Hacı Ömer Aydoğan ile röportaj
Tarih: 15.11.2008 00:00:00 / 1185okunma / 0yorum
Musa Tektaş

Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi 1940-1942 yılları arasında askerliğini VII. Kolordu Muhabere Taburu’na yapmıştır. Acemi birliğini Diyarbakır’da tamamlamış, oradan da Kahramanmaraş’a gelmiş ve askerliğini orada bitirmiştir. Yapmış olduğumuz araştırma sonucunda tespit edebildiğimiz Darendeli asker arkadaşları; Şamil Yaz, (Mercan) Mehmet Ali Türkyılmaz, Hacı Ömer Aydoğan, Hacı Mustafa Güleç ve Hacı Mustafa Erdemir’dir. Askerlikte başlayan ahbaplığın daha sonra da devam ettiği göz önünde tutulursa, Osman Hulûsi Efendi’nin vefa duygusunun çok güçlü olduğunu görüyoruz. Bundan beş-altı yıl önce yaptığımız bir röportajı, H. Ömer Aydoğan’ın 16.10.2008 tarihinde rahmet-i rahmana kavuşması münasebetiyle yayınlıyoruz.

H. Ömer Amca, Hulûsi Efendi Hazretlerinin asker arkadaşı olduğunuz için hatıralarınızı dinlemek üzere sizi ziyarete geldik. Bize kendinizi tanıtır mısınız?

Yukarı Ulupınar Köyü’nden H. Ömer AYDOĞAN. 1934 doğumluyum. Çocukluğum köyde çiftçilik yaparak geçti. 30–40 senedir de bakkallık yapıyorum.

Hulûsi Efendi ile nasıl tanıştınız?

Hulûsi Efendi’nin babasını tanırdık. Daha sonra Diyarbakır’da karşılaştık. O bizden önce askere gitmişti. Tohma boyunda Kurtuşağı Köyü’nden Mustafa Güner diye bir çavuş, "Bunlar benim hemşerim" diyerek Hulûsi Efendi ile bizi kendi mangasına aldı. Bize kimse bir şey diyemiyordu. Askerde çavuşlar gelip şu işi yapmak için bir iki kişi gönüllü arıyorum deyince Hulûsi Efendi hemen kalkar, "Ben yaparım" derdi. Çavuşlar ona, "Hayır hocam sen otur, rahatsız olma" deyince Hulûsi Efendi, "Biz buraya oturmaya değil çalışmaya geldik" derdi. Orada kaç ay kaldığımızı tam bilemiyorum. Bölük komutanı sporu çok severdi. Bir milli bayram öncesi oyunlara seçme yapılıyordu. Ben Hulûsi Efendi’ye güreşe gireceğimi söyledim. O da olur dedi. Havalar çok sıcaktı. Biz idmanlara başladık. O arada alay komutanı geldi. Bölük komutanına, "Askerleri sıcakta niye çalıştırıyorsun, yapamaz bunlar güreş" dedi, biz de çekildik.

Askerde Hulûsi Efendi ile ilgili unutamadığınız hatıralarınız var mı?

Diyarbakır’da acemi birliğindeyken yeni çıkmış bir muharebe cihazı getirdiler. Komutanlar bu cihazı söküp takacak olan var mı? diye sorduklarında Hulûsi Efendi, "Ben söker takarım" dedi ve cihazı sanki kendisi yapmış gibi söküp takınca komutanlar hayretlerini gizleyemediler ve kendisini tebrik ettiler.

Kendisine çavuş yapalım, onbaşı yapalım diye çok teklif edildi. Fakat o, "Çavuş, onbaşı olup başkalarının kalbini kırmak istemem. Ben askere çalışmaya geldim. Kendi görevimi yaparım" diyerek bu teklifleri kabul etmedi.

