Kayıplarda bir tat, Şabük karası
Tarih: 4.4.2012 00:00:00 / 1276okunma / 0yorum
M. Nazmi Değirmenci

Kurumuş kara üzüm almak için şıra pazarına gittim, halı desenli motiflerle bezenmiş bez kumaştan yapılı nostaljik çuvallarda ne ararsan var. Kelek çekirdeğinden erik kurusuna, armut gahından incaza, dönerden lokuma, hatta çikolataya uyarlanmış kayısının onlarca çeşidi var. Hekimhan’ın cevizi, Gündüzbey’in köpük pestili, Maraş’ın cevizli sucuğu, Ağın’ın, Doğanyol’un çekirdeksiz dutu, Erzurum’un kadayıf sarması Şam’ın meşhur burması ne yoktu ki birde ‘Dükkandaki ikram ağabey, adet böyle doymadan gitme yok, hele şundan bundan’ derken sonunu mükemmel bir lezzet, tuzlanıp kavrulmuş kayısı çekirdeğiyle yaptırıyorlar.                  

Sarı, kahverengi, kızıl, siyah albenisi artırılmış sıra sıra dizili üzümlerin, kilosuna 15 lira denince ‘Yapma, olur mu?’ demişim, esnaf ‘Hayırdım ağabey, sen uzun yıllar ya üzüm yemedin, ya almadın ya da buralara gelmedin’ dedi. Evet, uzun süredir üzüm almamıştım, dükkân sahibi ‘Toptan 10 ile 11 lira arasında aldım o da üretici nazlanarak satıyor. Tüccar gelip tarladan götürüyor. Üzümden ne yapılmıyor ki, hani şu beğenmediğimiz ağacın dibinde toprakta kuruyan dut var ya kapış kapış, kapanın elinde kalıyor, bir ekolojik üründür tutturmuşlar, bakalım hayırlısı’ dedi, sitemle sıraladı laflarını, dinledim. Ekolojik doğal ürünler satmasına rağmen ne olduğunu pek kavramamıştı. Ama esnaf doğru söylüyordu son yıllarda değerlenmişti üzümle dut. Malatya Organize Sanayi Bölgesinde iki üç fabrika bunun üzerine çalışıyor büyük markalara fason mal yapıyorlardı. Hem de çok belirgin markalara, birinin sahibiyle konuşmuştum geçen yıl İran’dan tonlarca kuru üzüm, dut getirmişler.

Yabancı olmadığım emeğini, çilesini, tadını, kokusunu bildiğim, dibini bellediğim, budadığım, kestiğim, teveğini topladığım üzümün, bu günlerde kıymeti bilinir olmuştu. Dedem her bir üzümün bağdaki yerini, olgunlaşma zamanını, adını bilirdi. Şubat sonuna kadar çürümeden saklana bilen Azeziyi, çekirdeksiz küçük siyah tatlımı tatlı Tin Tin Karasını, Malatya Beyazını, Kabarcığı Balmayı, Tağnebiyi, Kırmızı Üzümü, kurutmalık Gelinparmağını, daha niceleri vardı dedemin lisanında ‘şimdilerde kalmadı’, yamaçlar düzlendi, bağlar bozuldu, üzümler söküldü, yerine kayısılar dikildi. Ara ki bulasın.       

1937 yılında Darende’ye Batı Anadolu’dan bir Kaymakam gelir. Sayın Memduh Payzın… Köyleri, nahiyeleri dolaşır, hayretle boş yamaçlara neden üzüm dikmediklerini sorar, araştırır çözümler üretir, üzümü anlatır ve inandırır. Atıl taşlık yamaçları üzüm dikmesi şartıyla vatandaşa tahsis eder. Taşlıklar temizlenir, bağ çubukları dağıtılır, nasıl dikileceği, nasıl budama yapılacağı, yağlanarak nasıl kurutulup muhafaza edileceğini yeni teknik ve yöntemleri anlatır, öğretir. Bunu Darende’nin uygun her yerine önerir. Yamaçlardaki taşlıklar temizlenir bağ olur, üzüm olur. İşte o üzüm bağlarından biriydi dedemin çeşit çeşit üzüm ürettiği bağ. El emeğiyle temizlenmiş bir taşlığın yeriydi. Bu gün yine dağ oldu. ‘Bakarsan bağ bakmazsan dağ olur’ denir ya işte öyle oldu. Kimileri yapar, diker kimileri yıkar kurutur söker.

