Bir zamanlar ne iyiydik
Tarih: 9.11.2012 00:00:00 / 1117okunma / 0yorum
Cemil Gülseren

Evvel zamanın birinde köyden şehire giden bir köylü misafir olduğu evde saatlerce bekler lâkin ne yemek ne bir şey. Şehirli pişkinliği olacak ya. Nihayet karnı aç misafir başlar esnemeye. Ev sahibi: “Hayrola susuz musun, uykusuz musun?” diye sorunca acıkmış misafirimiz der: “Çeşme başında uyumuştum. Oradan kalkıp buraya geldim” Pişkinlik mi, cimrilik mi? Everekli (Develi) Seyrani (D. T. 1788/ 1807 – Ö. T. 1866)’de söylemiş amma kim okuya , kim duta?...

“Misafir bulursan hanene götür  /  Bir içim su ile keyfini yitür

Bir mümkün haceti olursa bitür  /  Sen Tanrı emrine eyle itaat.”

Tanrı misafiri yeseydi şöyle dua edecekti: “Bahçede yetirenin, Getirip götürenin, Sofraya oturanın, yiyip bitirenin cümle Muhammed ümmetinin geçmişlerinin ruhuna FATİHA” diyemedi. Olmadı, yiyemedi. Ol Muhammed ki “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” buyurmuşlar. Bu komşu bile değil. Evinde konuk. Misafirin on rızıkla gelip birini yiyip dokuzunu bırakıp gittiğini bilen kaldı mı? Rızık ney, kısmet nasıl bir şey anlayan kaldı mı? Bunları vereni bilen var mı?

Bir gün gözleri görmez olan bir ahbabı Seyrani’ye: -Ah baba, der, artık bende dünyayı görecek göz yok. Gözlerim bozuldu, göremiyorum. Seyrani derhal cevap verir: Aldırma, artık dünyada da görülecek yüz yok”  Uzatmağa gerek de yok. Muhabbetle sarılacak dost buldunsa göze ne hacet? Hasretle beklediğin kucak var mı sanki?... Yan komşunun yüzünü gören var mı?. Kiminle çıkıyorsun? Çıktığın biri var mı? İnsanlıktan çıkmışız kimin umurunda? Önündeki çukuru göremeyende zaten değil yüz; göz de yok. Düşmüşüz bir çukura farkında değiliz. Ziya Paşa demiş:

*Gökte yıldız ararken nice turfa müneccim  -  Gaflet ile görmez kuyuyu rehgüzerinde,*

Daha biz önümüzü göremiyoruz. Gördüğümüz bize gösterilen kadarı.

Bir bedduadır; *Töremiyesiceler* Sanırım gerçek oldu. Artık töremeyen, üremeyen tohumlar çıktı meydana. Meyveleri şahane (!). Lâkin yiyenlerde de üremezlik çoğaldı. Türkiye’yi durduramayanlar  meseleyi böylece kökten çözmeyi planlamışlar. O bedduayı şimdi daha iyi anlıyorum. Siz de deyin diyebildiğiniz kadar *Töremiyesiceler* Onlar iş yapıyor biz de ileniyoruz sadece. Lafta kalan biziz.

Hayati Yavuzer de (Ay Ninnileri, Ank., 2005) söylemiş:

“Çiçekler kokladım, yaprağı yaktı - İçime bir acı zehir bıraktı

Kelebek düşlerdim bir arı çıktı - Tadını vermeyen baldan usandım,” daha mı beter olacak. Bugünleri de arayacak mıyız? Bayağı bayağı düşünür olduk. Bu bedduadan sonrası ne olur? Dua olsun. Allah beterlerinden saklasın. Bugünlerimizi aramayız inşallah. Organik mi, hormonlu mu? Sera mı, tarla ürünü mü? GDO’lu mu, doğal mı? İlaçlı mı, ilaçsız mı? Elle mi, makine ile mi? Öyle çok seçenek sunuluyor ki? Kokmayan gül, tatsız bal, zikirsiz derviş, namazsız mümin, abdestsiz mürid, imansız Müslüman, ihlassız amel… Bu örneklerin ucu nereye uzanır? Hayır başı nereye dayanır? İnsafsız, vicdansız insana. Ruhsuzluk budur işte. Öz yok, söz var. Aşk hiç yok. Seyrani bunu da söylemiş:

“Aşkın iğnesi ile dikilen dikiş -  Kıyamete kadar sökülmez imiş.”

Bizim aradığımızı Yavuzer sıralamış:

“Sabahı akşamdan ayıramadın  -  Huzur sofrasına buyuramadın

Aşk ile gönlünü doyuramadın  -  Kendini bahtiyar sandın be deli,”

Önemli olan bu değil mi? Herkes kendini bir şey sanıyor ya. Bilen de, bilmeyen de; anlayan da anlamayan da. Bundan böyle insanı anlamak da zor olacak, anlatmak da. Yalancı emzikte süt olu mu hiç?

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İnce İşler (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
YALAN VE YANLIŞ (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Herkesin derdi (24 Temmuz 2018 - Salı)
Yakışır (01 Haziran 2018 - Cuma)
Nerede Kalmıştık? (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dereden Tepeden (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Ne kadar okur-yazarız? (06 Mart 2018 - Salı)
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
5.3412
EURO
6.0565
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
17 Kasım 2018 Cumartesi
Bugün
Parçalı bulutlu
9 °C
-2 °C
Pazar
Bulutlu
10 °C
0 °C
Pazartesi
Bulutlu
12 °C
4 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Taş avı öldürmez ve düşmanı helak etmez, ancak göz çıkarır ve diş kırar.

Hz. Muhammed