Diyarbakır’daki acemi birliğimiz bitince bölük olarak K.Maraş’a gönderdiler. Bölük komutanı Hulûsi Efendi’yi çok güvenilir ve dürüst bulduğu için K.Maraş’a yerleştikten sonra bütün malzemelerin bulunduğu ve dağıtıldığı depoda görevlendirdi. Daha önce bölük komutanları depoculara yapacağı işi kendileri tarif edermiş. Hulûsi Efendi depoyu o kadar intizamlı bir şekilde düzenlemiş ve yerleştirmiş ki bölük komutanları görünce hayret içinde kalmışlar.

Bizim bölük komutanı spora çok meraklı olduğu için Mersin’den gelen Ahmet Pehlivan diye bir askeri bizim bölüğe aldı. Güreş çalışabileceğimiz bir yer hazırladılar ve biz idmanlara başladık. Güreş olduğu bir gün biz de çıktık. Mehmet Abak diye bir arkadaşımız vardı. Elbistanlı bir pehlivan ile güreşti. Elbistanlı bunu yere serince ben Hulûsi Efendi’ye, "Hocam ben çıkayım mı ?" dedim. Hulûsi Efendi, ‘çık’ deyince ben çıkıp Elbistanlı pehlivanı kısa sürede yendim. Elbistanlı bana, "beni sen yenmedin, beni o hoca yendi" dedi. Meğer Hulûsi Efendi’yi benim için dua ederken görmüş.

Bir gün Hacı Fevzi diye bir arkadaşla çarşıya çıktık. Çarşıda arkamızdan biri seslendi. Gittik baktık ki Hulûsi Efendi tabur komutanıyla birlikte sivil bir kıyafetle dondurmacıda oturuyorlar. Biz tabur komutanını görünce biraz çekindik. Tabur komutanı, "gelin evladım gelin" diye bizi çağırdı. Tabur komutanı da tarikatlı imiş onun için görüşüyorlarmış.

Bir gün içtima alındı. Askerin biri de namazda olduğu için gelmedi. Kumandan askerin yanına giderek bunu çizmesiyle dövdü. Bunu gören Hulûsi Efendi hemen askerin yanına gitti. Olayı duyunca tabur komutanı bir yer tahsis etti ve bütün ihtiyaçları almak üzere Hulûsi Efendiyi görevlendirdi. Hulûsi Efendi lazım olan malzemeleri temin ederek namaz kılınacak bir yer oluşturdu. Tabur komutanının emriyle herkes rahatça namazını kılabildi.

Alevi bir asker arkadaşımız vardı. Hulûsi Efendi’nin gayretleriyle bizimle beraber Ramazan orucunun tamamını tutmuştu.

Bir gün koğuşta yatıyorduk. Koğuşa bir mangal ateş getirmişler. O da tam yanmamış. Gece nöbet için kalkan askerler birer birer yıkılmış. Ben de yıkılmışım. Herkes gelmiş hemşerisinin yanında. Hulûsi Efendi de gelmiş benim başımı yıkamış. Gözümü açtım ki Hulûsi Efendi benim başımı bekliyor. Beni depoya götürdü, bir hafta da istirahat aldı.

Askerden sonra Hulûsi Efendi ile arkadaşlığınız nasıl devam etti?

Askerden döndükten sonra da biz ziyaretlerine giderdik. "Hanım asker arkadaşımın hanımına kınalı elmalardan getir hele" derdi. Bir gün beni yanına çağırdı. Vardım ki hâkim, savcı, hep büyük insanlar var. Beni onlarla tanıştırdı, "Benim pehlivanım, asker arkadaşım" dedi.

Yalnız bir şeye üzülüyorum. Bana ‘dükkân açacaksan Elbistan’a git orada aç’ dedi. Fakat ben onun sözünü tutamadım.

Hulûsi Efendi caminin yapılması için köye gelmişti. Beraber para toplamak için çıktık. Köyde hayırlı bir işin şerbet içme merasimi vardı. Hulûsi Efendi’ye oraya gitsek iyi olur dedim. O da ‘haydi gidelim’ dedi. Mübarek kısa bir konuşma yaptı orada. Camii için epey bir para toplanmıştı.

Daha sonra köyümüzün çeşmesinin yapımında da Hulûsi Efendi ilgilenmişti. Hatta çeşmenin yeri de Efendi Hazretlerinin tespit ettiği yerdedir.

