Bosna-1 / Kokusu, kahvesi, fesi
Tarih: 12.6.2013 00:00:00 / 970okunma / 0yorum
M. Nazmi Değirmenci

Hep hayalimde vardı Bosna’ya gitmek. Avrupa’da Adriyatik’in en uç noktasında yaşayan Müslümanları tanımak, aklımda, gönlümde... İnsanlık ayıbı olarak kalan Sırp katliamlarını, mezalimini, medenî gözüken Avrupalıların duyarsızlığını, karşılıksız güç kullanmayı, yerinde görmek, yanı başlarında Boşnaklara yapılan soykırıma seyirci kalan, kendine medenî dünya diyen ülkelerin acizliğini görmek istedim.

Tüm Bosna Savaşı’nın ete kemiğe bürünmüş hali, Boşnakların lideri ‘Bilge Kral’ İzzetbegoviç’in mezarındayız. 1993-1995 arasında Bosna Savaşı’nda öldürülmüş binlerce gencin mezarı… Yamaçlar beyaz sütün mermer kaplı, bembeyaz şehitlik. Şehitler arasındasınız dileyin ne dilerseniz. Çünkü onlar cennet ehli. Bu beyaz örtünün ortasına İzzetbegoviç’in mütevazı mezarı, önünde mezarı tamamlayan ay şeklindeki havuza yukarıdan bakılınca parıldayan ay yıldız.

Nasip oldu gördüm. Riyakârlıktan uzak, içten davranan, geçmişinde bizi bilen, bu gün bizi arayan, gönülden seven dostları gördüm. Sokakta hanımı ve çocuğuyla yürüyen Boşnak bir ailenin Türk olduğumuzu öğrenince nasıl mutlu olduklarını gördüm, siz Türk deyince iltifat edildiğini hiç yaşadınız mı?

Camilerdeki minberlerin iki yanında aslı yeşil ay yıldızlı İslâm bayrağı ve Türk bayraklarını görmek onun altında namaza durmak bambaşka bir hazdı. Dışarıdaki yeşil ay yıldızlı bayraklarla donatılmış minarelerdeki ezan sesi, cami avlusundaki şadırvandaki su sesi hep tanıdık geliyordu.

Başçarşı’da gezerken kendinizi bedestenlerde, kapalı çarşılarda, hissediyorsunuz. Kahvehanelerin adı değişse de kahve kültürü tüm inceliğiyle devam ediyor. O kahve kokularını buram buram alıyorsunuz. Acı kahvenin yanındaki Türk lokumunu andıran, Boşnak lokumu bir başka güzellik katıyor kahveye, insana tanıdık geliyor kokusu, kahvesi, fesi, tası.

Saraybosna’da Başçarşı meydanındaki sebil çeşme. Bosna’yla o kadar özdeşleşmiş ki, Mostar’dan sonra her resimde o var. Soğuk suyuyla içenleri ferahlatan bu çeşme Vali Hacı Mustafa Paşa tarafından 1753 yılında İstanbul’daki çeşmelerden esinlenerek yaptırılmış. Aynısını Bosna anısına Malatya Belediyesi şehir merkezinde yaptı, kandillerde, Ramazan’da bu sebil çeşmeden şerbet akıyor.

Akşamın geç vaktinde gideceğimiz yeri iyi anlatamamış olmalıyız ki bindiğimiz taksi şoförü yolu şaşırdı ara sokaklarda epeyce dolaştık. Şoför taksi metreyi kapattı, biz neden kapattığını sorduğumuzda, “Bu benim hatam ve bundan fazlasını alamam haram.” dedi. Bu davranışından sonra daha fazla para vermek istedik almadı, her ısrarımız da “haram, haram” dedi. Çok etkilenmiştim, inanarak yaşamak mutlu ve huzurlu olmanın temeliydi. Samimiydi, inanmıştı, inandıkları içinde savaşı kazanmışlardı. İnandığı gibide yaşıyordu. Sivaslı İhramcızade İsmail Hakkı Toprak Efendi’nin bir sözü, bir öğüdü vardır alana “Oğul sen ne osun, ne busun, muamelen neyse sen osun.” İşte örneği...

Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da “Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi” konulu panel düzenlendi. Bu yurtdışında yapılan ilk Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi etkinliğiydi.

Panelde konuşan Eski Meclis Başkanı Prof. Dr. Denis Zvizcic’in öne çıkan anlatımları şunlardı; “Biz İslâm’ın en batısıyız. Burada Müslümanlar yaşamak için devamlı savaşmışlar. Bosna 1463 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedildi. Din ve sosyal adalet Bosna’da yaşayan halkı kısa sürede kendine çekti. İslâm kısa sürede yayıldı. Bosna’nın manevî irşadında Fatih’in hocası Akşemseddin vardı ve Somuncu Baba’nın talebesiydi. Bu gün buraya Saraybosna’ya Somuncu Baba’nın torunu teşrif ettiler. Bunda bir hikmet aramak gerekir. Bu gün 130 yıl sonra bizim ayrılığımızın sonu geldi.” diyordu.