Darende’de, evimize Şabük’ten sandıkla üzüm gelirdi. İçindeki Şabük Karası hemen seçilir tez tükenirdi. Şabük Karası, farklı aranılan bir türdü. Sık bol taneli, rayihalı ve lezzetli bir üzümdü, adı Şabük’le anılırdı. Son yıllarda hiç duymadım bu adı. Bu üzümü bulamadım, çevresiyle insanıyla özdeşleşmiş bir değer kayıp mı olmuştu. Bir marka üretmenin, marka olmanın zorluğunu biliyor muyuz?  Arapkir’in tanıtımında öne çıkan Arapkir üzümünün farkı nedir, Arapkir’de festivalin adı olmuştur üzüm. Küçük büyük, köy, kasaba il kendilerini tanıtmak, anlatmak, buluşma kaynaşma adına olmadık bahanelerle festivaller, şenlikler, panayırlar düzenliyor sosyal bir etkinlik yapıyorlar (taş atma festivali bile var). Yeri gelmişken sormak isterim. Neden Şabüklüler (yenilenmiş adıyla Karoğuzlar Köyü) bu kıymete sahip çıkmıyor, bir marka değerini kalkınma, adına kullanmıyorlar? Korkarak yazmak istiyorum, yoksa üzüm bağlarınız kaysı bahçesi mi oldu, umarım olmamıştır. Karaoğuzlular Şabük Darende-Elbistan yol güzergâhında güzel bir köyümüz, köyün gelişimi için her yıl Şabük Karası Üzüm Şenliği, festivali gibi bir etkinlik yapılabilir. Buna Darende Kaymakamlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı katkı sağlar.  Darende Tarım İlçe hatta il müdürlüğü Şabük Karası adıyla bu üzümü tescilletebilir. Tarım Bakanlığından yerinde üretimle alakalı destek alınır. Üzüm Darende için bazı bölgelerde alternatif ürün olabilir. Yamaçlarda şırası bol, susuz üzümlerin yetiştiği bağlar eskiden olduğu gibi bu günde yapılabilir.

Bir eğitim müfettişi arkadaşım 15-20 yıllık kayısılarını keserek yerine modern yöntemlerle üzüm dikti bu gün onu takip eden onlarca köylü üzüme döndü.

Zaman zaman duyuyoruz kayısıya alternatif ürün önerilerini, kimi elma, kimi ceviz, kimi altın çilek, Trabzon hurması vs. ama bir gerçek var ki doğal ekosisteme dışarıdan dâhil olan her canlı birilerini oradan kovar, pirince giderken evdeki bulgurdan olmayalım. Üzüm, dut yine düşünülmeli.

