırarlar; geride kalma topuğuna basarlar. Yeraltı dünyasında da topuğuna sıkarlar. Masalsı deyimiyle fincancı katırlarını ürkütmeyeceksin. İşini, aşını yitirmek istemiyorsan ortadan git. Rüzgârı ister yanına al, ister önüne isterse ardına. Rüzgârla ol yeter ki. Bizim toplum, bizim ülke, şimdi biz buyuz işte.

Bizde eleştiri iki yüzlüdür. Hakkını vermek yerine ya öldürürüz, ya kaldırırız. Tümüyle görmezden gelerek yok saymak en çok yaptığımız eleştiri tarzıdır. Ben yazmadıysam kötüdür. Benim derneğim, cemaatim yayınlamadıysa nafile. Yayınevi bile benle/bizle özdeşleşmeli. Yoksa tahkir edersin, kötülersin, küçültürsün. Bendense, bizdense ver ödülü, ver gazı. Ötekiler mi; tu kaka. Boş ver. Yerel yayınlarda ise kıskançlık had safhadadır. Neylersen eyle. Nabza göre şerbet. Ha gayret.

2013 yılında Darende Kaymakamlığı iki önemli çalışmayı yayınladı. İlki Ocak 2013?te Darende Kültür Envanteri sonra da Ağustos 2013?te de Darende?de Ticari Hayat?ı bize kazandırdı. (Yiğidin hakkını teslim edelim. Şimdi Sivas Vali Yardımcısı olan önceki kaymakam Sayın Mehmet Aktaş?a ve değerli yayın ekibine teşekkür ediyorum.) Önsöz?de Sayın Aktaş gelebilecek olası tenkitlere peşinen dikkat çekmiş; ??Bu çalışma asla bilimsel bir kaygı ile hazırlanmadı. Mutlaka çerisinde yer alması gereken mühim şahsiyet ve konular vardı.? Gerekçelerini, imkanlarını, şartlarını yazmış Sayın Aktaş. Nitekim haklı haksız ?Benim babamın, dedemin adı niye yok? Komşum da olmalıydı.? Türünden çıkışlar oldu, liste uzadı. Duygusallık da olacak. Yalnız her eleştirinin altından kötü niyet aranmasın. Burada eksiklerin olduğundan söz ediliyor yanlışlardan değil. Resmi ya da yarı resmi yayınlarda bir sıkıntıdır yapılan eleştiri ve yorumlara açıklama yapılamaması. Çalışma ekibinin olabildiğince yerli olması belki bu tür şikâyetleri azaltabilirdi. Tecrübeli, birikimli büyüklere daha çok bilgi sorulabilirdi. Danışılınca eksikler aza indirilebilirdi. Yine de muhalif olunacaktır. Kimi mahalli yazar ve araştırmacılarımız Darende adına adeta kendi aile birikimlerini ve bireylerini sıralayıp gitmektedirler. Hoş kimsenin ciddiye aldığı falan da yok. Duygusallıktan çıkamıyoruz bir türlü. Memleket milliyetçiliğinden geçtik işi neredeyse mahalle milliyetçiliğine kadar götürdük. Pes doğrusu. Darende adına aile tarihi yazanlara ne denebilir ki? Hiç. Gelelim bu yazıda ele alacağım kitaba:

DARENDE?DE TİCARİ HAYAT kitabı beş bölümden oluşturulmuş:

1.    Bölümde özellikle kaybolan mesleklerimiz ve mesleği yürütmüş olanlar yazılmış. Bu bölümde şimdi adı bile unutulmaya yüz tutmuş iş kollarını göreceksiniz; Köşkerlik, semercilik/palancılık, saraçlık, kök boyacılığı, dokumacılık, halaçlık, çerçilik. Kalaycılık son nefeslerini veriyor, değirmencilik ise bitti bitiyor. Bu kısmı iç geçirerek, ah vah diyerek okuyabilirsiniz.

2.    Bölümde ticari anılara yer verilmiş. Hoş ve keyifli. Ticari zeka ürünü hazır cevaplar hem düşündürür hem güldürür türünden. Bu bölümü de zevkle okuyacağınızdan eminim.

3.    Bölümde dürüstlüğün, ilkeliliğin, çalışkanlığın Darendeli için vazgeçilmez düsturlar olduğunu en küçük esnafından, en büyük sanayicisine kadar örneklendiğini göreceksiniz. Aynı zamanda bu bölümdeki yazılar Darendelinin başarılı olmasının ipuçlarını da vermektedir. Okuyana ve de alana. Hoş burada sözü edilen başarı daha çok Darende dışında olanlar için. Başarılı olan mı gidiyor, yoksa gidenler mi başarılı oluyor? Bu da ayrı bir tartışma konusu.

4.    Bölüm kayıtlı esnafın bilgileri yıllara göre albüm tarzında sıralanmış. Hatıra-Arşiv görünümünde.

5.    Bölümde ise geçmişten siyah-beyaz fotoğraflara yer verilmiş. Değişimin ve gelişimin tarihi adeta.

Yayın Kurulu ?sunuş? yazısında kitabın yayın sebebini belirtmiş: Darendelinin ticari zekasını, başarı hikayelerini anlatan somut bir eserin olmadığını fark ettik. Doğrudur. Şimdi de biz fark ettik ki bu boşluk önemli ölçüde giderilmiş. Onları kutlarız. En mükemmeli için çabalasınlar. Eksikler gerçekten var. Evet hatırda kalmıyor, satırda kalıyor. İyi ettiniz. Yayınlanmasında emek verenleri (Nevin Eryılmaz Doğan, İbrahim Alaattin Ateş, Mehmet Önder) destek verenleri kutluyoruz. Sevimli şirin bir kitap aynı Darende gibi, Darendeli gibi. Darende?nin yalnız Malatya?da değil, Türkiye hatta dünyada ün ve iş yapmış saygın ailelerinden ILICAKLAR?ın değerli büyüğü Mehmet Emin Ilıcak?ın tavsiyesini bu yazının da tavsiyesi olarak görmenizi, görmekle, okumakla kalmayıp yaşamanızı isteyeceğim: AKŞAMDAN SABAHA KÜSÜ TUTMAYIN, BİRLİK VE DİRLİĞİNİZİ KORUYUN. İşte aile dayanışması, memleket dayanışması, millet dayanışması formülü.

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Yakışır (01 Haziran 2018 - Cuma)
Nerede Kalmıştık? (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dereden Tepeden (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Ne kadar okur-yazarız? (06 Mart 2018 - Salı)
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
4.7151
EURO
5.4667
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
19 Haziran 2018 Salı
Bugün
Güneşli
31 °C
13 °C
Çarşamba
Güneşli
31 °C
15 °C
Perşembe
Güneşli
31 °C
16 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Fikir sahibi olmaya,mal sahibi olmaktan fazla ihtiyaç duyacağımız gün gerçek zenginliğin sırrını bulacağız.

PEYAMİ SAFA