Saraybosna Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Samir Begleroviç, sempozyumda Osman Hulûsi Efendi’nin dört önemli eserinden bahsetti. Meraklandım acaba benim bilmediğim duymadığım üç eser dışında dördüncü eser neydi? Eserleri tek tek tanımladı, dördüncü eseri için “İnsanlığa nasihatidir.” dedi ki, o zaman bir başka baktım Nasihat’e. Her şeyin özetiydi Nasihat, kul tanımının, kulluk tanımının özüydü. Demek ki bazı şeyler uzaktan çok net gözüküyor.

Bosna bir yazıda anlatılmazdı.

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Bir köprünün hikâyesi (24 Temmuz 2018 - Salı)
Anadolu Ajansı´na Teşekkürler (01 Haziran 2018 - Cuma)
Bu sevgi nerde? Onu istiyorum (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Turizm de kıymet bilmek, kıymet aramak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Başına saksımı düştü? (04 Şubat 2018 - Pazar)
Mücevherat yığınları (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
Gül diyarında yetişen 200 hafız (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
İrfan halkasına dahil olmak (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
SERAMİK ATÖLYESİ (06 Haziran 2017 - Salı)
15 TEMMUZUN İLK FOTOĞRAFLARI (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Panelde sınavı gecenler (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Bitmeyen bir başlangıç olsun (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Hayırda yarışanlar (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Fen Lisesi hayırlı olsun (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Zamanın Yetmediği (08 Eylül 2016 - Perşembe)
Sıratı Müstakim (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Yine Hacılar, Yine HES (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İstanbul´un Fethi ve Somuncu Baba (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Somuncu Baba Aşkın Sırrı Filmi (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Kale kent Balaban (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Muhteşem Süleyman (06 Mart 2016 - Pazar)
Gönül ister ki (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Hadi anlat (04 Aralık 2015 - Cuma)
Yapılmış samimi bir ziyaret (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Talep yine güzel hizmete (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Asırlara hitap eden alim (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Siz ne güzel misafirlersiniz (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Turizm kataloğu (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Bir güven sorunu var (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
İlçelere 5 adet kültür merkezi yapılacak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Ahmet Ağabey (03 Mart 2015 - Salı)
Kıymetli bir zamanın, içindeyiz (06 Ocak 2015 - Salı)
Öğretmene benzer biri (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Bir Darende aşığı, Kul Vahap (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Bu son bahar (03 Ekim 2014 - Cuma)
ARADAKİ FARK (09 Eylül 2014 - Salı)
Çocuklar için bayram şekeri (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Ne güzel bir öğretici, ne güzel bir örnek (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
Somada kim suçlu? (11 Haziran 2014 - Çarşamba)
Gakkoşların diyarındaydık (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Türkiye birincisi Darendeden (11 Nisan 2014 - Cuma)
Malatya Beydağı Mülteci Kampı (MABEK) (13 Mart 2014 - Perşembe)
Siyaseti böyle mi yorumlasak (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Tohmaya iki köprü (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
872 ilçe arasında 627. sıradayız (08 Kasım 2013 - Cuma)
Herkesin bir hesabı vardı (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Ufuk açmak (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Kelebek mezarı (06 Ağustos 2013 - Salı)
Tarihe şahitlik etmek (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Hey onbeşli, onbeşli (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Anlatılmak (05 Nisan 2013 - Cuma)
Bağışlamanın tadı (13 Mart 2013 - Çarşamba)
2014 UNESCO Hulusi Efendi Yılı (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Buda bizim artımız (01 Ocak 2013 - Salı)
Osman Hulusi Efendi’nin ikram sofrası (07 Aralık 2012 - Cuma)
Okumak, değişim ve sınav (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Zengibar’da Türkiye Şampiyonası (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Benim Vizontelem (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Petrol benim yitiğim (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Hem edep hem edebiyat meclisi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Darende için bir ‘tık’ (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Kayıplarda bir tat, Şabük karası (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
Kar tatilimizi istiyoruz (02 Mart 2012 - Cuma)
Kuzeyden Güneye (07 Şubat 2012 - Salı)
Van Gölü canavarı (02 Aralık 2011 - Cuma)
Hepimiz öğretmeniz (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Karettalar ve eğitim (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Suçlular ve ceza çekenler (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Solmayan gülistanın gülleri (05 Temmuz 2011 - Salı)
Miniaturk, Minyatür Türkiye Parkı (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ozan Kanyonu’nda saklı zenginlikler (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Yol hayırlı olsun (25 Mart 2011 - Cuma)
Kıymet bilmek (06 Mart 2011 - Pazar)
Cam kırığı (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Çukurkaya HES ve İmza kampanyası (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Üç çuval elbise (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Muhabbet içinde ıslananlar (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Darende MYO ve Turizm Bölümü (04 Haziran 2010 - Cuma)
Sayfa:
DOLAR
5.9944
EURO
6.8267
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
19 Ağustos 2018 Pazar
Bugün
Güneşli
33 °C
20 °C
Pazartesi
Güneşli
35 °C
18 °C
Salı
Güneşli
36 °C
20 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Verdiğini hatırlayan ve kalbinden geçiren kimse seha (cömertlik) ismine layık değildir..

Hz. Muhammed