Hulûsi Efendi ile yapmış olduğunuz hac yolculuğunuz vardı. Ondan da bahseder misiniz?

Hulûsi Efendi hazretleri ile hacda da beraberliğimiz olmuştu. Hacca giderken Şam’a vardığımızda başımda bir üşüme oldu. Bu üşüme askerlikte Maraş’ta olmuştu. Tıraş olana kadar bile başımı açık tutamam. Şam’da Konyalı bir hafız vardı, ona sordum. O da Tahir Büyükkörükçü hoca vaaz verecek ona soralım dedi. Ben de Hulûsi Efendi’yi görsek de ona sorsak derken Mekke’ye geldik. Mekke’de Hacı Kubat’ı gördüm. Ona Hulûsi Efendi’yi sordum. Altınoluğun karşısında bulursun dedi. Sene 1975. Altınoluğun karşısında Hulûsi Efendi’yi bulduk. Yanında Hacı Hasan Ağa ve büyük rütbeli adamlar vardı. Ben Hulûsi Efendi’ye "Hocam benim bir maruzatım var. Malumunuz ben başımı tıraş oluncaya kadar bile açık tutamam. Arafat’ta ne yapacağım ben?" diye sordum. Hulûsi Efendi "olmaz, baş açık ayak yalın olacak" dedi. Hacı Hasan Ağa "Efendi arkadaşını zora sokma" dedi. Hulûsi Efendi sonra bana "Başına takke korsun memlekete gidince de bir kurbanlık alır keser arkadaşlara yedirirsin olur" dedi ve güldü. Daha sonra elime büyük bir su kabı vererek "Ömer onbaşı buna git zemzem doldur, içine de buz at getir" dedi. Ben başüstüne deyip kabı aldım gittim fakat zemzemin başı çok kalabalıktı. Bir Arap çocuğa para verip zemzemi doldurttum. Su satanlardan da biraz buz aldım zemzemin içine attım fakat oraya varana kadar eridi. Hulûsi Efendi "olmaz boyum kadar buz isterim" diye latife yaptı. Nereden bulurum diye düşünürken buz satılan bir yer tarif ettiler. Gittim ki adam oturmuş deponun üzerine testere ile kesiyor buzları. Oradan büyükçe bir buz alıp getirdim "şimdi oldu" diye buyurdular.

Ömer Amca bizi misafir edip hatıralarını paylaştığın için çok teşekkür eder sağlık ve sıhhat dolu günler dilerim.

 

