Önce sevgi
Tarih: 12.6.2013 00:00:00 / 1107okunma / 0yorum
Cemil Gülseren

Varım ve yazıyorum işte. Sevdiğimi, bugünümü, bu güne ulaştıranı seviyorum. Bana el vereni seviyorum. Elimi kullanıyorum. Bana dil vereni seviyorum. Dilimi seviyorum. Türkçemi seviyorum. Türkiye’mi seviyorum. Ben sevmenin kendisini seviyorum. Gönlümle aram iyi. Gönülle olanı, gönüllü olanı seviyorum. “Seni seviyorum.” diyebiliyorum. Sizi de seviyorum. Bugün varım, kalemim var, vaktim var ki yazıyorum. Düşünüyorum, görüyorum, yaşıyorum. Sen seviyorsan varsın.

Dışarıda ılık bir hava var. Hareketli yollar, ılgıt ılgıt esen yeller, alçalan uçağın gürültüsü ile kaçışan kuşlar var. Bu arada güneş buluta giriyor. Yoksa bulut mu güneşi engelliyor takip edemedim. Yan sokakta inşaat işçilerinin yanık sesi ile sokak satıcılarının çığırışları birbirine karışıyor. Bir motosiklet boğazlıyorlar gibi bütün küfürleri yiye yiye önümüzden adeta kaçıyor.

Dallar, budaklar giyinmiş kuşanmış, al yeşil takmış, takıştırmış, yapraklar sökün etmiş yerlerinden, tomurcuklar fırlamış yataklarından. Dertleri ille çiçek ille çiçek… Seviyorum işte bu havayı, bu suyu, bu çiçeği, uyanan böceği, patlayan tomurcuğu.

Henüz evden çıkmadım. Güneş hâlâ baş köşede. Dalmış gitmişim. Yeni yetmeler güne daha yetmediler. Çocuklar salıncakta. Koşarken düşüp takılmalarına takılmışım. Sızlayan dizlerin ortasından sızan kan anneleri de sızlatır ya. Hem söylenirler hem sıvazlarlar hem de sağaltırlar. O çocuk ne çekilmez olur değil mi? Ben o ağlayanları da seviyorum. Yardım dilerken gözyaşı dökerler onlar. Pamuk şekerci de pembe pembe şekerini göstermek peşindedir. Nerede çocuk var onlar orada. Ben bu pembeyi seviyorum, şekeri onun olsun. Rengi bize yeter. Baloncunun renk renk balonları da yenmez ki alırsın anında patlar. “Çocuğum ne yapacaksın o balonları yeni aldım.” diyen anneleri seviyorum. Dayanamayıp bir tane daha alan babayı seviyorum. Elinde örgüsü büyükanneyi seviyorum. Az kaldı yakında rol icabı da olsa örgü ören babaanne bulamayabilirsiniz. İyisi mi sağken sevin. Gitti gidiyorlar onlar da. Tabletli, oyunlu, akıllı uslu telefonlarla oyalanacak yeni kuşak torunlar. Torununun elinden tutup bakkala giden dedeyi torun da sever ben de. Benim dedem bir Cuma günü (Balaban’ın pazarı olduğu gündür.) yeni bir at almıştı da –Yuları (gem) yok, kolanı yok, palanı yok. Bildiğiniz çıplak at.- haydi al bunu eve götür, götürebilirsen bahçeye götür, yay da getir. Huyunu suyunu bilmediğim ata binmeyi öğreten, bana at sevgisini, ata binme özgüvenini veren dedemi seviyorum. (Nur içinde yatsın.) Şimdiki torunlarsa ata değil passata biniyor. N’aber?... Geçen zaman yalnızca yarım asır efendim.

Dostla içilen kahveyi, sohbette yudumlanan çayı seviyorum. Demlenmek ister muhabbet; Koyulmak ister sohbet. Arkadaş lazım içini açacak. Gönül bu; ne bey dinler ne paşa. Tadını çıkar, yudum yudum yaşa. Dünya varmış, yokmuş. Göz görecek, el tutacak, dost olacak dost. Evde de dolanan olacak. Yüzü güldürmek lazım, lafı kondurmak gerek. Dizi bükmek yetmez, sözü söylemek, sazı çalmak şart. Göz sürme ister. Gözü süzmek lazım, eli sıkmak, yoldaşı tutmak icap eder. Dünya döndükte fikir, dua edildikte şükür lazım. Hepsine ben lazım. Ölmedikçe yaşamak lazım. Dinleyeceksin, alacaksın, vereceksin, gideceksin, geleceksin. Yanlışların doğrularını götürecek: sevapların günahlarına sayılacak. Yüzün açık, gönlün açık, alnın açık, kapın açık olacak.

Kuşlar kocaman bir ağaçta kümeleniyor, hava kararmaya başlıyor. Gün bitiyor. Kapılar açılıp kapanıyor. Trafik yoğun. Gençler, gecikenler, telefonlar sıklaşıyor. Bir akşam telaşıdır gidiyor. Şehirde sabır, şehirde huzur arama sen oluştur. Bugün de akşam oldu dedik. Dün de böyle miydi? Dün olmasaydı bugün de yoktu. Bu gün olmasaydı yarına nasıl ulaşacağız? Yarın, herkesin umudunun adıdır. Herkesin sevinci. Ben üçünü de seviyorum. Üçü de benim. Dündüm, bugün oldum yarın da benim ben olacağım. Bugünler hep yarın olacak elbet. Noktalar hep şimdi konulur. An bu andır.

NOT: Hak dostu, gönüller sultanı Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi’nin ebedi âleme intikalinin 23. yıldönümünde onu bir kez daha şükran, minnet ve rahmetle anıyoruz. Söz onun kaleminde vecize olmuştur:

 “Elbet bu cemiyyet- âlem dağılır  /  Yar ile sürdüceğin dem, içtiğin bâde kalır… Dem bu demdir, dem bu dem…”

Rabbim sevdiklerinden eyler İnşâallah. Sevdiklerince de sevilenlerden... Benim en gözde duamdır Efendim.

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İnce İşler (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
YALAN VE YANLIŞ (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Herkesin derdi (24 Temmuz 2018 - Salı)
Yakışır (01 Haziran 2018 - Cuma)
Nerede Kalmıştık? (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dereden Tepeden (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Ne kadar okur-yazarız? (06 Mart 2018 - Salı)
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
5.3412
EURO
6.0565
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
17 Kasım 2018 Cumartesi
Bugün
Parçalı bulutlu
9 °C
-2 °C
Pazar
Bulutlu
10 °C
0 °C
Pazartesi
Bulutlu
12 °C
4 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Melaike, çanı olan kervana arkadaş olmaz.

Hz. Muhammed