Baştan aşağı
Tarih: 4.9.2013 00:00:00 / 833okunma / 0yorum
Cemil Gülseren

Ko ayruklar sözünü, sen seni güt / Kınama kimseyi sen, işit öğüt – Yunus Emre

“Değişmeliyiz, değiştirmeliyiz.”demesi kolay. Değişim neredeyse hayal. Alışmışız biz. Alıştığımızı bırakmak bize zor gelir. Kimi görseniz yanar, yakınır. Ateş yakar, can yanar. Kötü, kötü olduğu için kötülükle beslenir. Zalim, zulümle ayakta kalır. Yalancı, yalanlarıyla yalan dünyada yol alır. Bir yel gelir onu da aparır. Kimimiz geçmişten güç alır, kimimiz de geçmişten geç kalır. Durmadan yaptığımız hep bugünü yarına aktarmak değil mi zaten? Dün vardık. Bugünü görüyor, yarını da bekliyoruz. İşte ömür bu. Dün, bugün ve yarın.

***

Biz duygusal bir milletiz. Gaza gelmeyelim bir kere; keser, biçer, atarız evvel Allah. Bu huyumuz değişir mi? Zor. Oysa Chilo der ki; “Dünyanın en zor üç şeyi şunlardır: Sır tutmak, kusur bağışlamak, boş vakitlerini değerlendirmek.” Bence üçüncüsü en zoru. Kolay gibi görünse de… Şahsen boş vakit bulamıyorum yoksa bütün vaktim boşa mı gidiyor? Onu da Allah bilir. Bahane çok olur. Zamanı ve kelimeleri boş yere harcamamak lazım.

***

Doğru mudur, yanlış mıdır Hacca gidenlerin bazıları orada terlik, ayakkabı veya bir elbisesini bırakırlarmış. Neymiş o parçası orada kalırsa güya bir daha gitmek nasip olurmuş. Aklına uyduran var demek ki. Bence Batıl İnanışlar Ansiklopedisine yahut antolojisine bir madde daha eklenebilir. Keşke gönlünü bıraksa. O zaman maksat hasıl olur. Gönlün orada kalmazsa isterse tüm elbiselerini orada bırak. Bedenen bir ibadet tamam. Kalbin, gönlün Rabbinle. Gerisi teferruat. Sen kiminlesin?...

***

“Olur arada” dediğimiz (durumlar/olaylar/şeyler/sözler) vardır. Dilimize dolaşır mı, yaraşır mı bilemem; Aylar sonra gördüğümüz birine işinden, aşından önce ne deriz; “Oo bayağı kilo almışsın görmeyeli. Seni bayağı zayıf gördüm. Olmadı yüzüne bakarız, saçına, başına bakarız. Ayazını, beyazını boyunu posunu hasılı baştan aşağı adamı bir güzel süzer, süzekten geçirir; dangıdana dangalakça mayıs gibi beceririz. Gaf mı yapmış, pot mu kırmış, gönül mü yıkmış hiç umurunda değil. Edeb ve adabdan bi-nasip kişiden ırak durun derim ben size. Bi-edeb olsa neyse akıl yoksunu bu tipler kendilerinin güvensizliğini aşmak derdindeler. Yeni fikirleri, eserleri, düşünceleri tartışıyorsa akıllı insandır. Onunla vakit geçirmek israf değildir. Haberleri, gazeteleri, olan biteni konuşuyorsa çoğu insan gibi sıradandır. Sıradan zamanlarınızı böyleleriyle harcayabilirsiniz. Ne kâr, ne zarar getirir. Dinimizin de şiddetle yasakladığı gibi gıybet ediyorsa, yalan yanlış çekiştiriyorsa-sonu iftiraya kadar gidebilir.- kısaca hep başka insanları konuşuyorsa aman aman sakının ondan. Yalanını yakaladığın kişiyi düzeltmenin, deveye hendeği atlatmaktan zor olduğunu unutmazsak boşa çene yormamış oluruz. Üstelik öfkesi de cabası. Her kim ki bu gruptadır o dahi küçük insanlar taifesindendir. Başkalarını suçlamak yerine sorumluluk almak, örnek olmak daha yapıcı bir yaklaşım olur. Herkes kendini bilir. O kişiler istediğini söylüyor ya bir gün de eninde sonunda istemediğini işitir. Hak yerini bulur. “Seni tenkit edenlere cevap yetiştirmek için de vakit harcama.” Diyeceğim ama nefse çok güç gelecek. Uygulaması ise neredeyse imkansız.

***

Sığınma mı desek, avunma mı yoksa teselli mi? Ama yalan işte; “Dünya ahiret bacımsın… Biz buna bacı demeyelim de arkadaş diyelim yine. Bacı kardeş demektir. Geniş düşünürsek evet Müminler kardeştir. Daha geniş açıdan bakınca bütün insanlar da kardeştir. Adem ile Havva’nın çocuklarıyız. Ama özelde işler başka. Öyle olmasa oluk oluk binlerce Müslüman kanı dökülür müydü? Kanı döken de Müslüman güya, kanı dökülen, katledilen binlerce insan da… Seyredenler, tetiği çektirenler, kararları alanlar, silahları satanlar oysa hep başkaları. Baştan aşağı batmışız batağa ki sormayın gitsin. Dedim ya kardeşlik lafta. Özelde kardeşlik gönülde olandır. Bu bakımdan din kardeşliği ile soydaşlığı yeniden yorumlamak gerek. İkisi de bizim gereğimiz, varlığımız, değerimiz. Baştan aşağı biz sevgiyiz, canız, bedeniz. Her şeyden önce insanız.

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
3.7531
EURO
4.6593
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
20 Şubat 2018 Salı
Bugün
Sağanak
11 °C
4 °C
Çarşamba
Bulutlu
12 °C
5 °C
Perşembe
Parçalı bulutlu
12 °C
2 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Dağlar nice yüksek ise,yol onun üstünden geçer.

Yunus Emre