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Irmaklı Köyü (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Hacı Gözütok ile röportaj (12 Nisan 2018 - Perşembe)
GAZİ TÜRKYILMAZ İLE RÖPORTAJ - 2 (06 Mart 2018 - Salı)
GAZİ TÜRKYILMAZ İLE RÖPÖRTAJ (04 Şubat 2018 - Pazar)
Kamil Akgül Röportaj-3 (02 Ocak 2018 - Salı)
Kamil Akgül Röportaj-2 (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMİL AKGÜL İLE RÖPORTAJ-1 (19 Kasım 2017 - Pazar)
NECDET KIRCEYLAN İLE RÖPÖRTAJ –II (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
NECDET KIRCEYLAN İLE RÖPÖRTAJ-1 (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
ÖMER FARUK TAŞKIN İLE RÖPORTAJ-2 (06 Haziran 2017 - Salı)
ÖMER FARUK TAŞKIN İLE RÖPORTAJ (06 Nisan 2017 - Perşembe)
ILICA ZİYARETİ VE HATIRALAR (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
PROF. DR. KEMAL DİNÇER İLE RÖPORTAJ (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Günerliden Yankılanan Hoş Sada (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Atmalı Yöresinden Selam Var (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Dr. Sadık Özen ile röportaj (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Memduh Önal ile röportaj 2 (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
Memduh Önal ile röportaj (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Vahap Sönmezler ile röpörtaj (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Bir muhabbet ve hizmet ehli: Osman Parlak (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Mehmet Arif Toprak ile Röportaj (01 Ocak 2016 - Cuma)
“Hacı Piroğlu” Hacı Hamza Çokyaşar (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Mengelisli Kara Mustafa Dayı (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Gürünlü Hacı Hüsnü Dayı (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Hakkında ne dediler? (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Hulusi Efendi Çok Büyük Bir İnsandır (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Hacı Hasan Akyol Efendi (03 Mart 2015 - Salı)
Gerçekleşen Sözler (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Unutulmaz Hatıralar (03 Ekim 2014 - Cuma)
Darendeli Esnaflar Anlatıyor-3 (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Darendeli Esnaflar Anlatıyor - 2 (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
Darendeli Esnaflar Anlatıyor (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Yazıköylüler Anlatıyıor (19 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Maraşın Kurtuluşunda Darendeliler (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Hulusi Efendi (k.s.) ve Cami Kitabeleri (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Malatya kitaplığında DARENDE (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Gönüllerin bayramı (06 Ağustos 2013 - Salı)
Evrensel görüşleriyle bir lider Hulusi Efendi (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Herkesin sevdiği ve saydığı gönül sultanı (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Kalkınmanın umudu Hulusi Efendi (k.s.) (07 Aralık 2012 - Cuma)
Hulusi Efendi (k.s) ve Hac hatıraları (09 Kasım 2012 - Cuma)
Aşık Mevlüt’ün ardından (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Eğitim hayırseveri Hulusi Efendi (k.s) (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Hulusi Efendi’nin sağlık hizmetleri (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Yirminci Asrın Filozofu (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
50 yıldır okunan bir eser (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Kırk yıl önceki bir gazete manşeti (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Darende Şairleri Antolojisi (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
50 yıllık proje (02 Mart 2012 - Cuma)
Yeşili getiren kişi (07 Şubat 2012 - Salı)
Darendeli Hasan Rıza Paşa (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Tevazulu Bir İnsan Uzun Hacı (02 Aralık 2011 - Cuma)
50 yıl önce Darende’deki Öğretmenler (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Zaferi müjdeleyen kahraman gazilerimiz (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Şerh Yarışması Hakkında ne dediler (02 Ağustos 2011 - Salı)
İlim ehlinin Darende izlenimleri (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şeyh Hamid-i Veli Hazretlerinin Onbir tavsiyesi (09 Haziran 2011 - Perşembe)
İrfani Abdullah Darendevi (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Halid-i Yekta Efendi (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Darendeli Hacı Mahmud Efendi (11 Ocak 2011 - Salı)
Bir Darende sevdalısı Hasan Ali Göksoy (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Devlet Arşivlerinden Belgelerle Darende (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Devlet Arşivlerinde Darende Halkevi (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Sağ elin sol elden gizlediği (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sempozyum Tebliğlerinden Özetler (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
İlim Adamları Hulusi Efendi’yi anlatıyor (07 Haziran 2010 - Pazartesi)
Devlet Arşivlerinde DARENDE (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Yakınlarının Diliyle: HACI VALİDE (04 Nisan 2010 - Pazar)
Memleket için büyük hizmetler yaptı (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Darendeli İki Alim (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
İhramcızade Sempozyumu (03 Kasım 2009 - Salı)
Çeşmeler ve Sulama Kanalları (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Cömertlikte yarış (04 Eylül 2009 - Cuma)
Hazeynce (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Kıbrıs barış harekatı... (21 Temmuz 2009 - Salı)
Mecruh`nin şiirlerinde Peygamber sevgisi (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Yemenicilik ve kunduracılık (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Bolu Gerede’de Darendeli İbilli Ailesi / (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Somuncu Baba Dergisi’nin 100. sayısı (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Mektuplar ve Hatıralarla Bedrettin Ateş (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Define meraklılarına (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Helvacılık (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
6.2287
EURO
7.3234
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
25 Eylül 2018 Salı
Bugün
Güneşli
30 °C
12 °C
Çarşamba
Güneşli
29 °C
13 °C
Perşembe
Güneşli
28 °C
12 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Özünle, gözünle, sözünle işinde ol…

Hacı Bektaşı Veli