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Dem bu demdir, dem bu dem (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
Bir köprünün hikâyesi (24 Temmuz 2018 - Salı)
Anadolu Ajansı´na Teşekkürler (01 Haziran 2018 - Cuma)
Bu sevgi nerde? Onu istiyorum (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Turizm de kıymet bilmek, kıymet aramak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Başına saksımı düştü? (04 Şubat 2018 - Pazar)
Mücevherat yığınları (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
Gül diyarında yetişen 200 hafız (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
İrfan halkasına dahil olmak (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
SERAMİK ATÖLYESİ (06 Haziran 2017 - Salı)
15 TEMMUZUN İLK FOTOĞRAFLARI (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Panelde sınavı gecenler (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Bitmeyen bir başlangıç olsun (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Hayırda yarışanlar (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Fen Lisesi hayırlı olsun (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Zamanın Yetmediği (08 Eylül 2016 - Perşembe)
Sıratı Müstakim (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Yine Hacılar, Yine HES (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İstanbul´un Fethi ve Somuncu Baba (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Somuncu Baba Aşkın Sırrı Filmi (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Kale kent Balaban (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Muhteşem Süleyman (06 Mart 2016 - Pazar)
Gönül ister ki (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Hadi anlat (04 Aralık 2015 - Cuma)
Yapılmış samimi bir ziyaret (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Talep yine güzel hizmete (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Asırlara hitap eden alim (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Siz ne güzel misafirlersiniz (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Turizm kataloğu (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Bir güven sorunu var (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
İlçelere 5 adet kültür merkezi yapılacak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Ahmet Ağabey (03 Mart 2015 - Salı)
Kıymetli bir zamanın, içindeyiz (06 Ocak 2015 - Salı)
Öğretmene benzer biri (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Bir Darende aşığı, Kul Vahap (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Bu son bahar (03 Ekim 2014 - Cuma)
ARADAKİ FARK (09 Eylül 2014 - Salı)
Çocuklar için bayram şekeri (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Ne güzel bir öğretici, ne güzel bir örnek (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
Somada kim suçlu? (11 Haziran 2014 - Çarşamba)
Gakkoşların diyarındaydık (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Türkiye birincisi Darendeden (11 Nisan 2014 - Cuma)
Malatya Beydağı Mülteci Kampı (MABEK) (13 Mart 2014 - Perşembe)
Siyaseti böyle mi yorumlasak (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Tohmaya iki köprü (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
872 ilçe arasında 627. sıradayız (08 Kasım 2013 - Cuma)
Herkesin bir hesabı vardı (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Ufuk açmak (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Kelebek mezarı (06 Ağustos 2013 - Salı)
Tarihe şahitlik etmek (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Bosna-1 / Kokusu, kahvesi, fesi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Hey onbeşli, onbeşli (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Anlatılmak (05 Nisan 2013 - Cuma)
Bağışlamanın tadı (13 Mart 2013 - Çarşamba)
2014 UNESCO Hulusi Efendi Yılı (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Buda bizim artımız (01 Ocak 2013 - Salı)
Osman Hulusi Efendi’nin ikram sofrası (07 Aralık 2012 - Cuma)
Okumak, değişim ve sınav (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Zengibar’da Türkiye Şampiyonası (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Benim Vizontelem (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Petrol benim yitiğim (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Hem edep hem edebiyat meclisi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Darende için bir ‘tık’ (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Kar tatilimizi istiyoruz (02 Mart 2012 - Cuma)
Kuzeyden Güneye (07 Şubat 2012 - Salı)
Van Gölü canavarı (02 Aralık 2011 - Cuma)
Hepimiz öğretmeniz (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Karettalar ve eğitim (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Suçlular ve ceza çekenler (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Solmayan gülistanın gülleri (05 Temmuz 2011 - Salı)
Miniaturk, Minyatür Türkiye Parkı (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ozan Kanyonu’nda saklı zenginlikler (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Yol hayırlı olsun (25 Mart 2011 - Cuma)
Kıymet bilmek (06 Mart 2011 - Pazar)
Cam kırığı (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Çukurkaya HES ve İmza kampanyası (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Üç çuval elbise (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Muhabbet içinde ıslananlar (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Darende MYO ve Turizm Bölümü (04 Haziran 2010 - Cuma)
Sayfa:
DOLAR
5.3710
EURO
6.0755
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
16 Aralık 2018 Pazar
Bugün
Bulutlu
8 °C
3 °C
Pazartesi
Bulutlu
9 °C
2 °C
Salı
Sağanak
8 °C
3 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Cennet için ibadet geçersizdir…

Hacı Bektaşı Veli