Ölçü ille ölçü
Tarih: 10.5.2012 00:00:00 / 1020okunma / 0yorum
Cemil Gülseren

Ünü varsa, günü de var

Olacak elbette. Ünlü ününün gününü görecek. Nefis galebe çalar. Ünlü olunca bunu dünyalığa çevirmekten şiddetle kaçınan ben bir Somuncu Baba’yı bilirim. Başka örnekleri de vardır şüphesiz. Ariflerin en büyüğü “gavsü’l vâsilin” Şeyh Hamid-i Veli’dir. O ki sırrının faş olduğu gün (açığa çıktığı zaman) Bursa’yı o gece terk etmişti. Şimdi bunu kimin aklı mantığı alır. Günümüzde “şöhret afettir” demiyorlar. Ya ne diyorlar; “şöhret nimettir” hem de ne nimet aman dikkat. “gün görmek” deyimi yanında gününü görmek deyimi de vardır. Bir kez de olsa ününüzün gününü de kontrol altında tutun. Şeyh Galip bile tedbiri elden bırakmamış görün;

 “Efendimsin cihanda i’tibârım varsa sendendir / Meyân-ı âşıkanda iştiharım varsa sendendir”

(İştihar: Şöhret bulma, meşhur olma / ünlü olma) Dünyada bir itibarım varsa sendendir Ey Efendim. Sen efendimsin senin sayende bir prestij kazandım ben. Nefsimden değil himmetinden. Aşıklar yanında / meydanında bir şöhretim varsa-namım olmuşsa- bu dahi senin sayendedir. Ben yoksa neyim ki senin yanında? Acizane yorumum benim böyle.

Bizim ünlülere sorsanız şöhretlerini neye bağlarlar dersiniz?

 

Bulgurdan olmak da var…

Facebook’ta ne kadar çok zaman geçirirseniz mutsuz olma olasılığınız o kadar yüksek. Sosyal medyada sosyalleşmektense gerçek arkadaşlarıyla yüz yüze görüşen kişilerin daha mutlu ve hayata daha olumlu baktığı uzmanlarca söyleniyor. Hoş uzman olmaya da gerek yok bunu anlamak için. Son zamanlarda sık duyar olduk. Facebook’tan ötürü aile içi geçimsizlikler ve hatta cinayetler giderek artmakta. Bizde ölçü de şaşar, terazi de. Öfkeler de taşar, sabırlar da. Hanımefendiler, beyefendiler yine de dikkat! Şeyhi’nin eşeği gibi söylenmeyin de… Boynuz umarken kulaktan olmuştu zavallı. Şeyhi’nin Harnâmesi’ni okuyanlar hatırlayacaktır.

 

Yasak oda

Bile bile, üstelik eğitim adına, kanun adına ne yanlışlar yapıyoruz. J. C. Carriere’nin bir tespitine herkes tanık olmuştur; “Sizi bir şeyi düşünmekten kaçınmaya zorladıklarında o şeyden başkasını düşünemez olursunuz” Çok bildik bir kalıp söz olmuştur milletin dilinde; Yasak arzu doğurur. Yasaklar mecburiyet doğuruyor. Lakin bize sökmüyor o başka. Neyi yasaklasanız ona yönelim artıyor. Masalın birinde kahramanımıza ne deniliyordu: Kırk odalı sarayın otuzdokuzu serbest yalnızca kırkıncı ve kilitli odaya girme. Sakın ha. Masal kahramanımız o otuzdokuz oda yetmiyormuş gibi ille o yasak odaya bakacak. Kafayı takar ve bakar. Masalın bundan sonraki bölümü bu andan itibaren başlar. Geri dönüşün zorlukları falan derken kırılma noktasıdır o yasağın çiğnenmesi. Cennetten çıkışımız dahi öyle olmadı mı? Dünyada çekeceğimiz çilemiz varmış. İşte ademoğlunun dünyası böyle başlar. Uğraşın durun Hayatta da hep kırkıncı odaları açmaya, o odalara girmeye zorlamıyor muyuz? Bu merakın, tecessüsün dışında, ötesinde bir şey.

 

Sınamak mı, Sakınmak mı?

Sakınmak tedbirli olmak mı dersiniz yoksa çekinmek mi?... Hatta kıskanmak belki korkmak bence çekinmek daha yakın bir karşılık olsa da hepsini karşılar. Emir olmasa da uyarmak maksatlı söyleyişini ise çok severiz çok ta kullanırız. Sakın!... Aman ha sakın ha ikazımız pek sert olur. Sanki tehditle gözdağı kokar” sizin bu sakın seslenişiniz”

Tehlikeye yakın, risklerle yüz yüze ürkütücü birde kelime türetmişiz “sakınmak”tan sakınca. Bir adım sonrası ise sakıncalıdır. Birileri size yapıştırır size yakışmasa da ama kul yapışana değil yakışana yakın olmalı değil mi?

“Bendelük tavrına olsun amelün / Hak âzârına dıraz itme elün.” - Nabi

(Yaptığın herşey kullara yakışır şekilde olsun. Allah’ı gücendirecek bir şeye sakın elini uzatma.) Yetmez mi?           

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
YALAN VE YANLIŞ (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Herkesin derdi (24 Temmuz 2018 - Salı)
Yakışır (01 Haziran 2018 - Cuma)
Nerede Kalmıştık? (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dereden Tepeden (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Ne kadar okur-yazarız? (06 Mart 2018 - Salı)
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
6.2671
EURO
7.3794
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
22 Eylül 2018 Cumartesi
Bugün
Güneşli
30 °C
13 °C
Pazar
Güneşli
31 °C
14 °C
Pazartesi
Güneşli
30 °C
13 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Musibetin sevabına talip olmaklığın, musibeti çekmekte iken de varsa, zahidsin.

Hz. Muhammed